Giriş
(5)

Herkesin her şeyin en iyisine layık olduğunu düşünmesi

yakalayamadığın.ışıklar
Mantıklı mı sizce? İnsanlar çok mu beklenti içerisinde, çok mu hayalci? Ya da olması gereken şey bu mu?
Mantıklı mı sizce? İnsanlar çok mu beklenti içerisinde, çok mu hayalci? Ya da olması gereken şey bu mu?
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(30.01.26)
Her şeyin en iyisine layık olduğuna inanmak iyidir fakat sorumluluk ister, çok büyük çoğunluk bunun farkında değil.

Evet her insan, sırf insan olduğu için her şeyin en iyisine layıktır ama kendisi gibi başkaları da her şeyin en iyisine layık. Herkes her şeyin en iyisine layık. Bunu hayata geçirebilmenin tek yolu, kendine yapılmasını istemediği ne varsa bir başkasına asla yapmamak. MESELA sınırlarına saygı gösterilmesini isteyen kişi başkalarının sınırlarını ihlal etmeyecek, özellikle de ZAMAN konusunda. Hiçbir insanın ömrünün 1 saniyesi bile hiçbir insan tarafından yeniden yaratılamaz, kimse kimseye ömür hediye edemez. Ama herkes birbirinin zamanını çok hakkıymış gibi çarçur ediveriyor mesela.

Anadiline saygısızlık edilmesini istemeyen kişi başkasının anadiline saygısızlık etmeyecek. Kendi anadiline de saygısızlık etmeyecek. Kendi için istediğini başkası için istemedikçe insan, gerçekten insan olmaz.

Öyle kolay değil yani.
-2
muhayyer divan
(30.01.26)
bence daha çok 20'li yaşlardan geriye, yeni nesil böyle. biraz yetiştirilme biçimi, biraz da kendi dünyalarında yaşamaktan kaynaklanıyor sanıyorum. ben kenarından y jenerasyonuna giriyorum; bizim nesil istisnasız disiplin ve baskı ile büyütülmüş izlenimlerime göre. ikisi de uç; orta karar bir kendini ve haddini bilme durumu iyidir bence.

bir üniversite'de dışarıdan ders veriyorum. öğrencilerin büyük çoğunluğunun kendine güvenine, yer yer küstahlığına inanamıyorum bazen. çok takılmamaya çalışıyorum; çünkü yarım gün bulunduğumdan o kadar katlanılmaz değil benim için ve son sınıf olduklarından lafla eğitilecek yaşı çoktan geçmişler. normalde -özel sektör koşulları ortadayken- yeni mezunlar olarak piyasaya atıldıklarında karşılaşacakları muamele için onlara üzülmem gerekirken, asıl onlarla muhatap olacak patronlara üzülüyorum doğrusu..
0
lil siztah
(30.01.26)
Mantıklı değil. Kabul etmekte zorlansak da insan kendini çevresiyle kıyaslıyor. Neredeyse hepimiz 60-70 sene önce ağa falan olmayan ama az çok toprağı olup işleyip kazanan köylüden daha iyi yaşıyoruz. Bu durumu herşeyin en iyisine sahibiz olarak görüyor muyuz? Hayır.
Çok da hayalci değil aslında, iyi bir hayat yaşamak isteyen çoğu kişi için fırsatlar var. Sıkı çalışma, fırsatları değerlendirme ve mümkün olduğunca deneme sonrası göreceli olarak herşeyin en iyisine sahip olunabilir.
0
mbond
(30.01.26)
İnsanın bir şeyin iyisini istemesi başlı başına kötü bir şey değil ancak öyle kendiliğinden, sanki bir doğa kanunuymuşçasına "Layık olmak" diye bir şey yok. Herhangi bir canlı, doğal halinde hiçbir şeye layık değil. Eğer bir şeyler (Hak, varlık, saygı, sevgi) ediniyorsa bunu ya kendi çabasıyla ya da kendinden önce gelenlerin çabalarıyla elde ediyor. Yani bir şekilde birilerinin entropiye karşı koyması lazım; bu da emek sarfetmek, enerji harcamak demek. Bu bir insan için çalışıp bir yerlere gelmek de olabilir, iyi bir aileye doğmak da olabilir.

Bu noktada bir şeye layık olduğunu düşünen insan bunun için çabalıyorsa; bu daha çok çalışmak da olabilir, layık olduğuna inandığı şeyi elinden alanlara karşı mücadele etmek de olabilir, bence çok sorun yok. Ama sadece durduğu yerde "Ben buna layığım, ona da layığım" diye atıp tutuyorsa olsa olsa hezeyanlardadır. Tani şunu da unutmamak lazım; hayat sosyal bir olgu. Yani sen "Ben bu kafede daha iyi bir hizmete layığım" derken sana hizmet veren kişi de muhtemelen bununla çatışan şeylere layık olduğunu düşünüyor.
0
salihdt
(31.01.26)
Tersinden düşün, bir insan neden her şeyin kötüsüne layık olduğunu düşünsün ki? İnsan hayata bir kere geliyor, alabileceğini almak ister doğal olarak.
0
creepy
(31.01.26)
(4)

Masaüstü nota sehpası Üreticisi

muhayyer divan
Selamlar https://www.hepsiburada.com/cagri-plastik-masa-ustu-rahle-krem-pm-HB00001AKU1RBu ürünün asıl üreticisine ulaşmak istiyorum ama bir türlü bulamadım. Evelüx diye bir marka görünüyor üstünde ama arayınca bununla hiç alakası olmayan şeylerin üreticisi bir firma çıktı. İcap ederse onlara da bir
Selamlar

www.hepsiburada.com

Bu ürünün asıl üreticisine ulaşmak istiyorum ama bir türlü bulamadım. Evelüx diye bir marka görünüyor üstünde ama arayınca bununla hiç alakası olmayan şeylerin üreticisi bir firma çıktı. İcap ederse onlara da bir mail atarım ama cevap alabileceğimi sanmıyorum.

Bu ürünün asıl üreticisine nasıl ulaşırım veya bunun bir gelişmiş halini kime yaptırırım? Endüstri ürünleri tasarımcısı mı bulmam lazım, ne yapmam lazım?

Yapmak istediğim şu: masa üzerine koyduğumuzda üzerine en az 3 notayı yan yana dikey koyabilmek, aynı bu ürünleri gibi kademeli yükseklik vermek, sağlamlık, katlanabilir ve hafif olması.

Bir gün bir şefin nota sehpasının iki yana doğru ek parçalarla açılabildiğini görmüştüm, bunun bu tarz bir seyyarlıkta olanı var mı onu bulmak istiyorum aslında. Bulsam herhalde 10 tane falan alırım.
0
muhayyer divan
(30.01.26)
co2s2
(30.01.26)
co2s2 sen harikasyon bir insansın 👏🏻👏🏻👏🏻

ÖHHÖM: Başka tavsiye olur mu acaba...??
0
🌸muhayyer divan
(30.01.26)
Bugün Temu'da şunu gördüm. İlgini çeker mi?

www.temu.com

www.temu.com
0
Mirket
(31.01.26)
Mirketciğim çok teşekkür ediyorum sevgili dostum sağ olasın. Vigowood yerli bir marka çok da kalitelidir ama ben bu adamlara ulaştım, aklımdakini anlattım cevap bile vermediler. Bir başka yine yerli ve kaliteli marka reddetti. Halbuki iyi bir reklamla çok ciddi pazar bulabilirsin. Kendileri bilir. Bunlar güzel ama benim ihtiyacımı karşılamaz maalesef, sağ ol Mirketciğim.
0
🌸muhayyer divan
(02.02.26)
(13)

Medeni durum/gönül işleri hakkında cevap vermek

pembediken
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor. Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.Hayatımda biri olmadığı halde var
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor.
Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.
Hayatımda biri olmadığı halde var desem doğru olmayacak ama bıktım. Eğer biri var dersem bu kez ne tür sorularla karşılaşırım? Ayrıca ailemin kardeşimin yanında soran oluyor ben ailemle böyle şeyler konuşmam.
+3
pembediken
(27.01.26)
Tek kelimeyle iş bitiyor: Nasip.
İkinci soruya cevap: kısmet
Üçüncü soruya cevap. Hayırlısı

Hiç uzatmadan tek kelimeyle...

Devamı geliyorsa öküzdür. Ciddiye almam. Çok ısrar ederse inatlaşır yukardaki paragrafı tekrar uygularım...

Bu defa kesin susuyorlar.
+7
halk
(27.01.26)
"Bu konuda konuşmuyorum, anlayışınıza teşekkürler"

Gayet net, kibar, had bildirici.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
yok gibi ama olursa ilk haber verecegim sizsiniz,
beni bu kadar düşündügunüz göre,
nikah günü,
hepinizden birer reşat alirim.

...sessizlik ,
sahte tebessümler,
konu kapanir..

utanmaza sende biraz utanmaz ol.
+2
designer
(27.01.26)
Toplum içinde özel hayata burnunu sokmaya çalışan kimseye karşı kibar olmak zorunda değilsiniz. Haddini bilmeye haddini bildirin.
+1
sucvecezve
(27.01.26)
32e olarak katılıyorum yarışmaya. Bana da çok soruyorlar. Normal tepki veriyorum. Evli değilim diyorum. Favorim ben bilmem, Allah bilir demek nasip işlerinde. :D
-4
arbre
(28.01.26)
Ay bende de cok var. Deliricem. 36'ya geldim. Biri var mi yok mu? Neden evlenmiyorsun laflari. Evlen artik bidi bidi.

Su an istemiyorum.arkadasim. Hayatimin o doneminde degilim yani. Evlenmeye zaten pek merakli olmadim.

Zamaninda tabiki hayatimda birileri oldu.

Nasip, kismet deyip gecistircem artik.

Ya da var ama kibrista dicem. Bi ara kibrista olan biriyle cikmistim.

Millet manyak olmus ya.
0
ırene adler
(28.01.26)
bu konuda en uç noktayı yaşayanlardan biri benimdir herhalde.

bi gün Ezine'nin Bayramiç sapağında minibüs bekliyorum. teyzenin biri ilişti yanıma "kız mısın?" diye sordu. cevaplarınızı bekliyorum :)

bunun üzerine çıkabilen olmadığı için normal cevaplar veriyorum artık.
+1
beetlejuice
(28.01.26)
hayatimdaki en sevdigim isi, isi aramiyorken bulmustum, resmen ustume dustu, muz orta ayaga iyi oturursa gol oluyor.

o yuzden kadinsam ve bosta isem, boyle sorulara terslemek yerine, "elinizde ise yarar bir adam mi var?" seklinde cevap veririm. cunku firsatlar beklenmedik zamanlarda gelebiliyor.
+1
cooperr
(28.01.26)
Soruların sonu yok, biri var derseniz evlilik soruları başlar, bence geçiştirme en iyi formül.

Bundan sonra sorulardan rahatsız olduğumda beetlejuicee yanaşan teyzeyi hatırlatacağım kendime:)
0
(28.01.26)
bence kırmak istemediğiniz kişilerse en kolayı şakayla geçiştirmek; ayy utanırımmm falan gibi. bir ara benim genel müdürüm sık sık böyle şeyler soruyordu. bi noktada, yeni bi yüzük aldıysam falan ben ona dalga geçmeye başladım; işte, çok hızlı oldu, haftasonu istemeye geldiler, şekerimi yarın getiricem falan diye.. böyle böyle bıraktı bu türlü hadsiz soruları :D
0
lil siztah
(28.01.26)
beetlejuice 😄 tekrar soran olursa bu aklıma gelir suratlarına gülerim. Biri var dersem artık senaryoyu hazırlarım
+1
🌸pembediken
(29.01.26)
Bunu bana marketteki kadın bile sormuştu ya. İnsanlar bu hakkı kendinde görüyor.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Varsa zengin bir tanıdık ayarla de, hemen kaçarlar. İşin içine para girince bizim millet kaçıyor
0
michael harddd
(29.01.26)
(3)

Aslan burcu arkadasa hediye onerisi

narod
Cinsiyetimiz kadin, her kosulda benim burda demeyi sever, altta kalmak hic ona gore degil. O kadar benzemiyoruz ki, benim begendiklerimi o begenmez. Onun aldiklari da benim icin nokta atisi olmamistir genelde. O sebeple hediye almakta zorlaniyorum ona.Yeni yil hediyesi almisti bana. Ben onun hediyes
Cinsiyetimiz kadin, her kosulda benim burda demeyi sever, altta kalmak hic ona gore degil. O kadar benzemiyoruz ki, benim begendiklerimi o begenmez. Onun aldiklari da benim icin nokta atisi olmamistir genelde. O sebeple hediye almakta zorlaniyorum ona.
Yeni yil hediyesi almisti bana. Ben onun hediyesini Köln'e saklamistim. Hala bir sey alamadim. Tavsiyeniz var mi?
Dankee
0
narod
(27.01.26)
Hediye almak için illa onun zevkini her ayrıntısıyla bilmek mi gerekiyor, iyi arkadaşsanız bence hediyeye değer veriyor olmalı? Bugüne kadarki beğenilerini göz önüne alarak bir seçimde bulunsan? Renkli parlak pırıltılı gösterişli şeyler, mesela bir aksesuar, takı, bişey...
-2
muhayyer divan
(27.01.26)
Anlamadim cevabinizi.
0
🌸narod
(28.01.26)
mutantking
(28.01.26)
(11)

Evli olmayanlara soru

arbre
Yaşı 30 üstü olup evli olmayan kişiler, planınız nedir? Yaşınızın geçmesi endişeniz var mı? Flört, sevgili durumunuz nasıl? Evlenebileceğinizi düşünüyor musunuz?
Yaşı 30 üstü olup evli olmayan kişiler, planınız nedir? Yaşınızın geçmesi endişeniz var mı? Flört, sevgili durumunuz nasıl? Evlenebileceğinizi düşünüyor musunuz?
-11
arbre
(27.01.26)
planım yok, endişem de bulunmuyor. çok da uzun yaşamak istemiyorum, bir yerden sonra müsade demek lazım. manitasyon çok eşlilikle devam. evlenebileceğimi düşünüyor, evlenmeyi düşünmüyorum. kastırmadan biraz daha yaşarız işte.
0
klassno
(27.01.26)
plan yok, yaşım geçebilir, flört yok, sevgili not applicable.
0
zen1th
(27.01.26)
Hiçbir kaygım yok. Erkeğin yaşı geçmez
-1
michael harddd
(27.01.26)
bir planım yok hiçbir zaman da evlenmek istemedim. zaten evlenme fikri hep bana saçma gelmiştir. eğer birlikte yaşayacağım biri olursa olur, olmazsada sorun olmaz.
+1
my fault
(27.01.26)
Planım yok, endişem yok, artık kabul ettim, evlenmemek benim için daha doğru, kimseye tavsiye değil bu sözlerim, sadece benim özelimde böyle.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
Bu endişeler toplum baskısından kaynaklanıyor. Şahsen plan, endişe ya da aile baskısı yok 37k. Rahatım.
0
pembediken
(27.01.26)
hayiflanmanin faydasi olmuyor,
sagliginiza bakin gençler.
0
designer
(28.01.26)
Yaş 33e
Planım yok, flört ve sevgililik durumları yok. endişem maddiyat ve yaşlılığa yönelik. Yaşlılığımı görürsem eğer o vakte kadar en azından başımı sokacak bir evim olsa iyi olur diye düşünüyorum veya huzurevi diğer seçenek mecbur

@halk + 1 düşünmemeye çalışıyorum düşünürsem tadım kaçıyor
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.01.26)
kısa süreli bir evlilik yapıp ayrıldım, şu an yaş 38, yaşın geçme endişesi taşımıyorum çünkü evliliğin/ilişkilerin çok da matah bir şey olmadığını tecrübe ettim. hayata dair bir planım yok, çünkü ne zaman ne olacağını bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.26)
endişe duymuyorum da sürekli birileri tarafından birileriyle match edilmeye çalışmak biraz canımı sıkıyor.
0
datnet
(29.01.26)
Bence 40+ yas skalasinda su an ve sevgili olacak kadar cok kadin ve erkek var.Yani evlenmemek illa ki yalniz olmak anlamina gelmiyor
0
turkuaz
(07.02.26)
(7)

Ego problemi

arbre
Instagram'da gördüğüm kadarıyla kızlar çok güzel, çok havalı, hepsinin burnu havada. Ama paylaşımlara bakıyorsun hepsi ağlıyor. Yani bugün liseliler bile öpüşüp el ele geziyor ama manken gibi kızların flörtleşeceği erkek bile yok. Bu durum çok ironik değil mi? Egoları bir erkekle konuşmayı kabul etm
Instagram'da gördüğüm kadarıyla kızlar çok güzel, çok havalı, hepsinin burnu havada. Ama paylaşımlara bakıyorsun hepsi ağlıyor. Yani bugün liseliler bile öpüşüp el ele geziyor ama manken gibi kızların flörtleşeceği erkek bile yok. Bu durum çok ironik değil mi? Egoları bir erkekle konuşmayı kabul etmiyor, ama evlenemiyorum yazmış. Kadınlar daha az egolu olmayı akıl edemiyor mu? Ego ilişkilerin önündeki en büyük engel değil mi şu an?
-21
arbre
(26.01.26)
Abi sen şundan 1 sene önce insanların mesleklerine göre kendinden düşük seviye gördüğünü söylerken kadınları ego sahibi oldukları için evlenemiyorlar yazman biraz garip degil mi?
Bence sosyal medyaya çok fazla bakıyorsun. Sosyal medyada belki böyle yazmaları kendilerine bir sürü adamın yazmasını sağlıyordur ve egoları pohpohlaniyordur falan egleniyorlardir bilemeyiz.
+8
logisticsmanager
(26.01.26)
onlar ego'lu değil, paralı adam avındalar. gel seni evinden bmw ile alayım, boğazda yemek yiyelim dedin mi? muhtemelen dememişindir. ama diyenler çook.
-2
michael harddd
(26.01.26)
Yanına yakıştıracağı birini henüz bulamadı diye ne yapsın? Çıtayı mı düşürsün? Ne yapsa uygun olur sence? Beklentin ne?
+1
Mirket
(26.01.26)
Hepimizin kendimizin dışındakilere gösterdiğimiz bir yüzümüz var. Yani iç dünyamız ile herhangi biriyle iletişim kurduğumuz halimiz asla aynı değil, olamaz da. Buna sosyal maske diyorlar sanırım. Hepimizin birer sosyal maskesi var yani. Birine baktığında gördüğün şey ile, onun gösterdiği şey de farklı olabilir. Sosyal medyalar insanların kendilerini ortaya koyarken epey özen gösterdikleri, plan yaptıkları yerler. Dolayısıyla bir yapaylık var.

Kadınların sosyal medyada neden bu kadar egolu göründüğünü hiç merak ettin mi? Sosyal medyada erkeklerin de aslında ne kadar egolu olduklarını hiç fark ettin mi? Kadınların görüntülerinin büyük bir savunma mekanizması olduğunu ama erkeklerin görüntülerinin aslında bilinçaltlarını dışa vurduğunu biliyor musun?

Sen kendini dışarıya bu kadar egolu göstersen bunu neden yaparsın?
0
muhayyer divan
(26.01.26)
Bu durum seni niye ilgilendiriyor ki?

Kızlar egosu yüzünden flört edemiyorsa bu onların problemi, senin değil.

Ha sen eğer, " manken gibi kızlar flörtleşecek erkek bulamıyor, halbuki kriterlerini düşürseler burada ben de varım, bizi de görsünler, farketsinler" demeye çalışıyorsan o zaman aynı fikir senin için de geçerli. Madem öyle sen de kriterlerini düşür, manken gibi kızlara değil daha sıradan kızlara bak.
+15
thracia
(26.01.26)
@thracia +1

"çok güzel" ve "çok havalı" olmasına rağmen "flörtleşeceği erkek bile yoksa" ve "evlenemiyorsa" bu onların problemi. isterse kriterlerini biraz düşürür ve 100 tane aday karşısına çıkar.

peki sen kritelerini düşürsen veya kriteleri tamamen ortadan kaldırsan karşına 100 kişi çıkar mı?
0
tabudeviren
(26.01.26)
Herkes sınıfının üstüne oynuyor yavrum şunu bi anla. Ağlayan da yine üst segmente ağlıyor, senlik bizlik bi durum yok yani
0
olaylar olaylar
(26.01.26)
(9)

Canınız sıkıldığında, depresif hissettiğinizde moralini düzeltmek için ne yapıyorsunuz?

lostinway91
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
0
lostinway91
(26.01.26)
günlük tadında yazı yazmak iyi geliyor bana. modern güzin ablamız yapay zeka da var şimdi. otur dertleş.
0
lazpalle
(26.01.26)
Müzik dinleyerek yürüyüş yapmak, bir yerde oturup kahve içip bir şeyler okumak ya da izlemek.
Mümkünse denizi gören yerlerde takılmak bana çok iyi gelir.
+1
mutekebbir
(26.01.26)
Avm seviyorum. Kıyafet alışverişi, yemek. Araban varsa çık gez, deniz kenarına git. Ağırlık çalış, yüz, doğa yürüyüşü yap. Sinemaya, konsere git.
-4
arbre
(26.01.26)
Sevdiğim yemekleri yiyebileceğim mekanlara gitmek için bütçe ayırıyorum, o yemeği yiyorum, üstüne bir de güzel tatlı yiyorum. Sonra eve gidip uyuyorum. Çünkü bu yemek mekanına doğru yöneldiğim andan uyuduğum ana kadar kafamın için turgor basıncıyla aşırı derecede şişmiş oluyor, çatlamadan uykuya geçmem gerekiyor. Uyumazsam ev halkı benden çekiyor. Çekmezlerse ben kendimden çekiyorum. Kalp hastalığı vertigo fibromiyalji vs oluyor.
+1
muhayyer divan
(26.01.26)
bol bol kültür sanat etkinliği, ilk 15-20 dakika odaklanmakta zorlanıyorum ama sonra keyif alma aşamasına geçiyorum, eve resetlenip dönüyorum. tabi ki canımı sıkan her ne ise o sekme açık kalmaya devam ediyor ama en azından masaüstünde aşağıya çekmiş oluyorum ve daha öncelikli konulara alan açabilmiş oluyorum.
0
Phoebe
(26.01.26)
dışarı çıkıp içiyorum ben.
leş metal barları, konserler, partiler.
insan içine karışmak dertlerimi unutturuyor.
+1
rain when i die
(26.01.26)
Uzun koşu, huzur doluyorum bitirdiğimde.
0
kumandanim
(26.01.26)
Uzun zamandan beri görüşmediğim tercihen il dışındaki arkadaşlarımı arıyorum. Genel olarak hallerini hatırlarını soruyorum, hayatlarındaki gelişmelerden haberdar oluyorum. Üst üste 3-4 kişiyi aradıktan sonra toparlıyorum
+1
ebeş
(26.01.26)
Yürüyorum.
+1
Amaranta ursula
(26.01.26)
(16)

Aklıma takldı, kız isteme olayı

gobekliraki
Amacım tartışma yaratmak değil. Yıl 2026. Bazen aklım hala kadınların "kız isteme" merasimine karşı çıkmamalarını aklım almıyor. Adı üstünde, kız isteme. Yani hayırdır, ne istiyorsun. Mesela şunun adı değişse, aile tanışması olsa sorun olmaz. Yani benim kızım olsa, herifin biri gelip "nasipse bu haf
Amacım tartışma yaratmak değil.

Yıl 2026. Bazen aklım hala kadınların "kız isteme" merasimine karşı çıkmamalarını aklım almıyor. Adı üstünde, kız isteme. Yani hayırdır, ne istiyorsun. Mesela şunun adı değişse, aile tanışması olsa sorun olmaz. Yani benim kızım olsa, herifin biri gelip "nasipse bu hafta çayınızı kahvenizi içip kızınızı bizin oğlana istemeye gelmek isteriz" dese, kafa göz girerim heralde. Mal mı bu yani sonuçta.

Adet, örf falan demeyin. Kız isteme belli işte yıllar önce konuşma hakkı dahi olmayan kızları birileri gelip istemiş, paraları varsa da baba vermiş/satmış.

Şimdi bakıyorum en sözüm ona vizyoner kadınlar bile aşırı hevesli oluyor o günde. Yahu bunun alt metnine niye kimse itiraz etmiyor?
0
gobekliraki
(24.01.26)
Kültürel bir olay.
Yurtdışında da eskiden olan bir olaydı, kıza teklif etmeden babasına ben teklif edeceğim diyip babadan olur almak.
Biz zamaninda goygoy diye hanımın Fransız ailesi geldiğinde yapmıştık.
Ben şahsen çok kültürel şeyleri umursamayan biri olarak adet olarak bulunmasında bir yanlışlık göremedim. Erkeğim tabi ben belki kadın arkadaşlar böyle düşünüyordur bilemiyorum.
+3
logisticsmanager
(24.01.26)
Zaten aklıma yatmayan kadınların buna karşı çıkmaması. Biz erkeklere hava hoş.
+1
🌸gobekliraki
(24.01.26)
Haklısın, mal değiliz, mehir de kalkmalı.
+1
Kahvedesu
(24.01.26)
Boş iş ama gelenek işte. Yoksa o kadına belki 500 kişi girdi. Daha halen istiyorlar babasından
-8
runaway
(24.01.26)
Sadece isim olarak var zaten, öyle kalmış adı, dil kullanımında sizin gibi tepkiler oluyor ve bir süre sonra bu ifadenin kullanımı kayboluyor. Kör, topal vs yerine belki hatırlarsınız 90'larda özürlü deniyordu. Sonra engelli denmeye başladı falan. Körler kendilerinden körler olarak bahsediyor hala bilerek ve isteyerek de neyse konu dağılmasın.
Kız isteme merasimi de evlilik sürecine giden yolda erkeklerin geçmesi gereken adımlardan biri. Bu da bir nevi bir eğlence, düğün var, kına var, işte bu da var. Zaten bu ara lafı geçen peder-baba ayrımındaki gibi aileler birbirine bu olaydan kız isteme diye bahsetmezler benim bildiğim. Üçüncü şahıslar için kullanan kullanır.
Mesela bayan ifadesine takanlar niye takıyor, belli bir sebepleri var, prensiplerine uygun değil çeşitli sebeplerden. Bu kişilerin yanında bir de bu tarz tabirleri takmayan büyükçe bir kitle var. Neyse çok boş yapmaya başladım. Hanımlar biliyordur sanırım sebebini.
0
mbond
(24.01.26)
Yaş ilerledikçe mi bilmem böyle şeyleri daha bir kurcalar olduk tabi.
Eskilerdeki kız isteme olayı dediğiniz gibi, görücü usulü evliliklerin ilk adımı ancak zamanla anlamı değişen bir etkinlik halini aldı bence. Çünkü şimdilerde evlilik teklifi ardından, mustakbel gelin ve damadın her iki tarafın ailesiyle tanışmasından sonra yapılıyor. Ailenin de rızasını alma nezaketi olduğunu düşünüyorum. Bence hala uygulanabilir bir gelenek. Zehirli zıkkımlı kahveler hariç. O ne ya?!
+2
beetlejuice
(24.01.26)
aileler tanisir, sonra baska kiz istemelere vesile olur falan.
kooparatiflesmenin baska bir yolu .
0
designer
(25.01.26)
kültürel +1 ve kültürel olan yanı -çoğunlukla- bahsettiğiniz gibi ismi. şahit olduklarımda merasim içinde isteme kısmı "çocuklar görüşmüşler anlaşmışlar, biz de bla bla..." diye gidiyor. herkes her şeyi kabul etti, toplum mekanizması çalışmaya başlıyor, marş dinamosu gibi. böyle ufak tefek şeylerin kontrollü ve bilinçli şekilde devam etmesi iyidir.
0
klassno
(25.01.26)
Çünkü bunun alt metnini kimse senin gibi okumuyor.

Öncelikle kız isteme denen şey erkeğin ve ailesinin kızın ailesini muhatap alması, adam yerine koyması olayıdır. Kızın ağaç kovuğundan çıkmadığını kabul etmeleridir. Burada işler çatallaşıyor evet, önemli bir kısım aileler kızın ailesine para yedirmeden kızı "alamıyor"lar, onların bileceği iş. O kültürde kızlar maddî güç üzerinden değer görüyorlar, erkeğe para harcattığı zaman değerli olacağına inanıyor (bu inanca kısmen katılıyorum) ama kızın ailesine bilmem ne kadar masraf etmek kıza ve ailesine verilen değeri gösteriyor ayağı epey zararlı evet, buna da katılıyorum. Çünkü hayatı para odağında yaşıyorlar, zor zamanlarda darlıkta hastalıkta birbirine sırtını rahatlıkla dönebilecek insanlar bunlar, ya kendi reklamlarını bu şekilde yaptıklarının farkında değiller ya da bu onlara hiçbir anlam ifade etmiyor.

Çatalın diğer yönünde kız istemede ailenin aileyle tanışması, muhatap olması, "sorumluluk hissediyoruz" anlamına geliyor. Kızı ve ailesini mutlu edecek bir şey bu, bir yandan da erkeğin kız ve tarafı karşısında arkasız olmadığını göstermeleri anlamında da dengeleyici ve iyi bir şey. Bu bakış açısında odak noktası para değil psikolojik yaşantı. Tabii bilinçsizler ama bu yaklaşım psikolojilere hizmet eder. Bu yaklaşımda kız mal değildir, ötekinde de mal değildir, iki yaklaşımda da kız değer "alması" gereken taraftır. Çünkü erkek ve ailesi adı üstünde erk sahibi olduğundan kıza ve ailesine güven vermek, kendilerini ispat etmek zorundalar. Dolayısıyla kız mal değil, kendisine ve ailesine sevgiler kadar saygılar da sunulmak suretiyle evliliğe rızaları olup olmadığı gözetilen, değerli bir varlıktır.

Bakış açısını "mal"a çevirirsen birileri gibi insanlıktan çıkarsın. Kadına mal muamelesi edenler karılarını kendi gözleri önünde başka erkeğin altına sürerler, para kazanırlar bundan. Yaşamış örneğiyle bizzat konuştum kendisinden öğrendim bunu. Mal böyle bir şey. Ama kadına değer vermenin yolları çeşitli. Biri parayla yapıyor biri kendini iyi güzel doğru vs göstermeyle yapıyor falan fıstık. Sen karar ver kız isteme gerçekten kızı mal yerine koymak mıdır.
+1
muhayyer divan
(25.01.26)
Kadının hayata dair görüşlerinden bağımsız belli bir yaştaki insanlar ailelerle o tartışmayı yapmaya gerek görmüyor, zira 50 yaşındaki babana ya da 75 yaşındaki ananene feminizmin yılmaz savunucusu olmanın ne sana, ne onlara, ne de feminizme bir faydası var. Bir ateistin kurban bayramında büyüklerinin elini öpüp kesilen kurban için "Allah kabul etsin" demesi gibi bir nevi; amcanla din kavramı üzerine uzun bir fikir teatisi yapacak değilsin ya...
+5
salihdt
(25.01.26)
www.sozcu.com.tr

Kadınlar konformist canlılardır, birey olamaz, sürü psikolojisiyle hareket ederler. Schopenhauer kadınları "filister" tabir etmiştir. Filister, zihinsel ihtiyaçları olmayan insandır. Aristo, kadını eksik erkek olarak tanımlarken hazreti muhammed kadınların aklen ve dinen eksik olduklarını söylemiştir. Freud kadınların erkeksi davranışlara özenmesini penis haseti ile açıklar.

Roma'da evlilik yaşı 12, rüşt yaşı 25'ti. 25 yaşından önce bir kişi erkek bile olsa babasının izni olmadan evlenemezdi. 18 yaş altının evlenmesinin yasaklanmasının, evlenecekse de ailesinin iznine tabi tutulmasının, hatta mahkeme kararı gerektirmesinin sebebi 18 yaş altı kişinin kendi başına karar verebilme vasfının olmadığı inancıdır. İsviçre'den ithal edilen, fransızca'dan tercüme edilen, tercüme edilirken de kıymetlinin "süt kardeş diye bir şey mi olur, yok yoğurt kardeş" demesi üzerine türk vatandaşına süt kardeşi ile evlenebilmesinin önünü açan tc medeni kanununda bile aile reisi kavramı ancak 2003 yılında kaldırılmıştır. sosyal sigortalar kanununda erkeklere sağlayıcı, kadına korunması gereken kişi rolü verildiğinin emareleri görülür. askere alma kanununda bile yetişkin erkeklerden birey değillermiş de hala ailelerinin tasarrufu altındaymış gibi bahsedildiği görülür.

Arapça'da "el" ile başlayan isimler bilinen bir şeye işaret eder. Örneğin ateş anlamına gelen nar kelimesi kullanıldığında alelade bir ateş kastedildiği anlaşılırken el nar denildiğinde cehennem ateşinin kasıt edildiği anlaşılır. Allah'ın herşeyin mutlak hakimi olduğu anlamına gelen el kayyum ismi de böyledir.

Nisa suresi 34. ayette "el ricalu kavvamune alen nisa" denilerek erkeklerin kadınlar üzerinde yönetici olduğu söylenmiş ve buna allah'ın öyle istemiş olduğu sebep gösterilmiştir. Diğer bir sebep olarak da erkeklerin mallarını infak etmeleri olduğu söylenilmiştir. İslami terminolojide muta olan, halk arasında nafaka olarak bilinen şeyin de infak ile aynı kökten geldiğini söylemekte fayda var. Binaenaleyh aile kelimesi de bakmakla yükümlü olunan kişiler anlamındaki iyalden türetilmiştir. Roma'daysa birbirine benzer şeyler anlamına gelen familya kelimesi kullanılır. familya, bitkiler; hayvanlar, çocuklar, köleler ve karılardan teşekkül eder. Roma hukukunda patria potestas, pater familiasın bu kişileri sadece yaşatma değil aynı zamanda öldürme hakkını da ihtiva eder. İlginç bir şekilde el ayetül kürsi'de allah'ın yaşatan anlamındaki el hayy ismi ile el kayyum ismi birlikte kullanılmıştır. İslam'da yönetici babanın rızası olmadan yapılan evlilik batıl olur. Baba hayatta değilse veli amcadır, kardeştir hatta erkek çocuktur.

Bekarken babasının velayeti altında olan birinin evlendikten sonra kocasının velayetine girmesi bir tesadüf değil. Ayrıca soyadı kanunu madde 4 ve takip eden maddelerdeki aile reisi ve vesayet tabirleri ile baba cihetinden kan hasımları da kadın-erkek eşittircilere girsin.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.01.26)
dahada vahimi mehir saçmalığı resmen kendilerini satıyorlar. hatta mehiri baştan alanlar bile var.
bir arkadaşım vardı twitterda instagramda hep kadın hakları vb paylaşımlar yapıyordu en son düğününde aldığı mehir miktarıyla millete hava atıyordu.
+1
my fault
(25.01.26)
İşin garip yanı erkekler bunu pek istemiyor. Kadınlar zorluyor. Merasim istiyorlar, çekim istiyorlar, arkaya fon istiyorlar, farklı bir şey olsun diye bir milyon saçma işlere giriyorlar, haftalarca aylarca bu isteme görüntülerini yayınlıyorlar.
0
ground
(25.01.26)
kadınların arkadaşları çok bully'liyor böyle durumlarda. ailesi de kendisi de böyle bir şeyi gerek görmeyen bi kız arkadaşım resmen "oldu bittiye mi getiriyorlar", "aklına o mu (erkek) soktu", "öyle şey olur mu saçmalama" gibi cümlelerle uzun bi süre atak yedi.

bu evlilik aşaması bi güç oyununa dönüyor ve kim kimin ailesine bir şey yaptırabilirse kendisine artı sayıp çevresine havasını atıyor. kız isteme de nedense kıza + yazan bi süreç. ben de tam tersi olduğunu düşünürdüm ama tam öyle işlemiyor.
+1
gitdaddy
(25.01.26)
kadın erkek eşitliği hikaye. kadınlar kendi işlerine gelen konularda eşitiz der, işlerine gelmeyen konularda "ama ben kadınım, sen erkeksin" der. kız isteme dahil her şeye bu şekilde bakmanı tavsiye ederim.
-1
abelardo
(25.01.26)
Hocam bunun çok uzun sosyolojik tarihsel bağlamını yazasım var ama üşeniyorum.

İşin özü, çok da takmayın ya böyle şeylere.

Bir de türkiye'de şöyle bir şey var. Bu tip konuları en yadırgayan insanlar en önde koşturuyorlar.

İtalya'da sanat tarihi okumuş, o küratörlük senin bu organizasyon benim diye gezen aşırı bağımsız bir kadın tanıdığım var idi. En son 2 düğün isterim biri şehirde biri memlekette diye gayet pastoral kaprisler sunuyordu çevresine. Takı sepetinin süslemesi için 1 gün trip attı arkadaşlarına. İstemede ne giyeceğini 1 haftada zor seçti.
Bu arkadaş "bu devirde ne istemesi ya" diyengillerdendi her duyduğunda:)
0
anten
(25.01.26)
(7)

Ölüme Kayıtsız Kalmak

eisberg
Babam 50 yaşında vefat etti. Vefat süreci de sancılıydı. Çok etkilenmiştim vefatından üstünden 6 yıl geçti ama aklıma bazen gelir ve ciğerim sızlar. Son bir yılda dedem nenem vefat etti onları da çok seviyordum ama neden bilmiyorum etkilenmiyorum. Benzer şekilde eşimin ve arkadaşlarımın ailelerinden
Babam 50 yaşında vefat etti. Vefat süreci de sancılıydı. Çok etkilenmiştim vefatından üstünden 6 yıl geçti ama aklıma bazen gelir ve ciğerim sızlar. Son bir yılda dedem nenem vefat etti onları da çok seviyordum ama neden bilmiyorum etkilenmiyorum. Benzer şekilde eşimin ve arkadaşlarımın ailelerinden olan kayıpları da aynı şekilde karşılıyorum. Albert camus'un yabancı'sındaki gibi oldum resmen. Bu biraz tuhaf değil mi sizde nasıl durumlar?
0
eisberg
(21.01.26)
Ben en yakınlarımda pek kayıp yaşamadım. Bi babaannem bi anneannem bi dedem. En son anneannem vefat etti 3 yıl önce, ondan 2 yıl önce babaannem, 1990 yılında da dedem. Bunların haricindeki ölümler hep görece uzak olduğumuz insanlar. Ben de etkilenmedim. Babaannemde de etkilenmedim. Anneannemde hiç beklediğim kadar etkilenmedim, dedem öldüğünde 8 yaşındaydım. Allah gecinden versin ama anneme babama bişey olsa ne olur bilmiyorum, annemde kafayı yermişim gibi geliyor. Bana normal geliyor senin halin.
0
muhayyer divan
(21.01.26)
zamansiz ve sirasiz ölümü görmüssünüz cünkü. bence tuhaf degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
çok yakın değilseniz böyle hissetmeniz normal. ya da babanızın ölümü oldukça ağır olunca diğerleri daha normal gelmiş olabilir. yaşları da büyük olduğundan beklediğiniz bir şeydir diye belki...

ben babamı 13 yaşımdayken kaybettim. babam 43 yaşındaydı. haliyle fazlaca etkiledi. ondan önce babaannemi kaybetmiştik ve ona ağlamamıştım bile. ondan daha önce annemin babası olan dedemi kaybetiştik ki yaşım baya küçüktü ama çok ağlamıştım. yıllar sonra da en son anneannemi kaybettik ve onda da oldukça mahvoldum. arada aile içinde başka ölümler de duydum ancak etkilenmedim.
0
art cat chocolate
(21.01.26)
Acı bir yemek yedikten sonra sıcak çayı içince, çay dilini yakmak yerine, dilinin eski önceki acısını tekrarlatıyor.

Bunun gibi, sen acının büyüğünü görmüşsün. En yakınından, vakitsiz acı yemişsin (ve sanırım bunu sağlıklı bir şekilde kabullenmişsin). Eskilerin “sıralı ölüm” dedikleri şeyi, yaşı gelenin göçmesini görünce de garipsememişsin. Ölüm sana yabancı değil çünkü.
0
lazor
(22.01.26)
değil. fazla soylent içiyor olabilirsin.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.01.26)
zamansız ve sırasız ölüm mantığı kısmen doğru +1.

bir taraftan da siz etkilenmediğinizi düşünüyor da olabilirsiniz. yas süreci bazen yıllarca sessizce köşede bekleyip aniden patlayabilen bir süreç.
0
Phoebe
(22.01.26)
annemi 99'da, babami 2020'de kaybettim. annemi kaybettigimde henuz cocuktum (6 yas). babamin vefati cok etkiledi beni, sonucta yillar boyu birlikteligimiz vardi. babamin vefatindan sonra akrabalarla tamamen iletisimi kestik ancak cocuklugumda cok sevdigim bir akrabam gecen sene vefat etti. cenazeye gittim ve inan hicbir uzuntu duymadim. ona yakin olanlar agliyor vs ama ben hic anlam veremedim, her sey cok normal geldi bana. hatta biraderimle gittik zaten o da ayniydi. yani mesela merhumenin kizi var kizi zaten 45 yasinda coluklu cocuklu falan. kendisine sarildim ve honkure honkure aglamaya basladi. nasil ifade edebilirim bilmiyorum ama garip gelmisti.

sanirim en yakinlari kaybedince daha uzaklarin pek bir manasi kalmiyor.
0
arakaali
(22.01.26)
(3)

yalnızlık

zen1th
pandemi sonrası gitgide daralan arkadaş çevrem geçenlerde anladım ki hakkı rahmetine kavuşmuş. bu süreçte yeni insanlar tanıyayım diye birçok kursa, etkinliğe katıldım. sonuç sıfıra sıfır. başka fikri olan?
pandemi sonrası gitgide daralan arkadaş çevrem geçenlerde anladım ki hakkı rahmetine kavuşmuş. bu süreçte yeni insanlar tanıyayım diye birçok kursa, etkinliğe katıldım. sonuç sıfıra sıfır. başka fikri olan?
0
zen1th
(21.01.26)
gruplara bak,
gezi,otomobil, vb.
0
designer
(21.01.26)
İletişim anlayışını değiştirmek belki işe yarar. İnsanların çoğunda menfaat ilişkisi görüyorum, kafasına uymadığı anda yön değiştiriyor, sanki randevulaşmamış gibi başka plan yapıyor falan. Bir de sen çevrene ağır geliyor olabilirsin, bazı çevreler bazı insanları kusar, anlamazlar vs. Belki kendine uygun bir alanda değilsindir.
+2
muhayyer divan
(21.01.26)
benim iş hayatım nedeniyle sektörde çok fazla arkadaşım var . son zamanlarda bende de şöyle bir şey oldu ; aşırı samimi olduğum evimizin yakın olduğu birkaç arkadaşım ben aramaz yazmazsam aylarca ses etmiyorlar .
"nerdesin sesin çıkmıyor" yazıyorum whats app ile hemen buluşalım diyorlar program yapıyoruz .
aralık ortasından beri bir tanesine mesaj yazmadım o da aramadı yazmadı bakalım ne zaman aklına geleceğim .deneme yapıyorum .
tek taraflı arkadaşlık yürütüyor gibi hissediyorum o ve benzeri 3-5 tane daha var .
0
devilone
(22.01.26)
(14)

Türkçeyi Doğru Kullanmayanları Uyarıyor musunuz?

elektr10
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir şey demiyor musunuz?

seneler önce bir kız vardı mesela hoşlandığım. bu tip yanlışlar yaptığı için acayip soğumuştum. bir de açık "e" ile konuşanlar var mesela...

Bu arada ben hiçbir uyarıda bulunmuyorum itici görünmemek için. sizde durum nedir merak ettim.
0
elektr10
(21.01.26)
ben bööööreğe tahammül edemeyip düzeltiyorum ya.
0
antihero
(21.01.26)
sevdiğim biri ise düzeltirim sadece. değilse banane.
+2
denef
(21.01.26)
Sıradan vatandaşı değil ama kamuoyu önüne çıkmış ve ısrarla yanlış kullananları uyarırım.

-Özellikle 'umarsız' sözcüğü. Koca koca herifler ısrarla 'umursamaz' anlamında kullanıyor. Çaresiz anlamındadır halbuki.

-Hali hazırda çoğul olan sözcüklere -ler, -lar eki ekleyenler. Eşkiyalar gibi. Eşkiya, şaki sözcüğünün çoğul halidir zaten. Yaşar Kemal bile yaptı bu hatayı.

-Sol, seküler kesimden politikacıların laaaik diye uzatarak telaffuz etmesi uyuz ediyor.

Yöresel şive ve ağızlara bir şey demem. O düzeltilecek bir durum değil.
+3
yurtsuz john
(21.01.26)
Ben eşkıya, evlat gibi Arapça aslı çoğul olan fakat Türkçede artık tekil anlamıyla kullanıma sahip olan sözcüklerin bu tarz kullanımının hata olduğunu düşünmüyorum. Sözcüğün zaman içinde anlam genişlemesine ya da daralmasına, değişik anlamlara uğraması çok normal. Ayrıca Arapçada hiç kullanılmayan ama bizim ürettiğimiz yüzlerce sözcük var. O halde onları da kullanmamak gerekir. Ki bu sözcükler sözlüğe tekil anlamlarıyla da girecek kadar yaygınlaşmış sözcükler.
Börek gibi kullanımlar da ağız özelliğidir. Kendi memleketinizden çıkana kadar farkına bile varmazsınız bazen. Kulağımı tırmalar ama uyarmam.
Ben mümkün mertebe uyarmıyorum. Yakın sınıf arkadaşlarımı uyarırdım, bazı hocalar takıktı telaffuza. Ama hoca, siyasetçi, uzman, bilim insanı gibi kişilerin bu konuda dil ve telaffuz hassasiyetinin olması gerektiğini düşünüyorum.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
Şarja şarz derse soğurum ve hicbi fikrini ciddiye alamam. Eşkiyalar derse soğumam
0
üğpoıuy
(21.01.26)
kafaya takılacak o kadar sorun varken bence bu tarz küçük şeylere takılmak pasif agresif hareketler. özellikle o yanlışı yapıp rahatsız edici kullanmıyorsa uyarmaya gerek yok.
-2
mikahakkinen
(21.01.26)
Ana dilin doğru kullanımı sadece yanlış telaffuzları düzeltmekten geçmiyor. Birkaç alan var, biri anlamlar, biri yabancı kelimelere yer verilmesi, biri yabancı bir dilin yapısını kendi diline uygulamak, biri evet yanlış telaffuzlar, biri imlâlar, biri bağlam ile ifade uyumu... çok alan var.

Bugün iş yerimde bir temizlikçi, diğer 2 temizlikçiye şöyle seslendi:

"Ben her zaman buradayım, olveys!"

Hiç kimsenin umurunda olmadığını düşündüren bir tepkisizlik vardı. Sesimi çıkarmadım. Söyleseydim nefret edecekti hassasiyet göstermesi gerektiğinden. Ailede de ilk okulda da diğer eğitim birimlerinde de bu hassasiyet ve saygı olmadığı için bu çaba kişilere ayrı bir bilinç ve irade "yükü" oluyor. İnsana kendi ana dilini kendisine yük etti birilerinin uygulamaları...
0
muhayyer divan
(21.01.26)
Uyarmıyorum. Ben daha çok son zamanlarda ortaya çıkan abuk sabuk kullanımlardan rahatsız oluyorum. yapıyor olacağım, geliyor olacağım gibi mesela. Böyle bir şey yok, nerden çıktı bilmiyorum. Bir de "bir yerden" kalıbı var. "şöyle bir yerden söylüyorum, duygusal bir yerden anlatmıyorum" gibi.
+2
dfn4
(21.01.26)
Sohbete dahil değilsem uyarmıyorum. Dahilsem de doğrudan doğruya bu söylediğin yanlış demiyorum ama doğrusunu tekrarlı bir şekilde kendim kullanıyorum.

Tabii bu durum uyarının üslubuna da bağlı. Şahsen ben uyarılmaktan hoşlanan biriyim. Her insan hata yapabilir ancak hata yapmak, o kişinin konuyu yanlış bildiği anlamına da gelmiyor. Örneğin, yazım kurallarına normalde dikkat eden birisi o anlık bir hata yaptığında, bir başkasının uyarı adı altında aşağılayıcı yaklaşımı, takdir edersiniz ki diğerinin gözünde oldukça itici görünüyor. Sosyal medyada insanlar birinin hayatından gördükleri anlık bir kesiti o kişinin hayatının geneliymiş gibi yorumlama hatasına sıkça düşüyor.
+1
akhenaten
(21.01.26)
uyarmıyorum ama "yapıyor olacağız" "geliyor olacağız" tarzı kullanımlara sinir oluyorum. tek kelimeyle ifade edilecek bir durumu plaza diline uyarlamak sinir bozucu. yapacağız edeceğiz de geç öyle değil mi?

bir de tolerans yerine tolerasyon diyenlerin ağzına biber sürsek düzelir mi?
+2
exlibris
(21.01.26)
akhenaten gibi konusmada dogrusunu soylerim ama direkt duzeltmem.

yazida yanlis yazilan da ve ki ekleri zaten umutsuz vaka. ama yaygin yanlis bilinen seyleri duzeltebilirim. ornegin murdara mundar diyebiliyor cogu kisi.
0
antikadimag
(21.01.26)
çok yakınımsa evet. yalnız patronun tekabül yerine her seferinde tekamül demesi beni aşırı zorluyor.
0
lazpalle
(21.01.26)
çevremdeki herkes ama gramer nazi diyor. onun dışında yeni tanıştığım veya çok samimi olmadığım insanlara karışmıyorum. ha şöyle mesela yanlışını duyuyorum ve karışmıyorum dedim ya, konuşma sırası bana gelince doğrusunu söylüyorum belki anlar diye ama ı ıh olmuyor. bir kere diline yerleşti mi düzeltemiyorlar kolay kolay. 1 aydır falan sürekli emlakçıyla görüşme halindeyim mesela, o kapora dedikçe ben kaparo diye düzeltiyorum ama ı ıh alışmış bir kere.
0
neira
(21.01.26)
Kullana kullana dile yerleşip yazımı/anlamı evrimleşen/değişen kelimelerle kavga etmeyi yersiz buluyorum. Umarsız umursamaz değil evet ama toplumun %90'ı bu anlamda kullanıyorsa artık bu anlama geliyordur. Dil, konuşanlar arasında yapılmış bir sözleşmeden ibaret bir şey ve buna kutsallık yüklemek mantıksız. Türkçe konuşanların tamama yakını umarsız=umursamaz olarak kabul ediyorsa bu artık böyledir, kavga edemezsiniz.

Evrak, eşya, evlat, eşkiya gibi sözcükler Türkçede tekildir. Sözcüğün hangi dilden hangi gramer kuralıyla geldiği Türkçe konuşan bireyi ırgalamaz. Evraklar, eşyalar gayet doğru bir kullanımdır.

Şarj/şarz olayına takardım eskiden ama onu da saldım yani kim ne istiyorsa desin. Dil sadece iletişim kurmak için bir araç, bu amacı karşılıyorsa tamam diyip geçiyorum. Ama internette bazen ne yazdığı belli olmayan, dilbilgisi tamamen uçup gitmiş yorumlar oluyor, onlara kafayı takıyorum anlam belirsizliği olduğu için.

Bi de şu iki saat diksiyon dersi alıp, kendini Sezen Cumhur Önal sanıp "Türkçe yazıldığı gibi okunmaz, yapacağız yazılır yapıcaz okunur" diyen tiplere uyuz oluyorum. Türkçe yazıldığı gibi okunur, bir şeyin okunması ve telaffuzu farklı kavramlar. Telaffuz ederken de yapacağız demek de yapıcaaz demek de doğrudur, TRT'nin zamanında uydurduğu yapay bir Türkçe telaffuz kurallarını kutsal kitap gibi tek doğru konuşma şekli sananlar sinirlerimi hoplatıyor.

Samsun-Adana hattında büyüyüp açık e ile konuşan kişiler eskiden rahatsız ederdi ama ona da alıştım. Eskiden en çok onları düzeltirdim ve asla anlamıyorlardı açık ve kapalı e arasındaki farkı :D
0
nundu
(22.01.26)
(14)

Sizce burada kim haklı?

don’t panic
Olay şöyle gelişti: Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır
Olay şöyle gelişti:

Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır altında yaşanan artışın yüzdesinden bahsedip bu aylarda dolar/euro/altın sepeti yapmaktan vazgeçip full altın aldığımı söyledim.

Cevap olarak: “Altına yatırım yapanlar yatırımdan bir bok anlamıyor, sen de dahil.” cevabını aldım.

Buna karşılık “böyle yazmanın yeri ve zamanı değil abi, ne gerek var böyle şeylere” yazınca bana “şu yazdıkların net kırıcı” dedi. Ben de abi asıl senin yazdıkların kırıcı dedim.

Her neyse şu an sakin kafayla olmadığımdan boktan bir durum değerlendirmesi yapıyor olabilirim, o yüzden size soruyorum. Burda kim haklı veya kırıcı sizce?

Teşekkürler.
+1
don’t panic
(20.01.26)
sen haklısın, ayıp etmiş. bunu da uygun bir dille belirtmişsin. o da utancından üste çıkmaya çalışmış.
+7
bloodymoon
(20.01.26)
altına yatırım yapanların yatırımından anlamıyor olması ne alaka onu anlamadım
+1
co2s2
(20.01.26)
yakın arkadaşıma böyle bir şeyden bahsetsem ve bana bu cevabı verse, siktir lan sikimin warren buffetı derim, o da güler geçer. aynı şekilde tam tersinde de farklı bir senaryo olmazdı. yani yeri ve zamanı vs bunu bilemem, ilişkiler kişi bazında farklı olabilir ama benim bakış açıma göre ya yakın arkadaş değilsiniz veya kavramı algılama şekliniz farklı, ya da fazla alıngansınız.

bu arada ben diyelim arkadaşıma ne gerek var böyle şeylere gibi sizin cevabınızla cevap versem bana cevabı noldu zoruna mı gitti yarraaam olurdu. yani sizin karşılıklı ilişkinizde bence bir mesafe var.
+5
awlmi
(20.01.26)
Bu yazdıklarınıza kırıcı dediyse ya deli ya da siz kendi sözlerinizi buraya aktarırken yumuşatmışsınız. Başka bir alternatif gelmiyor benim aklıma.
+4
akhenaten
(20.01.26)
Arkadaşın arkadaşın değil
+2
basond
(20.01.26)
Tersinden bakarsak , onun avanakça yazdıklarına katlanıyorsan bu noktada senin kırıcı olmadığını söylemeye çalışmış ve tabi saçmalamış .

Altının yanında ileriye dönük insani yatırımlar için başka abiler aramak iyi gelir.
+1
diyecevaplandı
(20.01.26)
İkiniz de yanlışsınız. Sen ona altın aldığını alabildiğini söylememeliydin. O da senin bu bildirimin hakkında incindiğini bu şekilde ifade etmemeliydi. Altın alabilmene veya bahsettiğin söyleme içerlemiş gibi görünüyor, demek ki ya parası yeterli değil yahut yaptığı yatırım senin ona aktardığın sözlere ters yönde. Üzülmüş, korkmuş, gerilmiş ve bunu sana böyle yansıtmış.

İkiniz de yanlışsınız.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
Kırıcı olan şeyin ne olduğunu anlayamadık ki. Neye kırıldın kardeş diye soraydın. Başka bişey mi demek istedi acaba mesela kendisi maddi olarak zor bi durumda da sen altın yatırımlarından bahsediyor olabilir misin. Çünkü bu haliyle saçma sapan bi diyalog bu.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
hikayede biseyler eksik gibi. cunku ortada kirici birsey yok.
+1
buenosdias
(20.01.26)
Maddi durumu sıkıntıdaysa kıskanmış gibi duruyor. Değilse, yazdığınız gibi söylediyseniz, hava atıyorsunuz gibi düşünüp, terslemek istemiş de olabilir. Her türlü çok tuhaf bir diyalog olmuş.
0
lil siztah
(20.01.26)
Karşılıklı kırılasınız varmış da bahane bulmuşsunuz da diyemiyorum. Bahane çok eğreti olmuş.
0
Mirket
(20.01.26)
yakın arkadaşlarla yatırım konularının konusulmaması gerektiğini, yapılan yatırımlar hakkında detaylı bilgi verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. olay böyle saçma yerlere varabiliyor
0
abelardo
(20.01.26)
Haklı haksızı diyemeyiz, aranızdaki muhabbetin seviyesini bilmiyoruz.

Çok yakın arkadaşlar zaman zaman birbirlerine içten içe bilenip saldırıya geçebiliyor, yahut saldırıya uğradığını düşünebiliyor. Ayrıca burada iki taraftan en azından biri kendinde bir şeylerin eksikliğini hissediyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

muhayyer divan da gayet makul yaklaşmış ama ana konu maddiyat olmak zorunda değil.

Mevzuyu siktir et geç. İçten içe karşındakinin adi bir puşt olduğunu biliyor değilsen takılma bunlara. Arkadaşlık güzel şey.
+1
lazor
(21.01.26)
yakın arkadaş değilsiniz bence.
0
elorelia
(21.01.26)
(8)

Bu kuantum, olumlama olaylarına inanıyor musunuz?

Kahvedesu
Her yerde karşıma çıkıyorlar. Serpil Ciritli, Anıl Şehirlioğlu takip ediyor musunuz?
Her yerde karşıma çıkıyorlar. Serpil Ciritli, Anıl Şehirlioğlu takip ediyor musunuz?
-12
Kahvedesu
(20.01.26)
Din, insanlar için içgüdüsel bir ihtiyaç. Malum sebeplerden İslamdan uzaklaşanlar, içlerindeki bu boşluğu doldurmak için eski Çin, Hint din öğretilerine meylediyorlar.

Kendilerini mutlu hissediyorlarsa elbette yapsınlar da, inanılacak bir tarafı yok.
+2
Mirket
(20.01.26)
İşte bunlar hep sahtebilim.
evrimagaci.org
evrimagaci.org
+8
kobuzchu kiz
(20.01.26)
asla inanmıyorum. ya öyle şey olabilir mi hiç.
0
deartheodosia
(20.01.26)
bana iyice bokunu çıkardılar gibi geliyor. bu iş başta kendini telkin etmek için ortaya atılmış bir şey değil miydi? "ben dönyanın en gözel garısıyam" mantığında yani :D
0
neira
(20.01.26)
Yapabilecek yüzü olanlara güzel para kazandırıyordur eminim. Eh, bir nevi placebo etkisi de vardır muhtemelen. O kadar para verdikten sonra kendini iyi hissediyordur insanlar.
0
salihdt
(20.01.26)
ordan burdan duyduklarıyla ibrahimi dinleri reddederken hayata karşı materyalist duruş sergileyecek bilgi birikim donanımını sağlayamayan okumamış insanların son sığınağı.
0
beatbox yapan metalci
(20.01.26)
Kuantuma, her şeyin titreşimden/frekanstan oluştuğuna, suyun frekansları, kendisine sesle verilen mesajları kodladığına ve insan vücudundaki suyun da bu şekilde kodlandığına inanıyorum. Bilinçaltını şekillendirme yöntemlerinden biri epifiz bezi üzerinden görsel kodlama ise biri de kulak üzerinden sesli kodlamadır, bunu bütün psikoloji ve nöroloji uzmanları bilirler. 25. Kare denen şey de bu sebeple kullanılır, ses frekansları kullanılarak hazırlanan subliminal mesaj içerikli ses kayıtları da. İnanıyorum yani.
-6
muhayyer divan
(20.01.26)
inaniyorum diyemem; ama inanmiyorum da diyemiyorum. bana mantikli gelen taraflari var.

ayrica bilimsel baglantilari da var.

string theory, gozlemci etkisi vs...
-4
buenosdias
(20.01.26)
(5)

kedi evi tavsiyesi

fugnar
son zamanlarda bulunduğum şehirde hava -15 leri görüyor. babamın bulunduğu mezarlıkta bir kaç tane kedi var bunlara korunabilecekleri alan yapmak istiyorum. plastik uçup gidebilir dolayısıyla ahşap olan kedi evine ihtiyacım var. bir sorum da bunu nasıl dizayn etmeliyim yastık yorgan mı su geçirmemes
son zamanlarda bulunduğum şehirde hava -15 leri görüyor. babamın bulunduğu mezarlıkta bir kaç tane kedi var bunlara korunabilecekleri alan yapmak istiyorum. plastik uçup gidebilir dolayısıyla ahşap olan kedi evine ihtiyacım var. bir sorum da bunu nasıl dizayn etmeliyim yastık yorgan mı su geçirmemesi için ne yapmalıyım. tecrübesi olanlar yardımcı olursa sevinirim
0
fugnar
(20.01.26)
Plasitkten yaparsanız içine büyük taş fln koyup sabitleyebilirsiniz. Bir de neyden yaparsanız yapın her tarafını büyük çöp poşedi, ince branda vb. bişeyle güzelce sarıp koli bandıyla yapıştırın, su girmesin.
0
kumandanim
(20.01.26)
www.instagram.com

buna da bakın, belki işinize yarar.
+1
kumandanim
(20.01.26)
şimdiden elinize sağlık. zeminine kumaş minder falan değil, koli kağıdından altlık yapın demeye geldim. müsait olduğunuzda da gidip değiştirmeye çalışın. koku birikince, 8-10 gün sonra girmemeye başlıyorlar. bir de mümkünse biraz yüksek yerlere koyarsanız, zeminden su alma ve kendini tehlikede hissetme ihtimalini azaltmış olursunuz.
+1
lil siztah
(20.01.26)
yakınınızdaki eczane veya ilaç depolarına gidin. ilaç taşımak için kullandıkları büyük strafor kutular oluyor ve işleri bitince atıyorlar. onlardan isteyin. kapı deliği açarsanız ve nalburdan alacağınız kalın naylon ile sararsanız çok sağlam ve korunaklı yuva oluyor.
+1
surprise
(20.01.26)
www.instagram.com

Böyle bişey geldi şimdi.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
(11)

Orijinal şarj kablosu neden pahalı?

muhayyer divan
SelamYıl başından önceki gündü galiba, telefonun orijinal şarjından alayım dedim, bir teknoloji marketine gittim ve fişin ayrı kablonun ayrı satıldığını, ikisinin de 869 tl olduğunu öğrendim. Sadece fişi aldım çıktım, ikisinin de bu kadar pahalı olmasını anlayamıyorum. Neden bu kadar pahalı?? Ek sor
Selam

Yıl başından önceki gündü galiba, telefonun orijinal şarjından alayım dedim, bir teknoloji marketine gittim ve fişin ayrı kablonun ayrı satıldığını, ikisinin de 869 tl olduğunu öğrendim. Sadece fişi aldım çıktım, ikisinin de bu kadar pahalı olmasını anlayamıyorum. Neden bu kadar pahalı??

Ek soru; bu şarj kablosu (süper hızlı şarj için) özel bişey mi, illa orijinal mi almalıyım, ne dersiniz ne yapayım ben??
-3
muhayyer divan
(12.01.26)
gerek yok orijinale. hangi uçlu kablo arıyorsunuz atayım
+1
jelly bear
(12.01.26)
çünkü satabiliyorlar. şarj aletinin de kablosunun da markasının önemi yok.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
Lightning ise orijinal olmayan ya da lisanssız ürün tavsiye etmem. Bozuyor çünkü iPhone'u. Birkaç kişinin tercübe ettiğine şahitlik ettim. Belkin vs. gibi markaların lisanslı lightningleri var. Onlara bakın. Ama USB-C ise orijinal bakmaya gerek yok.
+1
himmet dayi
(12.01.26)
@muhayyercim

senin bu iyi niyetini ne yapıcaz yaa :)

neyin fiyatı normal ki kablonun fiyatı normal olsun. iphone 120k yaa ben bunu hala aşamıyorum :)

orjinal şarj kablosu olması şart değil ama kalite ve akım çekme açısından benzer kalitede kablo al. yol kenarında satılan dandik kablolar telefonun bataryasını bozuyor.
+1
Rondak
(12.01.26)
@jelly bear geliyorum az sonra oradayım. Yoksa burdan mı yazayım?

@Karim iceride uyuyor kalitesi falan değişmiyor mu?

@himmet dayi type c evet. Fişin üstünde de telefon girişinde de type c kullanılmış. Iphone değil. Sağ olasın.

@Rondak işte o benzer kalite hangisi bilemiyorum ondan sordum aslında.
0
🌸muhayyer divan
(12.01.26)
Şarj aletinin de kablosunun da markasının önemi var, benim telefonumu süper hızlı şarj eden xiaomi kablosu, eşimin telefonunu yavaş şarj ediyor. Eşimin telefonunu süper hızlı şark eden oneplus kablosu, benim telefonumu yavaş şarj ediyor. Rasgele usb kabloları ikisini de yavaş şarj ediyor.
+1
kobuzchu kiz
(12.01.26)
iphone'um var. orijinal kablo harcamışlığım çok. anker kullanıyorum 3 yıldır. sağlam.

bendeki şunun gibi

www.anker.com

hama da denedim, kötü.
+1
rain when i die
(12.01.26)
markanın önemi yok diyen de kısmen hatalı, marka önemli illaki orijinal olacak diyen de...

kabloların telefonun üreticisi tarafından satılanları orijinal diğerleri çakma algısı da kısmen yanlış yine, kaliteli alternatif markaları ucuz piyasa mallarıyla bir tutmamak lazım.

şimdi şarj hızını etkileyen faktöre gelelim, telefon ve şarj aletinin kullandığı hızlı şarj profilleri. telefonunuz standart hızlı şarj sistemlerini kullanıyorsa ki yıllardır yaygınlaşmakta olan usb-c'nin standardı olan pd(power delivery) kaliteli pd destekli bir kablo aynı performansı verir. kablolarda artık çip oluyor ben bu hızı desteklerim diye iletişim kuruyor.

telefon özel bi şarj standardı kullanıyorsa bu durumda orijinal kablodan daha kaliteli kablolar ile bile bu hızlı şarj aktif olmayabiliyor. kablo kesiti yeterince kalın olsa da hatta telefonun orijinal kablosu 3a akımla şarj ederken kablo 5a desteklese de maksimum hızı alamıyorsunuz. burada da kendi özel hızlı şarjı dışında başka hızlı şarj sistemlerini destekleyip desteklemediği önemli oluyor. pd standardı da zamanla gelişti, değişti pps var mesela voltajı anlık küçük basamaklarda değiştiren. epr var extended power range, daha yüksek voltajları destekliyor.

telefonunuzun hızlı şarj profili ile şarj aleti ve kablonuzun desteklediği profiller tutuyorsa ugreen baseus orico anker vs. kaliteli markaların ürünleriyle de tam hızı alırsınız ama üçü de aynı profili desteklemiyorsa bu noktada daha yavaş bi profille şarj edebilir veya standart 5v2a 5v3a gibi düz şarj edebilir 10-15w'a kadar düşer şarj hızı.

benim telefon 33w'a destekliyor normalde kendi adaptörü ve şarj kablosuyla. bu değişken voltajlı 11v 3a ve 12v 2.75a hızları kullanan bir profil xiaomi'nin pd'yi biraz değiştirerek yaptığı özel bi standart. 3a akımı destekleyebilen herhangi bir kablo orijinal şarj aletiyle maksimum 9v3a profili aktive ediyor 27w şarj ediyor. kendi kablosu kısa olduğundan rahat kullanamıyordum 2 metrelik ugreen kablo aldım 27w benim için yeterli oluyor böyle kullanıyorum.

samsunglar ve apple en son baktığımda standart pd kullanıyordu mesela bu telefonlarda başka markalarla da yavaş şarj etmemesi lazım aynı standartları karşılayan ürünler olduğu sürece. apple özelinde kendi lisans sistemleri de var mfi diye, bu lisansı alternatif markalara da veriyorlar. direkt apple test etti onayladı demek oluyor. yine bazı telefonlar markanın kendi özel ekstra hızlı şarj sistemlerini kullanıp alternatif olarak kendi sistemi kadar hızlı olmasa da pd destekliyor olabilir bu durumda telefon ve şarj aletinin desteklediği en hızlı pd profilini kullanabilir. yine yeterince hızlı olabilir...
+2
konetsu
(13.01.26)
Ürün çeşidi ne olursa olsun "parası önemli değil, en iyisi olsun, markalı olsun" diyen bir müşteri kategorisi vardır. O kategorideki müşterinin "parasını almamak", önemli bir markanın sahibi olan firma açısından bir nevi israftır.
+1
mikro patlama
(13.01.26)
Harikasın arkadaşım, çok açıklayıcı çok güzel bilgiler, çok çok teşekkür ederim. Telefon samsung, general mobile'ın kutusundan çıkan süper şarj bu telefonu da süper şarj seviyesinde şarj ediyordu ama onu anneme vermek durumunda kalınca elimdekiler çok yavaş şarj eder oldu. Peki bu dediğin değerleri ben yeni kablo alma aşamasında kutunun üzerinde mi görmeliyim yahut model adında mı belirtilir nasıl anlamalıyım?
+1
🌸muhayyer divan
(13.01.26)
samsung için spigen, anker, vs. de alabilirsiniz. önemli olan şarj aletinin telefonun şarj hızını desteklemesi. örn benim telefon (samsung) 45w destekliyor. 45w spigen aldım süper hızlı şarj ediyor.
+2
inheritance
(13.01.26)
(2)

Ölen arkadaşın acısını hafifletmek

darkwizard
5 ay oldu ama ilk günkü gibi. Cok özlüyorum ve hayat anlamsızlaştı diyebilirim. Onsuz yarım her sey. Hayat doluydu oyle ki kanser olduğunu saklamış insanlardan öldükten sonra öğrendim:( cok mutsuzum....
5 ay oldu ama ilk günkü gibi. Cok özlüyorum ve hayat anlamsızlaştı diyebilirim. Onsuz yarım her sey. Hayat doluydu oyle ki kanser olduğunu saklamış insanlardan öldükten sonra öğrendim:( cok mutsuzum....
0
darkwizard
(10.01.26)
Başın sağ olsun, ne diyeceğimi bilemiyorum, bir cevabım yok ama acını hissettim... Bu acı sanıyorum ki ancak zaman geçtikçe, hayatın akışına mecburen karıştıkça, mecburen hafifleyecek... Allah rahmet eylesin, kusurlarını hatalarını affetsin, mekanını cennet etsin dilerim...
+1
muhayyer divan
(11.01.26)
henüz çok az zaman geçtiğini düşünüyorum. çok yakın birinin ölümünü kabullenmek 1 yılı buluyor, sonrasında ise hesaplaşma, yüzleşme, kendini bağışlama gibi safhalar var.
yas sürecini araştırın, hangi safhada olduğunuzu öğrenin. hatırladığım kadarıyla beş safhadan oluşuyordu. ve safhalar geçene dek sabırlı olun. hayat belki bir daha eskisi gibi olamaz ama başka bir şeye dönerek devam eder. yaşamınızda yeniden anlamlar yeşerir. insanın doğası böyle.
ben de duygusal bir sarsıntı geçirip tükenmişlik sendromuna tutulmuştum bir ara. anlamlar silinmişti. bir daha gelmeyecek gibiydiler. geçmiş hevesleri anımsayınca tuhaf bir sızı oluyordu beynimde. sonra o sızı yok oldu. fizik bedenimdeki hasarlar tam olarak yok olmadı henüz, bedeni iyileştirmek daha zor sanırım.
sıkılsanız da, zevk almasanız da bir şeylerle uğraşın, kendinizi oyalayın. O an zevk vermese bile sizi yavaş yavaş iyileştirecektir bu, boş durmayın.
her insanın sınırlı bir yaşamı olduğunu hatırlayarak da rahatlayabilirsiniz. zaten sınırlı olan bu yaşamda çok da üzülmeye değmez.
+1
santimantal
(11.01.26)
(3)

Sabah 9da arveles aldıktan sonra akşam 6'da ibuprofen alınabilir mi?

Bartebly
Birlikte içmeyin diyorlar ama 9 saat geçmiş, olur mu?Teşekkürler.
Birlikte içmeyin diyorlar ama 9 saat geçmiş, olur mu?

Teşekkürler.
-2
Bartebly
(10.01.26)
İçersin, birlikte almak demek aynı anda veya yakın dakikalarda içmek demek. En az 2 saat geçmesi lazım diye biliyorum, 9 saat olmuş haydi haydi içersin. Ama ilaç etkileşimi olmayacağından emin olman lazım.
-2
muhayyer divan
(10.01.26)
@muhayyer divan, sence ilaç etkileşimi olmayacağından emin olsam bu soruyu sorar mıydım?
0
🌸Bartebly
(10.01.26)
Sorardın. Yeniden bakmamak için soruyorsun çünkü.
-1
muhayyer divan
(10.01.26)
(21)

Ah bu ben kendimi hangi boy ıslak odunla dövsem

muhayyer divan
MerhabaBirini hayatımdan kalbimden aklımdan çıkarmam gerek. Şimdiye kadar 236863363884649749 kere ayrıldık ama geri barıştık. Sanırım iletişim tarzımız bu oldu ama sürekli olarak manevi zarar görüyorum. Benim kalbimde olan birini kalbimden zihnimden hayatımdan "s" edebilmem için onun kötülüğüne, ger
Merhaba

Birini hayatımdan kalbimden aklımdan çıkarmam gerek. Şimdiye kadar 236863363884649749 kere ayrıldık ama geri barıştık. Sanırım iletişim tarzımız bu oldu ama sürekli olarak manevi zarar görüyorum.

Benim kalbimde olan birini kalbimden zihnimden hayatımdan "s" edebilmem için onun kötülüğüne, gerçekten kötü biri olduğuna inanmam lazım ama maalesef bunu yapamıyorum, sorun bu. Tam da bu sebeple saplantılı sevgi (hastalıklı mıyım acaba) denen şey oluyor benimki.

Bana bişey söyleyin ki kötü olduğuna inanabileyim, kalbime insin ve sinsin o inanç. Resmen can çekişiyorum çünkü. Lütfen bana yardım eder misiniz?
-5
muhayyer divan
(10.01.26)
Başka birini bul.
-8
arbre
(10.01.26)
O başka birine yazık değil mi, belki adam sevecek, kimsenin vaktiyle ve kalbiyle oynayamam çok sayın
-2
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Neden "hayatından çıkarman" gerek? Bence bu neden üzerinden yürümemiz gerekiyor duyuru ekibi olarak :) bize yardımcı olmalısın.
+3
loch ness
(10.01.26)
Sen hayir kurumu musun ki, iyi birinden uzaklasamion... ikili iliskiler boyle seyler diil

Iyilik kriterini "sana iyi gelmesi" olarak belirleyelim. Iyi gelmiyo sanirim. O zaman kotu biri, ayril ;)

Aliskanlik +3
+3
üğpoıuy
(10.01.26)
Başka birini bul derken senin de fiziksel olarak beğendiğin, duygun olan biri. Sen bilirsin tabii ki.
-2
arbre
(10.01.26)
@loch ness Hayatımdan çıkması gerek çünkü, olmuyor yahu, yürümüyor ilişki, hem yürütmüyor hem bırakmıyor, güzelliklerinin olması ilişkiyi sadece benim taşımama, onun da bana alabildiğine yüklenmesine sebep oluyor, tam bu yüzden kötü biri olduğuna inanmam gerekiyor, mantıken bakınca zaten kötü biri, kötü + toksik. Ama kalbim bırakmıyor, ya da kalbim sandığım bişey bilemedim şimdi.

@üğpoıuy bana iyi gelmiyor diye kötüdür diyemem kimseye, babam da bana iyi gelmiyor ama gayet iyi biridir mesela. Saygı sevgi ve sorumluluk konusunda alabildiğine pintilik yapan ve bilinçli olarak yapan biri iyi biri olamaz. Yani kelimelerle ifade edemiyorum artık.
-1
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Evet bir yandan da o baskı var üstümde. Bir yandan onda gördüğüm birçok şeyi başkasında görmedim, göremem. Başkalarının arasından öyle sivriliyor ki bir türlü koparamadım atamadım. Meditasyon da yapıyorum bağ kesme falan fıstık en dandik bile olsa ne varsa yapıyorum, bitmesi lazım bunun.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Sevgili @grimavi ben İngilizce bilmiyorum, çeviri kullanmak zorunda olmak ise beni çok üzüyor. Bilmiyorum İngilizce konuşmanın amacı nedir.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
@grimavi ,muhtemel ya kitaptan yada film repligini yazmiştir,

@muhayyer

sana saygi duymayana
sende saygi duyma
devam edersen kendine saygini kaybedersin,
mental olarak hasta olursun,
bencil olmak kötü bir huydur,
ama
hayatta kalmak
içinde biraz bencil olmalisin.
+1
designer
(10.01.26)
Senden çocuğum olsun diyen 60+ bey değil bu di mi?
+1
sekizdokuzon
(10.01.26)
Tam da bu dediğini yapmaya çalışıyorum ondan kopmaya çalışmakla. Kendime saygım azalıyor, kendime güvenim azalıyor... Tam bir narsist-bağımlı ilişkisi oldu. Ve kendimi korumak için gittikçe daha sert tavırlar takınır oldum, gittikçe daha sert düşünmeye çalışır oldum, kibre batıcam diye korkuyorum, en büyük korkularımdan biri bu. Onun için ya bu herif ölmeli ya ben ölmeliyim ya da tamamen s olmalı bu kişi.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Sus kız sus ayıp :p

10 yıl önce tanışıyor olsaymışız yaparmış, öyle demişti. Herhalde çocuğu da kendini de benim kazancımla bana baktıracaktı.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Soğuman için bir neden verdim diyelim jdkd
+1
sekizdokuzon
(10.01.26)
@muhayyer divan , burada "vicdan" çatısı altında bir insanın psikolojini yavaş yavaş çökertmesine ve seni içten içe çürütmesine müsaade ediyormuşsun gibi bir hisse kapılıyorum. hayatındaki insan "kötü biri" olmayabilir. ama ilişki yaşamayı da bilmeyen, dengeli davranmaya müsait kişisel olgunluğa erişememiş bir kişi de olabilir.

çok küçük bir mesleki gözlemimi paylaşacağım; portföyümde eşinden, partnerinden ayrılabilmek için sürekli daha yüksek dozlu bir istismar yaşaması gerektiğine, ilişkinin yada evliliğin "şimdilik" idare edilebilir bir noktada olduğuna kendini ikna eden bir sürü insan var.

- her şey küçük bir hakaretle, maddi-manevi saygı sınırlarının tahrip edilmesiyle başlıyor, sadakatsizlikler , dış partnerlerden taşınan (std) hastalıklar, hakaretler, dayaklar... kemikleri kırılan , ama "çok şükür canıma kast etmiyor , dışarıda ne sakat adamlar var" diye kendini yatıştıran gencecik kadınlar tanıyorum.

sizde durum bu seviyededir diye bir iddiam yok, ama bence "bunun sürdürülemediği" fikri uzun süredir kafada yer ediyorsa, insan içi soğumadan da sahneyi terk etmeyi göze alabilmeli. çünkü verdiğim örneklerdeki insanlar hep biraz daha ağır bir problem, biraz daha ağır bir istismarı bekliyorlardı sahneyi terk edebilmek için, ama daha ağırı geldiğinde de hayatlarında bir şey değişmedi.
+4
loch ness
(10.01.26)
@loch ness benim problemim soğuyayım da ayrılayım değil, ayrılmakta sorun yok, rahatlıkla bitti deyip her yerden engelliyorum. Sonra bir şekilde karşıma çıkınca geçmişi unutmuş oluyorum, kindar mı olmam lazım anlamıyorum ki. Kendime koyduğum teşhis bu, yeterince değersizleştirirsem gördüğüm yerde çocuk gibi davranmam, mesafemin hatta ayrılığın sebebini hatırlayarak doğru davranırım diyorum. Yoksa görsen hassasiyet abidesiyim, ben de az değilim ama onun narsisizmi akla getirilecek gibi değil. Öyle böyle değil. Buz dolabındaki suyu bardakla sayarak veren insan bu, öyle düşün.

@Bir sıcak el uzanır içkim yok diyor saçma sapan şeyler çıkıyor, kumar hiç işitmedim ağzından ama bilmem ne kadar maddeler içilmiş bişeyler yapılmış, bir yanı karanlık geliyor bana. Bugüne kadar devam etme sebebim dediğin gibiydi işte, sabredeyim, herkeste var narsisizm, her erkek egoisttir yönetmeye çalışır şu bu, ama değil, olmuyor kesinlikle, varlığıma saygısı yok.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Kendine değer vermiyor musun? Bende de bu sorun vardı. Gördüğüm şeyler yetti. Bir duyurucu vardı ya, kız evini yakmış, uzaklaştırma almış ama ondan ayrılamıyordu. Onunki gibi senin ilişki.
+2
Kahvedesu
(10.01.26)
Benzer bişey oldu evet, ondan sonra oldu ve çok benzedi, doğru. Kendime değer veriyorum da, derinlerde neler oluyor belli değil.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
@muhayyer divan , problem kararı taşıyabilmekle ilgili görünüyor. karşına çıkabilme cesaretini bulamayacağı kadar net ve keskin olmak gerek.

ben en uzun süreli bağımlı ilişkimi bitirdiğimde şu mesajı açıkça vermiştim; "artık aşk yok, arkadaşlık yok , bir şey danışacaktım'lar -düşman değiliz'ler , eşyalarım şurada kalmıştı'lar yok,hasta düştüm gelmedin'ler, falanlar filanlar... herhangi bir sebeple karşıma çıkarsan sana bunun bedelini ödeteceğim, artık seninle sadece iki yabancıyız." bu netlikte yaklaştığım için , sadece "her şey için çok özür dilerim" demeye gelebilmişti. sıcak bir çay ikram edip uğurladım. bir daha da hiç görmedim.
+1
loch ness
(10.01.26)
Evet haklısın, her seferinde ayrılan ben, arkadaş kalalım kopmayalım diye uğraşan o. Onu hayatımda yerleştirdim yeri boşaltma fikrini kabul etmeliyim. Ona atadığım anlamları iptal etmeliyim, onun oluşturacağı boşluğu olduğu gibi kabul etmeliyim. İçine noodle doldurmalıyım. Ondan daha az zararlı. Evet.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler. Seninki de o hesap. 60+ adamla toksik ilişki mi yaşanır Allah'ını seversen.
+4
sekizdokuzon
(10.01.26)
Seviyorum kız seni :)
Eril prensip ararken habire narsiste toslamak da ne bileyim...
-2
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
(6)

Daihatsu Sirion

muhayyer divan
Çok güzel araba, sizce sağlam mıdır? Yani kronik sorunları var mı, ciddi bir problemi var mı bu aracın? Uzak doğu arabası diyerek alıp binilir mi? Mesela bizim vefâkâr cefâkâr külüstürümüz gibi 30 sene bizi taşır mı?
Çok güzel araba, sizce sağlam mıdır? Yani kronik sorunları var mı, ciddi bir problemi var mı bu aracın? Uzak doğu arabası diyerek alıp binilir mi? Mesela bizim vefâkâr cefâkâr külüstürümüz gibi 30 sene bizi taşır mı?
0
muhayyer divan
(08.01.26)
2004-2005 model araçlardan bahsediyorsun. zaten 20 yaşında nasıl 30 sene daha taşısın.
bunun dışında klasik japon arabası temizini bulursan üzmez. sirion yerine terios tercih edilebilir. minnak bir jip havası var.
+1
orpheus
(08.01.26)
Onların sıfırı üretilmiyor mu artık 🙁
0
🌸muhayyer divan
(08.01.26)
2010 yılında türkiyeden çekildi. benzer kategoride suzuki swift veya nissan micra olabilir.
+1
orpheus
(08.01.26)
Peki hangisi daha olumlu, daha tercih edilesi?
0
🌸muhayyer divan
(08.01.26)
@muhayyer

nissanlarda kronik CVT sanziman problemi var.
swift nasildir bilmiyorum, nissandan iyidir herhalde.

eski arac alacaksaniz, basit bisey istiyorsaniz, bence iki marka ve model var.
1 - honda jazz
2 - toyota yaris
+1
cooperr
(09.01.26)
Daihatsu Sirion bulundugum ulkede epey yaygin, yaygin derken cok var anlaminda degil de bir Daihatsu modeli icin cok var denebilir. Cok kucuk araba, mukavemeti de epey dusuk olur diye dusunuyorum. Elektronigi cok az araba istiyorsunuz sanirim. Renault'dan falan olabilecek en bos modeli tercih edebilirsiniz. Ikinci el olacaksa 20 yaslarindaki arabalarda elektronik aksami az olan bir suru model vardir, ancak Turkiye'de deger kaybi egrisi garip oldugu icin eskilere gittikce alicinin zararina isliyor surec.
+1
mbond
(09.01.26)
(5)

Bu tarot astroloji konularına neden daha çok kadınlar meraklı?

pembediken
Inanan takip eden erkekler de vardır ama daha çok kadınlarda var gibi.
Inanan takip eden erkekler de vardır ama daha çok kadınlarda var gibi.
-2
pembediken
(07.01.26)
bence eşittir. kadınlar çok konuşuyor çünkü ve laf bi şekilde buraya geliyor
-2
karlmarx
(07.01.26)
bence bir sekilde kadinlarin sahip olamadiklari ozgurluk, otorite ve kontrol mekanizmalarinin karsiligi olarak olusmus. misal is yerinde az zam almistir, muduruyle bunu konusmayi dusunemez cunku hayati boyunca otoriteye saygi duymasi ogretilmistir, ama burcunda finansal sikintilar yasayabilirsiniz yazinca kendilerini daha iyi hissederler (aa falimda da cikmisti bu diyip kabullenmesi kolaylasir, zira mudure diklenmek bi secenek olsa bile yildizlara diklenmek olmuyor). bi tur basa cikma yontemi bence. dini inanc da biraz bu ise yariyor, basa gelenlerin kabulu kolaylasiyor allahin bir bildigi vardir diyerek.
+3
taurina
(08.01.26)
pek cok nedeni vardir. birincisi kultureldir. kadinlarla ozdeslesmis bir sey bu. erkekler mesela neden altin gunu yapmiyor, halbuki parayla daha cok icli dislilar, daha meraklilar. sirf kulturel oldugu icin. onun disinda karakter olarak belki daha duygusal, sprituel, yaratici olabilirler.
+1
Sour
(08.01.26)
geleceği tahmin ile işgal herkesin önem verdiği konularda var. kadınlar kısmet mısmet bakar, erkekler borsa hareketlerinden pattern gördüğünü sanar, bahis oynar vs. benzer güdülerin farklı araçlarla tatmini hep.
0
robokot
(08.01.26)
Astroloji ve tarot ve diğer bir yığın şey gibi birer "gizem" yani buz dağının görünen kısmı kadar ortalarda olup tatmin etmeyen, illa hakkında konuşup öğrenip anlamaya ihtiyaç duyulan alanlar. Üstelik bana göre Astroloji insan psikolojisi çalışmanın en şahane yollarından biri. Değişik ve çok katmanlı, çok derin bir sembol dili. Jung bile Astroloji çalışmış, 1000 yıl önce İbn Arabî dahi çalışmış ve kendisinden feyz alınıyor bugün, çeşitli ülkelerde Astrolojinin üniversiteleri var. Aşağılanacak ve hafife alınacak bir alan değil kesinlikle.
-1
muhayyer divan
(08.01.26)
(16)

işe başlar başlamaz izin istemek

yenibirgüzelnick
şimdiye kadar 4 bakıcı değiştirdim hepsi de işe başlar başlamaz o hafta izin istediler. neden sizce? artık bunun bir anlamı olmalı tesadüf olamaz diyorum. hatta bir önceki bakıcım ikinci haftadan yıllık izne tatile gitmişti. iki gün önce yeni bir bakıcı başladı. diyor ki hafta içi bir gün izin istey
şimdiye kadar 4 bakıcı değiştirdim hepsi de işe başlar başlamaz o hafta izin istediler. neden sizce? artık bunun bir anlamı olmalı tesadüf olamaz diyorum. hatta bir önceki bakıcım ikinci haftadan yıllık izne tatile gitmişti.
iki gün önce yeni bir bakıcı başladı. diyor ki hafta içi bir gün izin isteyebilir miyim? yani izin vermediğim olmadı şimdiye kadar kimseye. ama bu kıza izin versem ben çok zor durumda kalacağım ve oryantasyon için iş yerinden izin almıştım o boşa gidecek. ne düşünüyorsunuz? normal mi bunlar?
0
yenibirgüzelnick
(06.01.26)
"Hafta içi bir gün izin isteyebilir miyim?" Kurcuğu cümle tam olarak bu mu? Eğer buysa 7 gün 24 saat çalışması üzerinden anlaşmışsınız gibi anlaşılıyor, haftalık izni yokmuş gibi. Eğer hafta sonları izinli de bir gün de hafta içi için istiyorsa ve bunu her hafta için istiyorsa bu iyi bir ley değil, önce işi bağlayıp sonra kendi istediği şekle çevirmeye çalışmak bu. Hepsi de çakal demek ki, belli bir kurumdan filan seçiyorsan o camiada bu bir alışkanlık olmuş olabilir.
+1
muhayyer divan
(06.01.26)
bence hiç normal değil. ilk haftadan izin istenmez. siz çok yumuşak başlı bir insansınız, saf görmüşler kullanıyorlar. hadlerini bilsinler. siz hiç istediniz mi ilk haftadan izin? ben 10 farklı şirkette çalıştım hiçbirinden ilk 2 ay izin istemedim. giderse de gitsin.

evden çalışmalı bir iş bulmanız mümkün değil mi? siz veya eşiniz için?


--------
çocuğun tam bir eziyet olduğunu ve çocuk yapmama kararımın ne kadar doğru olduğunu bu tarz olaylarla daha bir anlıyorum. doğurması dert, büyütmesi dert, parası dert, baktırması dert...
+3
art cat chocolate
(06.01.26)
@muhayyer divan, yok canım haftada 5 gün çalışıyor işte bugün ikinci günüydü ama cuma günü için gelmesem olur mu işim var dedi. ben zaten 5 günlük yıllık iznimi harcamıştım çocukla alıştırayım haftaiçi diye. boşa gitti şimdi.

@art cat chocolate, ben zaten evden çalışıyorum ama çocukla birlikte çalışmak mümkün değil. sanırım evde olduğum için nasıl olsa evde diye kimseyi çalıştığıma inandıramıyorum sürekli izin istiyorlar.
+4
🌸yenibirgüzelnick
(06.01.26)
Pek bildiğim bir konu değil ama işe başlamadan önce ayarladığı ev temizleme işi olabileceği geldi aklıma. O işte bir günde güzel bir para kazanılıyor, sizden maaşı almasına da daha bir ay var, diğerleri de bu kişi de o yüzden ilk haftadan izin istemiş olabilir.
+1
michael_knight
(06.01.26)
sinirlarinizi test ediyorlar. benim de kardesim otizmli. bir suru bakiciyla calistim. cogu beni suya goturup susuz getirir. ben de yumusak basli bir insandim. izin istedikleri zaman hayir diyemiyordum haliyle.

asagida yazdigi gibi, siz melek de olsaniz bakicilarin cogu 3 kurus fazlasini veren bir yer buldular mi gitme egiliminde olacaklar. maalesef onlarin bize degil bizim onlara ihtiyacimiz var ve bunu da cok iyi biliyorlar.

valla su an calistigim bir isim ve kardesimin bana ihtiyaci olmasa bakicilik yapmayi dusunurdum. erkek halimle herkesten de guzel yaparim.

allah iyi insanlarla karsilastirsin.
+6
trixi
(06.01.26)
bu hiç normal değil, siz net bir şekilde acil bir durum olmadıkça izin veremeyeceğinizi belirtin. evden çalışsanız dahi çocukla ilgilenemeyeceğinizi ayrıca daha çocuğun alışma sürecinde sürece ket vuracağını bu sebeple kabul edemeyeceğinizi söyleyin.
+2
wendyangelamoiradarling
(06.01.26)
Hayır diyeceksiniz, siz melaike de olsanız habersiz işi bırakabiliyorlar zaten hiç utanmadan. O yüzden en başta konuştuğunuz şartların dışına çıkmayın. Çünkü bu haftaki cuma gününün iznini verirseniz gelecek günlerde de izin vermiş olacaksınız. Baştan sert durun.

Yemin ediyorum insanlar çalışanların elinde oyuncak oldu ya.
+6
antihero
(06.01.26)
Herkesin işi çıkabilir ama ilk haftadan izin veya alışkanlığa dönüşmüş izin mantıklı bir şey değil.

Ben sizin yerinizde olsam zaten kendim vakit bulamadığım için kendisine ihtiyaç duyduğumu ve daha ilk haftadan böyle bir talebi beklemediğimi söyler durumun absürtlüğüne vurgu yapardım. O hafta için izin verir, ancak sonrası için söz veremeyeceğimi belirtirdim. Kısa süre sonra tekrar izin isterse o kişiyle o iş olmaz zaten.
+2
akhenaten
(06.01.26)
@akhenaten aslında bu hafta imkansız sonra istese yine ayarlardım ama mümkün değil izin veremem. ama şimdi de çocuğu nasıl bırakıp gideyim kadın sinirlenir izin vermedik diye. of ya nefret ettim bakıcılardan.
+1
🌸yenibirgüzelnick
(06.01.26)
başka iş görşmesine gidiyorlar, izin verme, ilk haftadan izin mi istenir ya insan utanır, demekki utanmasıda yok. birde denemek için yapıyorlar resmen senin iyi niyetini baştan sıkı tutun.
+2
eja
(06.01.26)
normal değil bence de. ben çalışan olarak işe girdiğim ilk haftalarda izin alacağım durumlar olursa baştan belirtiyorum. son girdiğim işyerinde doktor kontrollerim olacaktı mesela. işe başladığım hafta 2-3 defa gitmem gerekeceğini 1-2 saat geç kalacağımı belirtmiştim iş görüşmesi olumlu geçince. siz bence bir daha bakıcı görüşmesi olursa, yıllık izin ve hastalık hariç izin istenmesi durumunu kabul edemeyeceğinizi belirtip baştan önünü kapatın derim.
0
Sadece soruyorum
(06.01.26)
@Sadece soruyorum, halbuki görüşme sırasında bir önceki bakıcı ile izin konusunda sıkıntı yaşadığımızı söylemiştim. önceki bakıcı da emrivaki şekilde çocuğu uyuttum çıkıyorum işim var diyip çıkıp giderdi. böyle şeyler yaşamak istemiyoruz demiştim.
ama geldiğimiz nokta yine ilk haftadan izin istemekler filan.
+1
🌸yenibirgüzelnick
(06.01.26)
Ya gelenlerle bir kaşın kalkık konuşamaz mısın, mesela kız geldi sana cuma izin alabilir miyim işim var dediğinde dümdüz hiç düşünmeden ve gayet net bir tavırla ve hafif yüksek sesle sadece HAYIR diyemez misin? Hiç lafı dolaştırmadan, sesinle yüzünle konuşamaz mısın? Bunu yapman lazım artık. Hatta her bakıcıyla baştan anlaş bence, ilk 6 ay kesinlikle izin yok de. Ha, gözün tutmadığı anda yine şutla. Hatta bence gözlerini de korkut, evin çeşitli yerlerinde hepsi bilgisayarıma bağlı olan 20 gizli kamera mevcut de mesela. Biraz tepeden konuş, konuşmazsan böyle oluyor. Kızmayı bil şu insanlara. İleride çocuk okulda sıkıntı yaşasa, mecbur kalıp da öfke dili kullanman gerekse ama kullanamasan kimi nasıl caydıracaksın ki. İnsan bunları öğrenmeli, hayat pamuk helvası gibi bir şey değil maalesef.
+1
muhayyer divan
(06.01.26)
kimsenin günahını almak istemem ama istatiksel olarka baktığımda net olarak şunu görüyorum.

yeaa tamam buraya başladım ama daha iyi bi yerden çağırıyolar bi gidip görüşeyim, anlaşırsam bırakırım. anlaşamazsam daha iyi bir iş bulana kadar burada takılırım.

dediğim gibi gerçekten izne ihtiyaç olan bir durum da olabilir ama bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.
+2
omer460
(06.01.26)
Muhtemelen birkaç hafta/ay gibi kısa bir süre çalışmayı düşünüyorlar. Daha iyi bir yer bulunca oraya sıçramak için. Girer girmez de izinleri kullanıp çalışmadan paraya çevirmiş oluyor.
+1
msb
(06.01.26)
Neden istiyormuş izni sordunuz mu? Önce nedenini sorun. Naiflikten demiyorum bunu belki çok önemli bişey vardır diye değil. Ama böyle durumlarda açıklama yapmak durumunda olduğunu baştan bilmesi, açıklaması yoksa değil izin almak, izni istemenin bile kabul edilebilir olmadığını bilmeli. Ha geçerli sebebi vardır düşünürsünüz o başka. Ama mutlaka sorun neden izin istiyorsun, o işini haftasonu neden yapmıyorsun. Sen bi izin gününde halletmeye çalış işini bakarız filan gibi.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(07.01.26)
(8)

Susuzlukla nasıl baş ediyorsunuz?

muhayyer divan
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet... Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet...

Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
0
muhayyer divan
(05.01.26)
normalde su akınca 5 litrelik şişelerde zula yapılır bizim evde onlar kullanılır, saydıkların kesintinin yapıldığı günde yapılması gerekiyorsa kuaföre veya suyu akan arkadaşa gidilir
+1
nahtoderfahrung
(05.01.26)
evimde her zaman yedekte beş altı bidon su olur. sular kesilirse onları kullanırım.

eğer o da yoksa;

youtu.be
+2
yurtsuz john
(05.01.26)
Duruma, kesintinin sıklığına göre plastik musluklu bidon alınmalıdır . Bir ya da 2 tane 30 litrelik olanlardan almak iyi olur.

Uzun süre içinde su kaldıysa, kişisel değil , evin genel temizliği için kullanılır yeniden doldurulur .
+1
diyecevaplandı
(05.01.26)
Bursa, Ankara, İzmir? :) Su kesintisi sürekli olacak gibiyse ve yeriniz varsa su deposu öneririm. 50ltlik aldım, banyoya koydum. Daha büyükleri de var.
+1
gnosis
(05.01.26)
62 daireli toki apartmanının deposu ne kadarsa o kadar işte. Banyoya ayrıca yaptırın mı demek istedin?
-1
🌸muhayyer divan
(05.01.26)
@muhayyer divan Su deposu/tankı diye geçiyor ama vanalı kocaman bir plastik silindir ya da prizma aslında. Şöyle bir şey: www.trendyol.com
+1
gnosis
(05.01.26)
2 litre bana yetiyor. adam olana fazla bile.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.01.26)
www.instagram.com

Hahahahahahh 😁😁😁😁
+2
🌸muhayyer divan
(06.01.26)
(14)

Flört işleri

kararsızataletfilozofu
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısındanYaş 30larda erkek, çalışan biri.En son sevgili 8yıl önce olmuşHoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısından
Yaş 30larda erkek, çalışan biri.
En son sevgili 8yıl önce olmuş
Hoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.
En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.
Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini gördü.

Date sayısı bu 8 yılda 5-6 yı geçmediği için
Ne flört konusunda tecrübe kazanabildi ne de hatalarını görebildi.

Konuşurken fazla kendimi anlatıyorum hatalarımı bile, cool olmuyorum. Böyle bir eksikliği tek farkedebildim bir arkadaştan öğrendim en basitinden.
(Eskiden hiç konuşmuyordum ayarını bulamadım bu işin)

Spora zaten başladım kafam dağılsın diye
Kitap ve diziye de sarabilirim

Yada biraz daha çabalamalısın, buluşma kulüplerine, workshoplara katıl devam et flört çabalarına mı dersiniz ?

Yada önereceğiniz kendini geliştir şu video şu kitap, şu tavsiye öneriniz var mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
Ben CV'nizi okuyunca flört pratiği olmayan ama duygusal zekâsı ve farkındalığı yüksek birini gördüm. Önce acele etmeyi, kendinizi ispat ihtiyacını, kendinize yüklediğiniz o "birini bulmalıyım” baskısını biraz geri çekmenizi tavsiye ederim. Sonra da ilk birkaç buluşmada kendinizi çok dökmemeye gayret edin derim. Zira erken açılmak ister istemez karşıya yük bindirir. Bir de karşı cinsle iletişimde önceliği flört olarak belirlemediğiniz zaman daha rahat olursunuz. Bu da iletişiminize olumlu yansır ve şartlar uygunsa zaten o aşamaya kendiliğinden geçtiğinizi görürsünüz.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(05.01.26)
Bence bütün bu cv olayı bile yanlışın bir parçası aslında. Nasıl basitleştireyim bilemedim. Pek rahat görünmüyorsunuz. Rahat deyince insanlar ev halini anlıyor, bundan bahsetmiyorum. Arkadaşla, aileyle, tek başınayken, iş ortamında, yabancıların arasındayken, flört döneminde ve ilerlemiş bir ilişkide "rahat olma kriterleri" farklı. Rahat olayım derken toptan kendimi salayım anlamayın bu açıdan, ama siz biraz fazla teknik tarafta duruyorsunuz sanki.

Kendinizi düşünün, birisi karşınıza belli bir amaçla gelse, belli teknik konulara dikkat edip hedefi tutturmaya odaklı olsa siz ne hissedersiniz? İnsanlar böyle şeyleri sessizce anlar.

Evet insanın geçmiş ilişkileri ona bir şeyler öğretir, ama bu hayatın genel bir akışı. Bu hesaba katılması gereken bir kıstas değil. Kendinizi "ben deneyimsiz olduğum için teknik anlamda yetersizim" şeklinde konumlandırmanız yanlış.

Siz iyi vakit geçirdiğiniz insanlarla muhatap olacaksınız. Bu kişilerle hoşlandığınız şekilde vakit geçirmeye devam edeceksiniz. Sonra ne oluyorsa olacak. Hepten salmayın, ama bu kadar da teknik olmayın. Bence doğrusu bu.
+2
akhenaten
(05.01.26)
friendzone'a nasıl düşüyorsunuz anlamıyorum. hadi şimdi evliyim de eskiden ilk buluşma güzel geçiyorsa bi şekilde öpüşürdük, öpüşülmediyse önümüzdeki maçlara bakardık. muhabbete fazla sarıp fiziki çekimi falan arka plana mı atıyorsunuz, fazla mı dertleşiyorsunuz ne, sıkıntı orda bence.
+1
antihero
(05.01.26)
özgüveninizi neler artırır, buna odaklanmanız faydalı olur. yazdıklarınızda düşük özgüven hissettim. özellikle erkek tarafı için flört ve ilişki olayının en temel konusu budur. özgüveni karşıya hissettirmediğiniz görüşmelerinizin çoğunun sonu friendzone'a düşmektir.
0
awlmi
(05.01.26)
yukarıda çoğu kişi söylemiş aslında. onlara katılıyorum. bence yeni biriyle tanışırken "ben bununla öpüşebilir miyim" diye düşünmektense yeni bir insan tanımaya odaklanmak daha önemli. o zaman rahat olursun, rahat olursan da sohbet etmek daha akışkan olur. karşındakine sadece seninle flört ederse değerli olacakmış gibi değil o zaten değerli biri ve sen onun hakkında bir şeyler öğreniyormuşsun gibi düşün. ve onun hakkında bir şeyler öğrendikçe bakarsın birbirinizi tamamlayan yanlarınızı veya birbirinize ilginç gelen yanlarınızı bulursunuz ve o zaman da sen çabalamasan da bir şeyler kendiliğinden ilerler.

tip ve para konusuna gelirsek, bu konular bu kadar önemli olsaydı kimse evlenemezdi. çoğu insanlar 20lerinde evleniyor ve evlenirken genelde kimsenin evi arabası olmuyor, sonradan alınıyor bunlar. ayrıca evli olan kişilerin hepsi çok güzel çok seksi veya çok yakışıklı değil.

ama evli kişilerin evlenmeden önceki hallerine bakarsan genelde bakımlı olurlar. kız çok güzel olmasa da en azından bir cilt bakımı yapar, biraz makyaj yapar saçına özenir. dişini fırçalar vs. mesela sen sigara içiyor ve günde en az 2 defa dişini fırçalamıyorsan dişlerin sararmıştır ve her 10 kızdan 8'i seni eliyodur daha yolun başında. Saçın sakalın birbirine karışmış geziyosan olmaz. asgari bakımı yapman lazım.

onun dışında bir ortama girdiğinde, hemen kendi hesabını ödeyip kaçıyosan bence senin cimri olduğunu düşünebilirler. ortama göre hareket etmek lazım. mesela hiç evden çıkmıyor bir kitap okumuyor bi film seyretmiyosan bi kızla buluştğunda ne anlatacaksın. sen kendini geliştirmeye odaklan, hayatını renklendir, senin hayatına eşlik etmek isteyen biri gelirse ne güzel olur. mesela bi de keskin çizgileri olan biriysen de itici olabilirsin, örneğin bir kızla flört edeceksin, kız seni beşiktaşa çağırdı, ben beşiktaşa gelemem çok uzak sen beylikdüzüne gel diyemezsin, ya da kız sanat filmine gidelim dedi, sen de "kızım ben sanat filmi sevmem" diyip kestirp atarsan itici olursun, ama "sanat filmi bana hitap etmez ama sen istersen gelirim belki fikrimi değiştirecek bir şey olur" dersen sevimli olursun. vs vs. genel geçer şeyler bunlar bence.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
yılışık bir havan var gibi geldi bana öyle birini anlatıyorsun ki karşımda burhan altıntopu düşündüm.

erkek adam kafasını yormaz bu tip şeylere çok fazla
-7
Hallegadola
(05.01.26)
Nasip bu işler. Bu şekilde takılıp direkt evlenen de var.
-2
arbre
(05.01.26)
sürekli friendzone düşüyorsan hata sendedir. o fırsatı-imkanı karşındaki kadına veriyorsun. bu genelde fazla iyi olmaya çabalayan, aşırı yardımsever. kendi değerini göstermeye çalışan insan hatasıdır.
0
orpheus
(05.01.26)
Kadınlar, karşısındaki erkeğin kendini tamamen ortaya koymasından hoşlanmaz; gizem ortadan kalkar. Zor çözülen erkek merak uyandırır. Eğer merak uyandıracak bir yönün yoksa, arkadaş olarak kalır ve sadece dert dinlersin.
Ayrıca günlük konuşmalarda sürekli İngilizce kelimeler kullanmak, birçok kadına itici gelebilir. “Friendzone” gibi kavramlara gerek yok; Türkçemiz yeterince güçlü ve güzel.
+1
deepex
(05.01.26)
bence tuhaf birisin. soruya üçüncü kişiden bahseder gibi girip, birden kendinden bahsetmen ne kadar tuhaf oldugunu gösteriyor. ikili ilişkilerde de bu şekilde tuhaf davranıyorsun muhtemelen.
-1
abelardo
(05.01.26)
Keyfin yerinde mi kendinle başbaşayken?
Seninle arkadaş veya sevgili olsan geçireceğimiz zaman keyifli olur mu?

Keyfi yerinde insanın enerjisi çok uzaktan farkedilir. Başka birine değil kendine doğru dön bence.
Eve kapanarak demiyorum elbette, ilgini çeken workshop, kurs işlerine gitmek kendin için iyi olur.

“Bu kızı öpebilir miyim?” diye düşünerek yaklaşma diyen arkadaşa çok katılıyorum. Ayrıca olaya istatistik olarak bakarsak da öpmediğin her kız ortalama 5 başka kıza giden yolu açıyor. 3 kız öpmesen 15 kıza erişimin oluyor.

Başta söylediğimi tekrar edeyim.
Sen keyfi yerinde ve etrafına keyif veren bir insan olduğunda zaten birisi gelir seni kapar. Sen kendinle ilgilen.
0
michael_knight
(05.01.26)
Burdakileri dinleme derdin varsa terapiye git. Bir soruna bakış açısı her insanın hayat tecrübelerine göre değişir, onların birikimi sende yoksa verecekleri tavsiye hep eksik olur.
+2
nahtoderfahrung
(05.01.26)
Çok acaip bulabilirsin ama kendimi tutamıyorum, astrolojik doğum haritana bakmak isterdim, seni konuşmakta bu kadar dengesiz yapan nedir, çözüm görünüyor mu diye. Çünkü çoğu zaman bu tarz şeylerin çözümü görünür. Durumun çok zor, arkadaşlar da söylenecek her şeyi söylemişler, bende de sadece bu kalmıştı onu sundum.
-1
muhayyer divan
(05.01.26)
Cevaplar için teşekkürler.
Uykusuz bir gece yine duyuruya danışmış oldum.

1.si alkol, kumar, sigara kötü alışkanlığım yok.
Dişler her zaman fırçalı, deodorant her zaman ve her gün duş alıyorum dikkat ederim,

2.si konuşmam arada garipleşebiliyor aklımdan öyle geçtiği için özneyi bir arkadaş gibi başlayıp kendimde bitirdim psikolojik bir sebebi vardır da çok kafaya takmadığım için duyuru sonuçta böyle yazdım.

3.sü benim mottom önce arkadaş olmak her zaman fakat bir süre zaman geçince hoşlanma olursa sonra flörte yönelik adım atılmayınca friendzone a geçiliyor.

4.sü bazı konularda seçici olabiliyorum gıdaların markası, sağlıklı olup olmaması filan gibi.

5.si bonkör değilim enayi olacak kadar, cimride orta halli yerine göre, ama karşı tarafla arkadaşta olsak 3buluşmanın 2sini ben öderim.

6.sı dizi-film eksiğini hissediyorum
Yurtdışı deneyimin eksikliğini hissediyorum
Tecrübesizliğin eksikliğini hissediyorum.

Psikolog aklımdan geçiyorda o kadar bütçe ayırıp o kadar fayda göreceğimi düşünmediğim için erteliyorum.
Onun yerine parayı spora, gıdaya, arabaya, kıyafetlere, vb. Şeylere ayırmayı tercih ediyorum şimdilik
+1
🌸kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
(10)

Bilgisayar aksamı olmadan üretilen araba var mı?

muhayyer divan
Ülkemizde tabii. Yani mesela arabanın 10 bin bakımı geldi, servise gitmedim diye kilitlenen araba istemiyorum. Ya da ne bileyim uzaktan kontrol edilebilen araba istemiyorum. Ülkemizde böyle araba var mı, sıfır alınabilecek? Yani bazı konforları da olsun elbette, klimasız olmaz mesela, son modellerde
Ülkemizde tabii.

Yani mesela arabanın 10 bin bakımı geldi, servise gitmedim diye kilitlenen araba istemiyorum. Ya da ne bileyim uzaktan kontrol edilebilen araba istemiyorum. Ülkemizde böyle araba var mı, sıfır alınabilecek? Yani bazı konforları da olsun elbette, klimasız olmaz mesela, son modellerde ne var bilmiyorum gerçi ama. (Bizim araba 94 model doğan slx, ilk sahibiyiz ve araba çürümek üzere, onun için soruyorum bunları)
0
muhayyer divan
(04.01.26)
Servise gitmedin diye kitlenen arabayı yeni duydum.

İlk olarak, bilgisayar olmayan arabadan hayır gelmez, hiçbir işe yaramaz. İnsanlar eski arabaların bilgisayarsız olduğunu falan sanıyor ama alakası yok.

2000lerden önce beri arabalarda bilgisayar var ve arabanın stabil olmasını sağlayan şey de bilgisayar.

Mesela gaz pedalı. Siz gaz pedalına basınca arabaya daha çok yakıt gitmiyor. Hatta ve hatta gaz pedalının mekanik bir bağlantısı yok. Sadece ne kadar basıldığını ölçen sensör var. Bu sensör arabanın ecu’suna (engine computer unit) ne kadar bastığınızı söylüyor. ECU kendi karar veriyor ne kadar yakıtın motora gideceğine.

Şöyle bir senaryo düşünün. Araba 4. Viteste, 4000 devirde 100 ile gidiyor olsun. Sizce yokuş çıkarken, inerken, düz yolda araç aynı yakıtı mı yakıyor?

Araç 4000 devirde gittiği için trigger kayışı pistonları her durumda aynı miktarda açıp kapıyor. Araba da ECU ‘su olmasaydı, hem yokuşta hem inerken hem de düz yolda araba aynı miktarda yakıt gönderirdi. Bu da felaket olurdu, çünkü yokuşta çok fazla tork gerekiyor. ECU, motorun tork üretemediğini görünce daha fazla yakıt gönderiyor.

Yokuş inerken de tam tersi. Çok dik bir yokuş inin. Gaz pedalına dibine kadar basın. Eğer zaten çok yüksek tork varsa motorda, ECU bir gram yakıt göndermiyor motora.

Keza abs, esp gibi sistemler full bilgisayara bağlı.

Yani bilgisyarsız araba mümkün değil. Yolda gitmez en basitinden.
+3
substituent
(04.01.26)
Bizim araba da mı bilgisayarlı?? 😮😮😮
-2
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Şunu söyleyim önce, bilgisayarsız arabalar elbette vardı, ama bilgisayarlı arabalar 90larda bile vardı. Onu demek istemiştim.

Doğan slx için şimdi baktım, enjektörlü ise ECU olduğu yazıyor, karbüratörlü ise bilgisayarsız olduğu yazıyor.
+2
substituent
(04.01.26)
Bizde karbüratör var bildiğim kadarıyla 1993 Ekim ayında trafiğe çıktı. Meme falan yapıyor 😁😁

Bahsettiğim servise gitmeyince çalışmayan araba şeysini galiba Toyota markası için mi ne duymuştum. Belki üst segmentler için geçerlidir bilmiyorum ama böyle şeyler var sanırım, yani ben Toyota olsam yapmaya kalkışırım 😁

Neyi kastettiğimi anlatabildim mi peki, benim irademi yok sayacak bir teknoloji istemiyorum arabada.
-3
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Evet anladım ama günümüz araçları için tam olarak öyle bir şey yok, ama yakınları var.

Modern araçları hiç bilmiyorum, kullanmadım/görmedim. Ama mesela babamın aracı Dacia Logan 2014. O dediğinize yakın biraz. Aracın bilgisayar aksamı var, ama dediğiniz o tarz şeyler yok.

Tabii geçen şöyle bir şey oldu. Arabada hiç sorun yokken 80le giderken bir anda arabadan beep diye ses gelip araba kendini kapattı. Hemen sağa çektim. Tekrar arabayı çalıştırmayı denedim, çalışmadı. Marş da basıyor sesi çok sağlıklı. Göstergede bir işaret çıktı. Neymiş ne değilmiş baktım, mazotta su göstergesi işaretiymiş.

Araç mazotta su algılamış, bu yüzden motora yakıt kesinlikle göndermiyor. Motora yakıt gönderse araç çalışacak yani.

Mazotta su yokmuş bu arada, araç 980bin km de olduğu için bayağı eskidi her şeyi, beyine giden bazı kablolarlarda kısa devre olmuş. Yaptırdık, düzeldi her şey.

Ama gerçekten yakıtta su olsaydı, motorun hayatını kurtarırmış. Çünkü dizel motora yakıt girince enjektörleri mahvediyor.

Son model araçlarda belki marş bile basmaz araba. Zaten motora yakıt gitmeyecek, bari kullanıcı marş basıp boşuna aküyü tüketmesin, diye.

Aslında hepsi kullanıcıyı korumak için var.
+1
substituent
(04.01.26)
Elbette kullanıcının korunması için, doğru ama mesela (nerede oturuyorsun bilmiyorum ama) şehrin en büyük anayollarından birinde 90'la giderken birden arabayı durdurması deyince aklıma yolun ortasında kalakalmak geliyor ki bu da çok tehlikeli bir durum, ben trafik kilitlendiğinde debriyaj fren debriyaj fren uğraşmaktan bacak kaslarıma ve ayağıma kramp girip Eskişehir yolunun en civcivli yerinde ortada kalmış insanım, bak bunun arabayla da alakası yok tamamen kendi sağlık problemim. Ama tepeme bir de böyle şeyler binerse artık yangın var deyip kaçarım herhalde. Kastettiğim bu.

Yani evet motoru korusun ama beni de korusun, o dediğin nasıl bir işlem, mesela "10 dk içinde kenara çekin" gibi bir uyarı veriyor mu, vermiyorsa nasıl durdu araba ne yaptın çok merak ettim şimdi.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Yok bildiğiniz arabayla giderken bir anda araçtan beep diye ses geldi ve araba gaz yemedi. Motor devri düşmeye başladı. Hemen sağa çekip güvenli bir şekilde durdum.

Araçta öyle yazı yazacak bir ekran yok zaten. Mazot su var göstergesi yandı sadece.
+1
substituent
(05.01.26)
ECU olmayan arac artik yok.
servise gitmedigin icin kitlenen arac yok, servis resetleme isi zor degil.
arac icin olumcul bir durum varsa motoru kitliyor modern araclar, bu benim de basima bir kere geldi ama cok cok nadir bir durum. bir sensor erimis motorda, ondan sinyal alamayinca motoru kitlemisti. yolda kaldim, servise cektirdim.

yeni dunya duzeni boyle. yok bunlara bulasamam diyorsa 30+ yasinda arac alman lazim.
+2
cooperr
(05.01.26)
sanırım sıfır lada nivalar hala karbüratörlü, ecu olmama ihtimali var. ama yakıt fazladır onlarda da.

o kadar ince elemeye gerek yok. ortalama bi araç alacaksan en çok satılan neyse onu al geç.
+1
antihero
(05.01.26)
2024 temmuz ayından itibaren ülkemizde satılan sıfır araçlarda şerit takip, çarpışma önleme sistemi vb. gibi sistemler tüm araçlarda zorunlu kılındı. Dolayısıyla öyle bir araç bulmanız artık mümkün değil. Yukardaki yazarların da bahsettiği gibi ancak 95 öncesi araçlarda minimum elektrik/elektronik aksam bulabilirsiniz.
0
mutantking
(05.01.26)
(22)

Duyuru kadınlarına: bir yüzüğe en çok kaç lira verirsiniz?

muhayyer divan
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
0
muhayyer divan
(04.01.26)
Hayal etmekten bıktım, önüme gelenlerin sırtlan gibi sürekli beni yemelerinden de bıktım. Ne inanç ne güven kaldı. Yaşım iyice ilerledi, bu saatten sonra kimle ne zaman uyum yakalayacağız. Herkes evli çıkıyor, bıktım usandım yani.

Yüzüğü takmak bana ne katacak bilmiyorum, ellerim öyle uzun ince parmaklı değil tam tersi, küçücük ve dolma parmaklı. Bilemedim. Kaldım öyle.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Partner hediyesi tipinde yüzük ne demek?
Ben çok iyi paralar verebilirim. 3700€ da verebilirim. Kalitesi ve ne kadar sevdiğim önemli.
+1
alice in potatoland
(04.01.26)
Yani o yüzüğü takan kadınların hayatında bir ilişki var anlamı verebilir yüzük, bir kadın arkadaşının parmağında görsen "ooo sevgili mi yaptın" veya "oo vatandaş ciddiyete mi gidiyor" dedirtir. Çok da cafcaflı bişey, aşırı gösterişli. Ya da bana öyle geliyor, bilemedim şimdi. Pırlanta sever değilim ama yüzüğün tasarımı pırlanta kullanılmış hissiyatı veriyor (3700 liraya pırlanta yüzük satmazlar tabii) ve şekli yapısı çok hoşuma gitti.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
veririm, daha fazlasını da veririm. yüzük takmayı çok seviyorum :D partner meselesi de umrumda olmaz.
+2
nolmus yani
(04.01.26)
🤭🤭🤭 ben epey bir balığım yalnız 🤭🤭
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Duyuru erkeğiyim. Açıklamana üzüldüm. Ben alayım sana. Hehe. Al ya. 3700 para değil çalışan insan için.
0
arbre
(04.01.26)
3700 veririm çok beğendiysem de ama asıl allah bir partner nasip etsin istiyosam alyansa veya tektaşa benzeyecek dışarıya başım bağlı mesajı verecek takı takmam. Yani single yazan tişörtle de gezmem ama tek taş da takmam. Yanlış mesaj verip doğru anlaşılmayı beklemek olur.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(04.01.26)
Yüzüğü ya da herhangi bir hediyeyi sevgilinden bekleme. Yüzüğünü de sevdiğin bir şeyi de sen kendine al. Kim ne derse, ne düşünürse düşünsün.

Yüzük takmak için sevgili lazım değil ve yüzük almak için de sevgili lazım değil. Sen kendine al.

" Yüzüğü takmak bana ne katacak ellerim ince ve uzun değil, parmaklarım da dolma" demişsin çok üzüldüm. Yüzük takmak için ince uzun parmaklı mı olmak lazım? Kendini hiçbir şeyden mahrum etme. Bir model üzerinde bir kıyafet mi gördün o kıyafetin büyük bedenini al. Bedenini çok sev ve lütfen şunu asla unutma; seni sen yapan senin bedenin değil. Yüzüğe verilecek paradan bağımsız yorum yapmak istedim
+3
rock n roll
(04.01.26)
3700 çok beğendiğiniz bir yüzük için çok da yüksek bir para değil.

Bir kadına evlilik teklif edecek olsanız kaç paralık yüzük alacaksınız?
+1
michael_knight
(04.01.26)
@rock n roll seviyorum seni. Ben de senin gibi düşündüğüm için almak istedim de, arada kaldım filan, haklısın.

@michael_knight ben erkek değilim kadınım 😁

@benim bir gizli bildiğim o yüzük tek taş veya alyans değil, minik minik kristallerle su damlası formuna gelecek şekilde işlenmiş, ortasına büyücek su damlası şeklinde tek bir kristal konmuş bişey. Reklam olmasın diye link vermedim.

@arbre çok hoşsun :)) teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Çok beğendiyseniz ve kullanacağınızı düşünüyorsanız alın.
En güzel hediye insanın kendine aldığı hediyedir.
+3
mutekebbir
(04.01.26)
Saçma sapan bir markadan Bijuteri yüzükse vermem. Ama kendim için güzel bir altın takıya çok daha yüksek rakamlar veririm neden verilmesin ki? Ha ben yüzük değil de kolye bileklik severim o ayrı. 3700 bi şey değil
+3
dfn4
(04.01.26)
geçen sene yurtdışında bir ikinci elcide 1930'lardan bir yüzük görüp beğenmiştim. 12 bin lira falandı sanırım. gezimin son günüydü ve halihazırda çok fena içeri girmiş durumdaydım. hiç ikinci el takı almamıştım daha önce ve işin ilginç tarafı yüzük anca serçe parmağıma oluyordu. buna rağmen aşırı beğendiğim için aldım. normalde aynı yüzük istanbul'da 5 bin lira olsa almazdım; ama o gün onu alasım geldi.
o günden beri hemen her gün takmak istiyorum ancak sağa sola çok çarptığım için pek kıyamıyorum. en ufak pişmanlık yaşamadım. biraz kilo verdiğim için, yüzük parmağıma rahatlıkla olur oldu. benimki de partner hediyesi görünümünde bu arada da, kime ne yani..
çok*3 beğendiyseniz bi dakka bile durmayın, yarınımızın garantisi mi var?

edit: dolma parmak kısmını yeni okudum. benim de elim iridir ama üstten baktığımızdan, olduğundan daha iri görünüyor bence. yüzüğü denemek için parmağınıza takıp, türkan şoray gibi ayna karşınıda şöyle yüzünüzü gözünüzü okşayacaksınız:D öyle yapınca yukarıdan baktığımızdan daha iyi görünüyor:)
+1
lil siztah
(04.01.26)
Bekar kadın olsam ve ilişkim olmasa, 'ilişkisi var' intibaı uyandıracak bir takı takmazdım. İlgimi çeken bir kadında ilk baktığım şeydir, parmaktaki yüzük.

@benim bir gizli bildiğim var +1
+3
Mirket
(04.01.26)
Satınca para etmeyecekse
Hayatımda biri olsun istiyorsam karşı tarafa ilişkisi var intibası bırakacaksa almam.
0
Amaranta ursula
(04.01.26)
Çook beğendiysem 20 bin veririm ya bir daha mı gelicez dünyaya
+2
ekimoloji
(04.01.26)
@rock n roll çok güzel söylemiş. Parmaklarınıza dolma deyip de o kadar beğendiğiniz yüzüğü almaktan kaçınmayın diye bir destek de ben vermeye geldim. Alın, güzel güzel kullanın <3
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
o kadar begendiysem alırım 3700e
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
Fiyatından bağımsız olarak ilişkin var zannedilecek bir şey takma bence.
+1
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
çok beğendiğin bir takı için 3700 çok değil +1
ilişkin olduğunu belli edecek bir yüzük takma +1
+1
Sadece soruyorum
(05.01.26)
Sağlam kaliteli yüzüğe verilir bu para. Mutlu edecekse alın. Takılarda kaybolması durumları var ona dikkat edin. Diğer meseleler de gelip geçici canını sıkma
+1
pembediken
(05.01.26)
Bijuteri ürünü çelik gümüş vs. ise kuruş vermem, hoşlanmıyorum. Altın ise ve o ay mani olacak ödemem yoksa 3700 değil 37000 de veririm severim takıyı.
+1
cilekli pasta
(05.01.26)
(9)

Hoşlanılan kişiye kanka demek

arbre
Kadınlara ve erkeklere soruyorum. Hoşlandığınız kişiye kanka der misiniz? Kanka demekten kaçınır mısınız?
Kadınlara ve erkeklere soruyorum. Hoşlandığınız kişiye kanka der misiniz? Kanka demekten kaçınır mısınız?
-22
arbre
(02.01.26)
Hayır knk olur mu oyle sey
+1
vedatchilipeppers
(02.01.26)
Demem. Ama bakarım ki vatandaşın benle hiiiiçç alakası yoksa ve olacak gibi de değilse kanka derim. Demişliğim var.
+1
muhayyer divan
(02.01.26)
eğer hoşlanıyorsam direkt bacım derim ki hoşlandığımı anlasın.
+5
ercu cozer
(02.01.26)
Bunu denemek istiyorum, tepkisini merak ediyorum, denenir mi
-8
🌸arbre
(02.01.26)
Bir arkadaşıma kanka deyince "nasıl kanka dersin bana? biz senle daha öteyiz" demişti. Ama kaç sene oldu tabi ki. Söyle tepkisini görürsün.
0
sevilen progressive türkücü
(02.01.26)
tabii lan manyak misin
+2
tabii lan manyak mısın
(03.01.26)
Kanka dersen en baştan mesafeni koymuş olursun o da sana emmi der geçinir gidersiniz
+2
yakalayamadığın.ışıklar
(03.01.26)
Müdür, ajan gibi daha samimi hitap şekilleri düşünürüm hoşlandığım kadına karşı
+2
cay koy geliyorum
(03.01.26)
dediğim adamla evlendim.
0
Hallegadola
(05.01.26)
(8)

sevdiğiniz birini kıramadınız ve

baldan kaymak
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.

Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.

Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
-6
baldan kaymak
(29.12.25)
Ben olsam sevdiğim birinin "başkasını takipten çık" demesini garipserdim. Hatta o kişiyi gerçekten sevmeli miyim - diye düşünürdüm. Velhasıl bir bahaneye gerek yok, dilediğinizle takipleşme hakkınız olacak kadar yetişkinsinizdir diye umuyorum.
+3
ebabil curnatasi
(29.12.25)
“dilidiğinli tikiplişmi bikbikbikbik…” gibi zırıltılar duysan bile; istediğin kişiyi istediğin nedenden ötürü takipten çıkarmaya hakkın var.

Sorunun “böyle bir talep var, bu kişiyi takibi bırakmalı mıyım/geri takip etmeli miyim” gibi bir şey olmadığını idrak etmeye yetecek kadar beyin sahibi biri olarak cevap veriyorum;

Bu kişi madem takibi bırakmakta, whatsapptan engellemekte sakınca görmediğin bir kişi, o zaman istek atmasını durumu sormasını falan da önemsemene gerek yok. İnstagramdan da engelle bitsin gitsin. Aklı başında kimse “yav beni niye takipten çıktın” diye insanın peşine düşmez, en fazla “Hay götüm” der geçer. İşin içinde bu kadar ısrar varsa, engellenen tarafta hayvan gibi bir kıskançlık var demektir.

Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan. Zaten sevdiğin birinin sevmediği birine karşı sen nötr mü duruyordun?
+2
lazor
(29.12.25)
instagram hesabı özel bir alandır. istediğinizi istediğiniz sebeple takip eder, istediğiniz sebeple takipten çıkarsınız. bunun için hesap sormaya kalkışan psikopatlara cevap bile vermeyin.

sevgili yapmışımdır, potansiyel olarak flörtöz hareketler içinde olduğum herkesi çıkarırım. ayrılırım eski-yeni içimden kim gelirse eklerim, isteyen kabul eder istemeyen kabul etmez. birinin siyasi görüşünden, yaptığı salak salak paylaşımlardan rahatsız olurum, takipten çıkarım, bir şey merak eder, bir şey diyecek olur tekrar ekler yada yazarım. umurumda bile değil. altı üstü insanların özel hayatlarıyla ilgili kişisel şov sayfası, bu kadar anlam yüklemeye gerek yok.
0
loch ness
(29.12.25)
''birlikte olduğum kişi seninle iletişimde olmamı istemiyor, ona saygımdan dolayı takip isteğini kabul edemiycem'' şeklinde bir mesaj, sonrasında engel...
+4
antihero
(29.12.25)
Ben eşlerin bile eşinin takiplerini kontrol altında tutmalarını doğru bulmuyorum. Ha, çok belli olan şekilde flörtöz yaklaşımlarla ekliyordur ve bunu nerdeyse eşinin gözüne sokuyordur, o zaman eyvallah, rahatlıkla çıngar bile çıkarırım onda problem yok ama bu tarz olmayan her türlü ekleme takip kontrolcülüğü bence saygısızlıktır. Benim kimi ne için seveceğimi de ne için takip edeceğimi de benden başka kimse belirleme hakkına sahip değildir. Böyle baskıları hadsizlik olarak görüyorum. Arkadaşına dikkat etmeni tavsiye ederim.
+1
muhayyer divan
(29.12.25)
"Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan." +1

instadan da engelle. niye tekrar takip atmış ki? sevdiğin kişinin hisleri doğruymuş demek ki..
+1
love and trust
(29.12.25)
Takipten çıkarmadaki mesajı anlamayıp tekrar istek atmasını mı garipseyeyim, işin peşine düşüp açıklama beklemesini mi bilemedim. Kişisel hesabınızdan birini çıkarmak için bahaneye gerek yok, canınızın istemesi yeterli
+1
juliette
(29.12.25)
ilk hareket garip olsa da; takipten çıkarılan kişinin bunu hemen farketmesi, ısrarla arayıp yeniden takip göndermesi falan ilk hareketin biraz doğruluğunu gösteriyor. özel kişi ile bir gün yollarınız ayrılırsa bu kişi ile de tekrar takipleşmeyin.
+1
ground
(30.12.25)
(15)

Allah'tan uzaklaştım bu aralar

etna
Beni tekrar motive edecek YouTube konuşmacıları veya videoları veya kanalları atabilir misiniz?
Beni tekrar motive edecek YouTube konuşmacıları veya videoları veya kanalları atabilir misiniz?
0
etna
(21.12.25)
biz hep uzaktık. buralarda o işlerle ilgilenen pek olmaz. 1 2 sipritüel falan var.
-1
mikahakkinen
(21.12.25)
Kısası Enbiya (Peygamberler Tarihî'ni ) oku .
-4
diyecevaplandı
(21.12.25)
Prof. Dr. Hasan Onat
Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün

Bu ikisini bul bul dinle.
-6
muhayyer divan
(21.12.25)
benaslindayohum
(21.12.25)
beyin cerrahı ismail hakkı aydın ,
+2
designer
(21.12.25)
@Bir sıcak el uzanır

Neden fişlensin insanlar? Bir şeyi anlamaya çalışmak da mı suç? Bu nasıl bir yaklaşımdır aklım almadı artık.
+3
muhayyer divan
(21.12.25)
Birkaç farklı tefsir okursan kararın netleşir, insanlar daha neye inandığını bilmiyor.
+1
kimlanbu
(21.12.25)
Doğru yoldasın koçero devamm
0
Rondak
(21.12.25)
Youtube caner taslaman videoları bilimsel ve çok derin. Tavsiye ederim.
-2
luluki
(21.12.25)
Birkaç muzaffer ozak videosu yeterli olacaktır
+1
kel aynak kusu
(21.12.25)
Nouman Ali Khan'ın tefsirleri güzel: youtube.com
0
Amaranta ursula
(21.12.25)
aslan hoca, abdullah yolcu, ebu hanzala, othman al-khamis.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
yadigar
(21.12.25)
Böyle devam et doğru yoldasın.
-1
yakalayamadığın.ışıklar
(21.12.25)
8:15-11:26 arası: www.youtube.com
0
yadigar
(22.12.25)
(8)

Bu Kız Ne Ayak

depresif çocuk
8 aylık güzel bir ilişkim vardı. Sonra birden bire kız arkadaşım eski sevgilisiyle görüşmeye başladı. Telefonda yazışma ile başlayan süreci aramalar takip etti. Sonrasında yüz yüze görüşmeye başladı. Tabi bu süreçte çok ciddi kavgalarımız oldu. Kavgaların dozajı artıyordu ama her barışmadan sonra iş
8 aylık güzel bir ilişkim vardı. Sonra birden bire kız arkadaşım eski sevgilisiyle görüşmeye başladı. Telefonda yazışma ile başlayan süreci aramalar takip etti. Sonrasında yüz yüze görüşmeye başladı. Tabi bu süreçte çok ciddi kavgalarımız oldu. Kavgaların dozajı artıyordu ama her barışmadan sonra işler daha da kötüye gidiyordu. Taviz verdikçe bir adım ileriye gidiyordu. Neymiş, adamla 3 senesi geçmiş, zor zamanlarda yanında olmuş, iyi bir arkadaş olarak görüyormuş vs.

Ne oldu da bu kadar tahammül edebildin derseniz, size sormak istediğim de tam bu nokta aslında. Sizce bu kız, bu hareketlerine rağmen gerçekten seviyor olabilir mi? Çünkü kızı 1 ay içerisinde abartısız 6 defa terk etmişimdir. Her defasında bu olayla ilgili bir şey sebep oldu buna. Sonrasında yalvar yakar beni geri kazanmaya çalışıyor, eve hediyeler gönderiyor, engellememe rağmen bir şekilde bir yolunu bulup iletişime geçiyor. Hüngür hüngür ağlayıp ilk defa benimle gerçek aşkı yaşadığını falan söylüyor. Ancak o kişiyle görüşmekten de vazgeçmiyor.
0
depresif çocuk
(20.12.25)
Liseliyseniz normal böyle şeyler. Düşe kalka çok şey öğreniyor insan. Saçmalamak yararlı.

Ama eğer Değilsen; mantıkla izah edilemeyen ilk temasta yol vermen gerekirdi. Ağır saçmalamışsın. Ne mesajı ne araması ne tavizi? Gidip terapi gör. Yalnız kalmaktan mı korkuyorsun, ayrılmaktan mı korkuyorsun neyse travmaların tespit edilip çözülsün.
+6
lazor
(20.12.25)
Farz edelim ki gerçekten seviyor ve bu kişiyle de arasında gerçekten hiçbir şey yok. Sizin gönlünüz buna razı olmuyorsa nasıl sağlıklı şekilde sürdüreceksiniz ilişkiyi?

Bazen insanların karakteri birbiriyle uyuşmaz. Öyle değil mi? Yani dünyadaki her bir insan nasıl diğeriyle uyumlu olabilir? Bazen uyuşamazsınız. Siz uyuşamamışsınız belli ki.

Ben de kendi adıma bu durumu hoş göremem. Özellikle de ben bu kadar karşıyken inatla iletişimin dozunun artması hiç hoş olmamış. Herkes kendi olduğu haliyle birlikte mutlu olabileceği birini bulmalı bence, ben böyle bakıyorum hep.

Meseleden bağımsız, 1 ayda 6 kere bitip başlayan ilişki yürüyebilsin sanmıyorum. 6 olduğundan bile emin değilsiniz hem de. Neden diretiyorsunuz ki? Sevip sevmemesinin bir önemi yok sanırım bu durumda. En az altı kere sizi sevdiğine inanmışsınız ama geri döndüğünüzde yapamamışsınız. Mesele sevgiden bağımsız.
+4
akhenaten
(20.12.25)
Bazı insanlar hayatlarındaki bazı partnerlerini takıntı haline getirmiş olabiliyorlar ya da onları "güvenli liman" olarak görebiliyorlar. Bundan dolayı kız arkadaşınız hayatından eski sevgilisini çıkartmamakta diretiyor olabilir.

Fakat bu şekilde bir ilişki yürümez bana kalırsa. Siz birden bire eski sevgilisiyle görüşmeye başladı yazmışsınız ama bu durum uzun zamanlara da dayanıyor olabilir. Ben ilk öğrendiğimde bu ilişkiyi sonlandırır ve bir daha görüşmemek üzere o defteri kapatırdım çünkü bana göre bu düpedüz aldatmak sayılır. Aranda bir şeyler geçen insanla, hayatında biri varken görüşmeye başlamak/devam etmek normal davranışlar değil.
+3
mermaidd
(20.12.25)
Kızın sevgisi gerçek değil, bölünmüş sevgi. Ben bölünmüş sevgiyi gerçek sevgi olarak göremiyorum. Ona duyduğu hisler devam ediyor, etmiyorsa buyursun üçünüz görüşün, senin yanında görüşsünler. Ben inanmadım kıza.
+2
muhayyer divan
(20.12.25)
İlişkiyi 3 kişi yaşıyorsunuz. Dev kırmızı bayrak
+2
thesomberlain
(20.12.25)
bahsettiğin geri kazanma, ağlama, hediye yollama vs. seni sevdiğinin işareti değil.
+1
orpheus
(20.12.25)
Bu sorunun aynısı ya da benzeri geçen aylarda da soruldu sanki. Ben olsam ya o ya ben derdim. Seninle sevgiliyken exiyle görüşmesi çok yanlış
+1
pembediken
(20.12.25)
sana abi tavsiyesi onu değil Kendini seviyorsan terk et. Asla geri dönme. Bu ilişki bitmiş. Cuckold ilişkiye dönmüş. Kız seni aldatmış sen daha ne ayak diye soruyorsun. şu işi Hafifletme olaylarını geç. Kız arkadaşın belki ileride karın, çocuklarının annesi olacak kadın seni aldatmış.
+1
hexagon
(21.12.25)
(4)

Dünya kadar kendi cinsi varken farklı davranan hayvanlar

smokee
https://x.com/voiceofworldco/status/2001408914655494258Sizce bunun psikolojik açıklaması nedir,yani o kdr kendi cinsi arasında insana saldırması tecavüz etmeye kalkışması
x.com

Sizce bunun psikolojik açıklaması nedir,yani o kdr kendi cinsi arasında insana saldırması tecavüz etmeye kalkışması
0
smokee
(18.12.25)
Verilen kimyasalların (vitamin, yem, antibiyotik, ilaç, vs) etkili olabileceğini düşünüyorum, içlerine farklı malzemeler zerk edildiyse deney yapmak adına, bunlar gelişebilir. Neden olmasın?

Ayrıca frekanslarla hayvanların yönetildiğini, uzaktan kumanda edilebildiğini şahsen düşünüyorum, özellikle çiplilerse.
-11
muhayyer divan
(18.12.25)
Hayvanların bir nevi sevgi gösterisidir bu. Köpeklerin sahibine kerkinmesi olayı da vardır. Google'a yazarsanız bol miktarda video bulursunuz. Onların düşünme sistemi farklı. Sizin gibi düşünmesini beklemeyin.

Ayrıca çip konusuna çok güldüm. Allah da espiriyi yapanı güldürsün :D
+3
Mirket
(19.12.25)
aklima bu geldi: www.instagram.com
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.12.25)
adam bahtsiz bedevi olabilir, acidim ya hahah
0
cooperr
(19.12.25)
(6)

Doğum gününüzü kutlamazsa?

loch ness
Uzun süreli ilişkinizde , sevgiliniz doğum gününüzü kasten kutlamazsa , hediye , organizasyon vs.'yi geçiyorum, tek bir kuru mesaj bile yazmaz ise bu sebeple ayrılır mıydınız?
Uzun süreli ilişkinizde , sevgiliniz doğum gününüzü kasten kutlamazsa , hediye , organizasyon vs.'yi geçiyorum, tek bir kuru mesaj bile yazmaz ise bu sebeple ayrılır mıydınız?
0
loch ness
(18.12.25)
ayrıl geç ya, bu hareketler artık benden ayrıl deme hareketleri.
+1
asap raki
(18.12.25)
ayrıl
+1
black holes in the sky
(18.12.25)
Aranızdaki hukuka göre, ilişkinin tarihine göre, vatandaşın yapısına göre değişir. Her şey bir yana, içimde bir ses beni dehşetli dürtüyorsa ve huzursuz ediyorsa bunu değerlendirip peşine düşerim, muhakkak bişeyler aydınlanacaktır, ona göre davranırım. Muhtemelen ayrılırım.
0
muhayyer divan
(18.12.25)
Kasten derken? Yani doğum gününüz olduğunu bilmesine rağmen mi bir mesaj bile yazmadı? O an kavgalı ve konuşmuyor muydunuz?
0
bobinhoo
(19.12.25)
@bobinhoo ; olayı şöyle olmuş, doğum gününe 5-6 gün kala kadın ottan çöpten bir kavga çıkarıyor ve iletişimi kesiyor, arada beklenen gün geliyor ve geçiyor ses seda yok.
0
🌸loch ness
(19.12.25)
kutlamayan kadın bir de yani. 1 haftadır arada en ufak iletişim yok, ilişki bitmiş bile zaten.
+2
bobinhoo
(19.12.25)
(23)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(7)

Ağız kokusu

camlicagazoz
Merhabalar,Dişlerimi fırçalarım, listerine falan kullanıyorum. Ama ağzım kokuyor. Sigara, alkol falan da kullanmıyorum. Ne yapsam belirli bir süre sonra ağız kokusu oluyor. Var mı tavsiyesi olan.
Merhabalar,

Dişlerimi fırçalarım, listerine falan kullanıyorum. Ama ağzım kokuyor. Sigara, alkol falan da kullanmıyorum. Ne yapsam belirli bir süre sonra ağız kokusu oluyor. Var mı tavsiyesi olan.
0
camlicagazoz
(17.12.25)
Bir diş hekimine görünmenizde fayda var ama konu sırf diş sağlığıyla bitmiyor ki, bademcik taşından böbrek rahatsızlığına kadar birçok sorun ağız kokusu yapar.

Bir de nefes kokusu testi ile nefeste bulunan gazlar araştırılıp kokunun kaynağının ne olduğu bulunuyor diye eskilerden kalma bir bilgi var bende. Hafızam beni kandırıyor veya yanlış hatırlıyor olabilirim ama nefes kokusu testi konusunu bir araştırmanda fayda var.
0
Mirket
(17.12.25)
aralarda kalıyor olabilir, diş ipi iyi olur
0
gurur
(17.12.25)
Kahve yapabiliyor bazı kişilerde. En azından 3-4 gün kahveyi tümüyle kesip fark olacak mı diye takip edin.
0
mikro patlama
(17.12.25)
Ağzında amalgam dolgu varsa o organları rahatsız edebiliyor. Mideden geliyor olabilirmiş. Bir de bademciklerde pirinç tanesi gibi bişeyler çıkıyordu iltihap adı altında. Neydi onun adı bilemiyorum ama o da koku yapar diye biliyorum. Boğazında ağrı varsa bi doktora gidiver derim.
0
muhayyer divan
(18.12.25)
Eğer ağız ve mideden kaynaklanmıyorsa süt ve süt ürünleri tükettikten sonra artıyor mu takip edin. Laktoz sindirilmediği için olabilir. Bağırsakta candida mantarı sorunu vb. gibi bir çok nedeni olabilir.
0
onyx
(18.12.25)
Dişini fırçalasan da dilinin arka taraflarındaki ölü derileri temizlemediğin müddetçe kokar. Biraz öğürme hissi gelir ama dişinle beraber dilini de fırçalamayı dene. Diğer sebepleri ise bademcik taşı ya da mide kaynaklı sorunlar.
0
Caletti
(18.12.25)
1 ay kadar her turlu sut urunu ve gluteni kesin bir de oyle bakin. eger koku azalmissa ya da gecmisse bunlardan kaynaklidir.
0
65 derece
(18.12.25)
(10)

Yürüme bandıyla kilo vermek

yenibirgüzelnick
Çok heveslenip yürüme bandı aldım. Bugün 1 saat yürüdüm. 70 kiloyum amaç 60a düşmek. Doğum kilosu vermeye çalışıyorum. Çok hevesliydim ama ekşisözlük yorumlarına bakınca kilo verilmiyor filan demişler veya 2 senede 7 kilo verdim diyen olmuş. Ben 6 ay içinde 10 kilo veririm diyordum ya :( Hiç çevreni
Çok heveslenip yürüme bandı aldım. Bugün 1 saat yürüdüm. 70 kiloyum amaç 60a düşmek. Doğum kilosu vermeye çalışıyorum.

Çok hevesliydim ama ekşisözlük yorumlarına bakınca kilo verilmiyor filan demişler veya 2 senede 7 kilo verdim diyen olmuş. Ben 6 ay içinde 10 kilo veririm diyordum ya :(

Hiç çevrenizde var mı böyle kilo veren? Motivasyon olun bana lütfen.
0
yenibirgüzelnick
(17.12.25)
Eğimli yürürseniz etkili olacaktır. Ben yaptım oldu
+1
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Mutfakta kilo verir, sporla sıkılaşırsınız.
Kalori sayın.

Bir kilo verebilmek için 7700 kalori yakmanız gerekir. Bir saat yürürseniz 200-300 kalori yakarsınız. Yani 30 saat yürürseniz 1 (bir) kilo verirsiniz.
+1
Mirket
(17.12.25)
diet yapmadan kilo vermek ya sizi çok yorar ya da imkansızdır. evet yürüme bandınız hayırlı olsun. size çok faydalı da olacaktır. yalnız bu yürüme bandına küçük bir diyet eklemeniz lazım. diyet yapmak ölümüne aç kalmak da değil. bir sürü diyet var.

if yapın akşam saatlerinde bişey yemeyin. üç gün zorlanacaksınız ondan sonra alışacaksınız.

yağ ve karbonhidratı aşırı derece kısarsanız vücudunuz savunmaya geçer ve kilo vermekte zorlanırsınız bunu zamanla farkedeceksiniz. bebeğinizi Allah analı babalı büyütsün. nazar değmesin efenim.
+3
Fodera
(17.12.25)
Şimdi l carnitin diye bi enzim var, yağ yakan. Dışardan ekstra takviyesini de alabilirsin, vücudunda da var aynı zamanda. Ama bu enzim belli bi kalp atışı üstünde yağ yakıyor. Yani yürüyerek değil de bi tık koşarak verebilirsin kilo
-9
izmitcan
(17.12.25)
- eğimli yürü +1
- keşke kondisyon bisikleti alsaydınız ama. yürüme bandı dizlere çok iyi değil.
- 2 öğün beslenin. kahvaltıyı geç yapın 11-12 gibi. sonra 17-18 gibi akşam yemeği ile bitirin günü.
-300 400 kaloriden fazla kalori açığı vermeyin bu çok önemli.
0
archmeister8
(17.12.25)
Yüzde 10 eğim, 4 km/saat hız, 30 dakika her gün yürü. Eğimsizde kilo vermen zor.
-1
arbre
(17.12.25)
verirsin. nabzı 140 civarında tutabildiğin her aktivitede kilo verirsin.
ama söylendiği gibi, 70kg'lik %35-36 civarı yağlılığa sahip bedende, 6km hızla 1 saat yürürsen 250 kalor civarı anca yakarsın. bu da 30 saatlik yürüyüşte 1 kilo yapar. diyetten de 400-500 kalori açık verirsen 2 kilo da o yapar. ayda 3 kilo verrisin.
+1
tchuck
(17.12.25)
Ben de diyorum gym'de herkes niye dağ keçisi gibi yokuş tırmanıyor. cevapları görünce dank etti, meğerse son model işe yaramaz gym efsanesi buymuş.

Doğum sonrası kilonun farklı bir dinamiği vardır bu arada, ona bir şerh düşmek lazım ama temel mantık kalori açığı +1
Bu da diyetini ona göre ayarlamakla ilgili ama sütünü vs de düşünmen lazım muhtemelen. O yüzden bir diyetisyen lazım gibi.

Bu demek değil ki yürümek işe yaramaz, yürü ama sadece yürüyerek pek bişi olmaz.
+3
Bruce
(17.12.25)
Ya başkalarının laflarına bakma lütfen. İstediğin her şeyi yapmaya kudretin var, ister çamaşır askısı yaparsın ister çamaşırları üstünden alır çıkar yürürsün. Üstelik yürüyüşle kilo verilmez ama kalbe ve metabolizma hızına muhteşem destek olunur. Yürüyüş harika bir spordur, çok çok iyi etmişsin, en iyisini yapmışsın 🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻🌷🐞🎀
+1
muhayyer divan
(18.12.25)
ay bayılıyorum ezberden konuşanlara ya. doğum sonrası diye belirtilmesine rağmen üstelik... yani belki bebek sabah 6da ayağa dikiyor, öğlen 12ye kadar ne yapacak bu kadın aç aç mı takılacak evde? ya da eşi işten 19.00da geliyorsa o zaman hiç beraber akşam yemeği yiyemeyecekler ya da belki eşi gelene kadar bebekle ilgilenmekten yemek bile yapamıyor olabilir. hepsi yaşandı çünkü...

neyse.

yürüyüş bandı ne kadar işe yarar bilmiyorum. ama bildiğim kadarı ile yapılan yürüyüşün kalori yaktırabilmesi için nabzının yükselmesi lazım. yani aheste aheste yapılan bi yürüyüş işe yaramaz. bant üzerinde koşmanın da dizler için iyi olmadığını duymuştum ben de. chat gpt ile filan bi muhabbet edilip maksimum fayda nasıl alınır bi öğrenmek lazım.

doğum kilolarını vermiş ama doğum öncesi kilosunun biraz üstünde kalmış bi kadın olarak bende işe yarayan formül aç kalmadan kalori açığı yaratmak şeklinde oldu. diyetisyenle de çalıştım. büyük faydasını gördüm. ama sürdürülebilir bir beslenme düzeni yaratamıyorsanız diyet de işe yaramaz. verirsiniz, geri alırsınız. evet bu da yaşandı...

yediklerinizle kalori açığı yaratmaya çalışın derim.
-1
elorelia
(18.12.25)
(8)

Siz de jinekologa gitmekten nefret ediyor musunuz? (Kadınlara soruyorum)

gnosis
Soru başlıkta (⁠─⁠.⁠─⁠|⁠|⁠)
Soru başlıkta (⁠─⁠.⁠─⁠|⁠|⁠)
0
gnosis
(13.12.25)
Nefret demeyelim ama gitmeyi sevmiyorum evet. Yine de hiçbir sıkıntım olmasa dahi senede bir kez görev bilinciyle pap smear için gidiyorum.
+1
kullanicadi
(13.12.25)
Ne yazık ki ben de haftaya aynı sebeple gideceğim ve şimdiden stresi başladı. Aklımın bir köşesinde sürekli.
0
🌸gnosis
(13.12.25)
Nefret değil ama sevmiyorum +1

İşim düşmedikçe gitmem ayrıca. Tahareti suyla aldığın zaman hiçbir sorun çıkmıyor, yeter ki herkesle ve/veya korunmasız ilişkiye giren erkekleri kendine dokundurtma.
-3
muhayyer divan
(13.12.25)
erkek gozunden hic kosarak giden kadin gormedim, hepsi her sene oflaya puflaya giderdi.

soruya kaynak yapayim:
bir tanesi ozellikle erkek jinekolog tercih ederdi, sormustum ne ayak diye, kadinlar cok kurcaliyor, erkek doktorlar hizli sekilde hallediyor, fazla soru sormuyorlar demisti.
beni yemis de olabilir :D, saglamasini yapana gofret alacam.
-1
cooperr
(13.12.25)
Ben hiç sevmiyorum aslında ama rahim filmi ve amniyosentez işlemi yaptırınca o koltuğa muayene için oturmak çok basit gelmeye başladı. Ama yine d esevmiyorum tabi.
0
suicides underground
(13.12.25)
''korunmasız ilişkiye giren erkekleri kendine dokundurtma'' bunu nereden bilebiliriz ki?
+3
Kahvedesu
(13.12.25)
Kbb ye veya nebileyim göz muayenesine gitmek gibi birşey benim için, çok umursadığım strese girdiğim bir durum değil. Tüpbebek tedavisinden sonra koymuyor da olabilir tabi.
+1
physcos physcos
(14.12.25)
Ben de hiç sevmiyorum ama bir kaç senedir işini iyi yapan bir doktor sayesinde eskisi kadar gerilmiyorum.
Bu arada erkek doktor tercihine katılıyorum. Eskiden hep kadın doktor tercih ediyordum ve zulüm oluyordu. Erkek doktorlar bu konuda daha iyi. Acıtmıyorlar veya daha nazik oluyorlar, özür dileyerek nezaketle yaklaşıyorlar.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(14.12.25)
(29)

Hediyelerimle dalga geçilmesi

egerbiryolcu
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalp
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)

Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalpli çiçekli falan..o konuda iyiyimdir ama o gün onları da çok beceremedim.

Sonuç olarak ortada mükkemel olmayan ama el yapımı emek verilmiş bı şeyler vardı.

Verdiğimde tepkileri çok yapmacık gibi geldi. Ayy canım... Hani anlarsınız ya o samimiyetsizligi. İçlerinden biri de kurabiye için evli olan bı arkadaşımıza küçük çocuğunu kastederek bunları Ali mi yaptı gibi bı espri yaptı. Orda baya rencide edilmiş gibi hissettim herkese karşı. Ayraçlar için de bu ne işe yariyo gibi bı cümle geçmisti.

Sevdiğim bir hocam vardı üniversitede bir paket de ona yapmıştım. Bu kızlar da geldi yanıma hediyemi teslim ederken. Hoca baya mutlu oldu tek tek baktı yorum yaptı sarıldı baya içten tepki verdi. Onlar da görmüş oldu. Orda biraz kendime gelmiştim. Yoksa çok mu sacmalamisim diye kendimden şüphe eder hale gelmiştim.

Yani sırf maddi değeri yok diye mi böyle dalga gecilmesi gerekiyor yanlış kişilere mi değer vermişim ya da çok istediğim gibi olmadılar diye üstüne bu tepkiler gelince de alinganligim mi arttı emin olamadım?

hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
Evet, yanlış kişilere değer vermişsiniz ve 'arkadaşlarınız' hanzo.
+10
auroraaurora
(12.12.25)
ilk bakışta ne oldukları anlaşılmıyor, bu nedir diye sorardım ama kitap ayracı açıklamasından sonra anlamlı geliyor, mutlu olurdum
+4
grimavi
(12.12.25)
Piyasada el yapımı çok iyi şeyler varken bunlar ancak 90 larda göz kamaştırır.
Niyet güzel ama daha iddialı ürünler çıkarmalıydın.
Bi de hediyeyi nasıl sunduğun ve sana karşı öncesinde (geçmiş yaşantılar) ne hissettikleri önemli. Sanırım birbirinizi biraz sinir etmişsiniz. Onun etkisi var gibi.
Bu tür durumlarda hediyelerin üstüne isim yazmak kurtarıcı oluyor. Ayse ye verilen hediyenin üstüne ayse yazmak gibi.
-2
luluki
(12.12.25)
yaptıklarınız cok guzel olmus, cok sevımlıler. ne yazık kı o ınsanlar bu nezaketı dusuncelı davranısı haketmemıs, el emegıne saygı duymayan ınsanları sız de cıddıye almayın bence. kötu bıle olsalar yıne de ınsan tsk eder. yıne de cok uzulmeyın, bır daha yapmazsınız, cok yakınlarınıza yaparsınız bu ıncelıklı davranıslarınızı.
+1
deepness
(12.12.25)
El ile bunları yapmak vakit alan şeyler .
O nedenle zihni tanınmış ürün markarıyla format yemiş , her şeyde elitizm arayan, vakit kaybettiren kişilerden uzak durun.

İncelikten anlamakta bir meziyet .
+2
diyecevaplandı
(12.12.25)
Öncelikle ne işe yaradıklarını söylemeseniz ben de anlamazdım. Belki onlardan çok sizin hoşunuza gidecek tarzda bir hediyedir bu. Yine de, ilgimi çekmeyen/çok beğenmediğim ama emek verilmiş bir hediyeye böyle tepkiler vermezdim, tepkileri biraz kaba geldi. Kabalık dışında, çok değer verilmeyen birinden bu tarz hediye geliyorsa çoğunluk hocanız kadar samimi tepki vermeyebilir bence.
+2
matlii
(12.12.25)
Bok yiyin demek lazım da işte insanlık bizde kalsın. Bugün de öğretmen kalitesizliğine doyduk.
+5
sekizdokuzon
(12.12.25)
kabalığın hiç bir durumda savunması olamaz. ayılık ve ökküzlük.
+4
gabe h coud
(12.12.25)
bence arkadaşlarında sorun var, el emeği verilmiş hediyeler şu dünyada herşeyden üstündür kötü bile olsa, siz kapitalist düzenin yozlaştırdığı insanları takmayın kafanıza, beğenmiyorlarsa kendileri bilir.
şu tip bir insanda olabilir mesela zorla kendine hediye aldırmak isteyen, kendinin değerini aldığı hediye ile ölçen, böyle bir öz güvensizliği varsa hoşuna gitmemiştir tabi.
0
eja
(12.12.25)
Bok yiyin +1

İyi veya köyü ben böyle şeylere daha çok değer veririm. Düşünülmüş emek verilmiş. Bence gayet güzeller
0
Rondak
(12.12.25)
bence gayet güzel olmuş. tebrik ederim.
arkadaşların paçoz. kalitesiz insanlar.
ama yine de şunu demeden edemeyeceğim. el emeği şeylerin değeri eskisi kadar yok. sanayide verimlilik çok arttı, bolca seçeneğe çok ucuza erişebiliyoruz. yani kazak örmek yerine kazak alıp hediye etmek daha avantajlı olabiliyor. tasarım, teknoloji, kalite, maliyet konusunda el emeği eskisi gibi cazip değil.
el emeği ürünleri sadece çok yakınlarımız ile paylaşmak daha doğru olabilir.
+1
abelardo
(12.12.25)
Bugün de buna sinir oldum :/ bacım adres veriyorum bana kargola hakkını veririm dsfdsdf

Emeğine sağlık çok da güzel olmuş bazı insanlar böyle baltalı ilah gibi. Heves kırmak için fırsat kolluyorlar
+3
kullanicadi
(12.12.25)
ben beğendim, güzel ayrıca beğenmiş olmam da bir kriter değil. çevrendeki öküzleri temizle.
0
kisa
(12.12.25)
Tatlış bence ya üzülme
-1
arbre
(12.12.25)
bence bir paket daha yap ve içine şöyle kocaman kalın bir dildo koy.
bu ne işe yarıyor diye sorarlarsa açıklarsın.
+2
deranzo1
(12.12.25)
Çok tatlı görünüyorlar elinize sağlık.
Her zaman gelen hediyeleri beğenmeyebiliriz tamam ama bunu belli etmek çok ayıp.
Hak etmeyen insanlara bu kadar ince düşünmeyi bırakın ya boşverin.
+1
mutekebbir
(12.12.25)
Emeğinize sağlık. Kabalık edilmiş net olarak. Beğenmeseler bile usulen teşekkür etmeli, ne işe yaradığını anlamasalar bile nezaket göstermelilerdi. Normal olan budur. "Daha iddialı" hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.

Mesajınızdan dahi ne kadar hevesle bir çaba içerisine girdiğiniz yansıyor. Hevesinizi körelten, çabanızı hak etmeyen insanlar için canınızı sıkmaya değmez.
0
dediysem dedim
(12.12.25)
Bana vermiş olsan ben çok coşkulu bir tepki verirdim. Beğenmesem de hiç belli etmezdim. İnsanlar kötü kalpli bence.
0
Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
nezaketen hiçbir hediyeye laf edilmez birincisi. ayriyeten bu bir el emeği, eşdeğer her seri üretim ürününden kat kat değerli. burun kıvıranlar anladığım kadarıyla öğretmen? eğer böyleyse ülkedeki öğretmenlerin bu kadar temel eğitimden eksik olmalarına çok şaşıracağım. görgüsüz insanlar nasıl bireyler yetiştirecek? ülkede varoş çok var, o yüzden tepkiye şaşırmadım ama bu insanların öğretmen olma olasılıkları beni hayrete düşürdü.

bu arada cevabım emeğinizden bağımsız ancak fotoğraftakiler bence çok tatlı.
+1
eileengray
(12.12.25)
Samimiyetle çok çok özür dilerim peşinen ama öyle arkadaşın amına koyayım.
+2
kumandanim
(12.12.25)
şu hediye verme olayını salt ihtiyaca, alanında iyi olan markaya, maddi değerine, işlevselliğine indirgeyenlerin iticiliğini tarif etmenin imkanı yok.

HİÇBİR ZORUNDALIĞI olmayan biri gelip emeğini, vaktini, parasını güzel düşüncelerle harmanlayıp ortaya bir şey çıkarıyor ama paşalarımız/prenseslerimiz sanki kendilerine hediye vermekle şereflendirilmişiz de bu "basit" hediyelerle o şerefi lekelemişiz gibi davranıyorlar, gel de delirme!

@dediysem dedim +1
+2
m e b
(12.12.25)
Kendileri yapamadığı ve düşünemediği için kıskanmışlar. Bok yesinler gayet de güzeller ellerinize sağlık.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok güzeller, ellerine sağlık. El emeği benim için çok değerli. Bu tarz hediyeleri küçümseyen biri karakterini belli eder.
+1
Kahvedesu
(12.12.25)
çok güzeller elinize emeğinize sağlık. o insanlara ne bir hediye verin ne de bir hediye alın bu saatten sonra. sizin değerinizi anlayamamışlar.
0
koela
(12.12.25)
El becerinin sıfır olduğunu söylemişsin ama bu sıfır haliyse ben bir şey demiyorum :)
Şahane olmuş, eline sağlık. Laf söyleyen arkadaşlarına da söylenecek çok şey var da boşver.
+2
rock n roll
(12.12.25)
Bence "düşünülmek" çok güzel ve çok kıymetli bir şey. İlk bakışta nedir bu diye sorabilir insan, kitap ayracı olması çok mantıklı geliyor sonra. Ürünün ne olduğundan ziyade sırf o kişiyi düşünerek bir şey yapman, üstelik el emeği bir şey yapman bence çok kıymetli. Yanlış insanlara verilmiş +1 Dünya hassas kalpler için cehennemdir:)
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(12.12.25)
Çok güzel olmuş. İnsanlari fazla ciddiye almayin
+1
topkapiaksaray
(12.12.25)
Evet yanlış kişilere değer vermişsin, evet alınganlığın artmış, evet kendine güvenmediğin bir alandan ürün vermemelisin. İyi yaptığın şeyleri öne çıkarmalısın. Kimin insan kalbi taşıdığı artık belli değil çünkü.

Ek: örneği gördüm hiç de başarısız veya çirkin falan değil. Kendi hakkını da yeme bir zahmet.
0
muhayyer divan
(12.12.25)
ilk bakista kitap ayraci olduklarini anlamadim ama bence gayet guzeller.

bu kisilerin ogretmen olmasina ayrica uzuldum. pedagojik formasyonun geldigi noktaya bak.
+1
Sour
(13.12.25)
(2)

1950'lerdeki radyo programı akışını nasıl bulurum?

muhayyer divan
SelamBirinin doğum saatini bulmaya çalışıyorum, 1950'lerde doğmuş, gün ay yıl net ama saati bilinmiyor, sadece belli bir radyo programı vardı deniyor. TRT o yıllardaki akışı saklıyor mudur bulma ihtimali var mıdır? Hatta bulabileceğim başka bir kaynak olabilir mi, ne olabilir?
Selam

Birinin doğum saatini bulmaya çalışıyorum, 1950'lerde doğmuş, gün ay yıl net ama saati bilinmiyor, sadece belli bir radyo programı vardı deniyor. TRT o yıllardaki akışı saklıyor mudur bulma ihtimali var mıdır? Hatta bulabileceğim başka bir kaynak olabilir mi, ne olabilir?
0
muhayyer divan
(11.12.25)
o günün gazetelerinde yazar.

gazetearsivi.milliyet.com.tr
+2
klassno
(11.12.25)
Harikasınız ayol 🌷🐞
+2
🌸muhayyer divan
(11.12.25)
(3)

Bütün porselen yemek takımları aynı mı? Lüksü nedir bunların?

lovemyself
Aslında merak ettiğim şu. Çamaşır makinesinde Miele başka bir yerde ya. Ama herhangi bir Türk ailesi çamaşır makinesi alacak olsa Arçelik, Beko vs bakar. Duvar boyası da öyle. Marshall, Filli Boya falan biliniyor ama Jotun daha iyi.Yemek-kahvaltı takımlarının lüksleri neler? Karaca-Jumbo görmekten g
Aslında merak ettiğim şu. Çamaşır makinesinde Miele başka bir yerde ya. Ama herhangi bir Türk ailesi çamaşır makinesi alacak olsa Arçelik, Beko vs bakar. Duvar boyası da öyle. Marshall, Filli Boya falan biliniyor ama Jotun daha iyi.

Yemek-kahvaltı takımlarının lüksleri neler? Karaca-Jumbo görmekten gına gelenler için, duruşu-modeli ile fark yaratacak, luxury markalar neler?

Fiyat konusu mühim değil.
0
lovemyself
(10.12.25)
lükslüğünü bilemem de köklü üreticilerden herend, zsolnay, hutschen reuther, rosenthal, villeroy-boch, royal crown derby, imperial var aklıma gelen.
0
tnz
(11.12.25)
hepsi ayni degil tabii ki. bir takim verdi bana babannem, kemik tozundan. servet ediyor. kemik tozu ürünlere bakabilirsiniz.
avusturya'da porzellanmanufaktur augarten var, tek tek her ürünü elle hazirliyorlar. fabrikasini gezmistim, baya emek var her bir parca arkasinda. almanya'da benzer marka olarak meissen var. rosenthal gene baya köklü.
villeroy & boch, oakwood staffordshire cok güzel ürünler üretiyor ama ne kadar high-end sayilirlar bilemiyorum.
gzhel rusya'da mavi cicekli cok tipik porsellenleriyle ünlü ve oldukca lüks sinifinda.

porselende degil ama keramikte gene bir avusturya markasi var, dünyaca ünlü. her bir parcayi onlar da elde hazirliyorlar. gmundner keramik. gmunden esasen bir kasaba, orada üretildigi icin adi böyle.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.12.25)
Ne kadar rafine dertleriniz var, takdir ettim... 🌷🐞
0
muhayyer divan
(11.12.25)
(16)

Favori mutfak malzemeniz?

sekizdokuzon
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.Sizin favoriniz hangisi?Teşekkürler.
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.

Sizin favoriniz hangisi?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(10.12.25)
Blender ve düdüklü tencere.
0
rock n roll
(10.12.25)
Stand mikser <3
Bir de büyük ve keskin bıçaklar.
0
kobuzchu kiz
(10.12.25)
Salatalık soyacağı.
+1
mutekebbir
(10.12.25)
sef bicagi
0
baldur2
(10.12.25)
Rondo (soğan için)
Bulaşık teli. Bu olmasa sünger ile sadece napardik bilmiyorum diye her kullanisimda sorguluyorum. Kendisine müteşekkirim.
Pişirme kağıdı +
0
egerbiryolcu
(10.12.25)
ikea pişirme matı. pişirme kağıdının uzun ömürlüsü.
0
archmeister8
(10.12.25)
(bkz: slow cooker)

Her şeyin en hızlısının makbul olduğu şu zamanda, bana yavaşlığın içindeki zenginliği öğreten feylosofik mutfak gereci.

Süpermarketten alınan sıradan bir kemikli kuzu etinin 8 saatte nasıl akla ziyan bir lezzet şölenine dönüştüğünü, sabah işe giderken çalıştırıp akşam eve döndüğünde seni muhteşem bir güvecin karşıladığını görünce ,insanın bunca zamandır sen neredeydin diye bu alete sarılıp öpesi geliyor.
+1
thracia
(10.12.25)
thracia +1000
slow cooker candir.
0
cooperr
(10.12.25)
et bıçağı, mutfakta sağ kolum oluyor kendileri. sadece et değil soğanı falan çok özenli doğruyor öyle keskin öyle işinin ehli. bir de pirge zwilling marka sosyete bıçağı falan değil, ahşap saplı bursa bıçağı.
0
exlibris
(10.12.25)
Her çeşit ölçekli kap, hassas terazi vs.
0
akhenaten
(10.12.25)
Yapışmaz tava +1
Salata kaseleri ve yemek ısıtılan emaye kap kacaklar en sevdiklerim

Ama geçen gün 2 tane toprK güveç aldım yopurt mayaladım ve etli kurufasülye yaptım şahne oldular. Birkaç ay kadar güveçler gözbebeğimdi. Sonra kaldırdım hshsjs
0
love and trust
(11.12.25)
Saklama kabı, irili ufaklı bisürü.
Sebze haşla koy, baharat koy, buzluğa dondur meyve koy yarın 8 tane daha alayım.
0
thesomberlain
(11.12.25)
Mutfağı sevmek böyle bir şey olmalı yahu. Benim müzikteki makamlara usullere anlamlar yüklemem gibi sen de mutfak malzemelerine anlamlar yüklemişsin. Demek böyle oluyor. Vay anasını say.sey.

Şu anlatımına bakarsak ben de en çok ipli rondoya müteşekkirim, soğan meselesini epey hafifleten bir şey. Faydacılık var romantizm yok bu konuda, maalesef. Mutfakta sanat tarafım çalışmıyor 😬
0
muhayyer divan
(11.12.25)
Şu an favorim yok; param olup aldığımda thermomix olacak.
0
auroraaurora
(11.12.25)
tost makinası. tostun bin türlüsü haricinde mangalda yaptığım her şeyi burada da yapabiliyorum. ayrıca ekmek ısıtma, patetes patlıcan kızartma, bayat gevrek ve boyozları taptaze hale getirmeye de yarıyor.
0
ground
(11.12.25)
manuel çekmeli rondo. yüzyılın icadı.
0
Hallegadola
(11.12.25)
(5)

İşyerinde başka birimden size karşı saygısızlık, hadsizlik yapan kişileri üstünüze bildirmeli mi?

psmstc
Ve ne sıklıkta? Karşıdaki birim şirkette ağırlığı olan bir birim. Sizin yöneticiniz de şirket yönetimini etkileyebilecek kapasitede biri. Bu tarz durumları (haddini aşan üslupsuz tavırlarla) sık sık başka birimlerden yaşıyorsunuz. Her bu tarz durumda şikayet etmek doğru mu? En stratejik açıdan Ne ya
Ve ne sıklıkta?

Karşıdaki birim şirkette ağırlığı olan bir birim. Sizin yöneticiniz de şirket yönetimini etkileyebilecek kapasitede biri.

Bu tarz durumları (haddini aşan üslupsuz tavırlarla) sık sık başka birimlerden yaşıyorsunuz.

Her bu tarz durumda şikayet etmek doğru mu?

En stratejik açıdan Ne yapmak lazım.

Hepsini görmezden gelmek mi daha iyi?

Bir de başka birimlerle ilgili üste olumlu ya da olumsuz deneyimleri aktarmamak mı daha iyi sizce?

Thanks…
0
psmstc
(10.12.25)
sürekliliği varsa bildiririm.
sektör reklamcılık mı? :)
0
eurhka
(10.12.25)
Ben de reklamcılık mı diyecektim, kesinlikle söyleyin, devam etmesi halinde işi bırakmayı düşündüğünüzü bildirin.
0
bartholomew87
(10.12.25)
Karşıdaki kişinin konumu ve bağlantıları vs sizin konumunuz ve bağlantılarınız sonucu belirler.

Sizden üst düzeydedir, mobbing bile uygulasa hiçbir şey olmaz, networkü iyidir, kimi kime şikayet ediyorsun durumu geçerli.

Kurumsal bir yapıda önce kendi yöneticinize gidersiniz, kendi yöneticiniz karşı tarafın yöneticisine gider, karşı tarafın yöneticisi ilgili kişiye gider. bu esnada IK da dahil olur. Ama en kral yerde bile aile çiftliğine çevirmişlerdir, dokunulmaz olanların varlığını kabul etmek lazım.
0
kimlanbu
(10.12.25)
Kibarlık ve kurumsallık dili içinde kalarak anında cevabını verin muhattabınıza. Her seferinde.

Yöneticinize de şikayetle gitmeyin, durum hakkında bilgilendirin sadece.

Mümkünse elinizde yazılı kanıt, email, yazışma vs olsun.
0
michael_knight
(10.12.25)
İş yerinde yapmadığı için bildiremedim ben. Tamamen şahsi bir ortamda, instagram mesajlaşması üzerinden ahlaksız teklifte bulunuldu, bu da iş yerini ilgilendirmez diye düşündüm.
0
muhayyer divan
(11.12.25)
(6)

Eve kimçi alan var mı?

muhayyer divan
SelamAnkara'da yaşıyorum, Korelee vardır sevenlerince meşhur, orada bir gün yediğim hafif acılı kimçi ile sattıkları kimçi aynı acılıkta mı diye sordum evet aynı dediler, bi alıp geldiydim ki zehir gibi acı. Kendim yapmaya çok üşeniyorum, bir sürü şey şimdi. Satın almak daha kolay geliyor ama az acı
Selam

Ankara'da yaşıyorum, Korelee vardır sevenlerince meşhur, orada bir gün yediğim hafif acılı kimçi ile sattıkları kimçi aynı acılıkta mı diye sordum evet aynı dediler, bi alıp geldiydim ki zehir gibi acı.

Kendim yapmaya çok üşeniyorum, bir sürü şey şimdi. Satın almak daha kolay geliyor ama az acılı olsun istiyorum, var mı bildiğiniz birileri?
0
muhayyer divan
(07.12.25)
sorunuza cevap değil ama, kimçi zaten çok acılı olmaz. kore'de bişeye "çok acı mı?" diye sorduğunuzda "kimçi kadar acı" derler; yani turistin ağzını yakmayacak kadar manasında.
ben sevmediğim için hiç satın alasım olmadı ama youtube'da çok sayıda tarif var, bence erinmeyip kendiniz yapınız.
+1
lil siztah
(07.12.25)
@lil siztah

Hiç yapacak halim yok açıkçası. Bir de adamların "acı" anlayışı nasıl çoksa kimçileri bana aşırı acı geldi. Midem çok beter oldu mesela. Neyse artık...
+1
🌸muhayyer divan
(08.12.25)
kimcinin kokusu o kadar iriteci ediyor ki beni, yesem kesin hastanelik olurum.
bir kere hanim almis, dolaptan kokusunu cikartana kadar 1 hafta ugrastim.
yemeyin olm boyle seyleri :/
+1
cooperr
(08.12.25)
gümuşsuyu'na inerken sağda asya marketi var. orada orijinal kimchi satılıyordu kore'den gelen ama biraz pahalıydı. hala var mıdır bilmem. benim de acı toleransım düşüktür ve buradan aldığımı yiyebilmiştim güzeldi.
+1
elektr10
(08.12.25)
3-4 sene önce trendyoldan almıştım ama tadı aklımda kalmamış.
+1
inheritance
(08.12.25)
@bir sıcak el uzanır

Vallahi yapacak mecalim yok, daha eve yetişemiyorum ki kimçiyi nasıl yapayım... eskiden tarhana yapardık biz, artık yapmıyoruz. Ekmek bile yapmıyorum yahu 😔😔
0
🌸muhayyer divan
(08.12.25)
(13)

Ne düşünüyorsunuz aşağıdaki foto hakkında?

Kahvedesu
https://eksisozluk.com/img/tafdf2wa
-1
Kahvedesu
(07.12.25)
Kısıtlı bir kesim için böyle ama genel olarak katılmıyorum, yani instagram'da ya da tv'de gördüğümiz birbirinin benzeri insanlar (estetik makyaj vs) toplumun genelini kapsamıyor, etrafımızda "normal" insan çok var.
+1
kizil karga
(07.12.25)
İki gün önce Bostanlı'da dolaşırken kafama takılan şeyin birebir resmini yapmışlar valla.
0
Mirket
(07.12.25)
Bunu yapmak istediler ama başaramadılar bence. Çünkü bu bir ekonomik rahatlık gerektiriyor ve o rahatlık bizde yok 😍
-2
muhayyer divan
(07.12.25)
Düz fön terörü işte. Düğünlerde gelin hariç herkes bu şekilde.
0
ground
(07.12.25)
Doğruluk payı var ama abartılı biraz.
+1
etna
(07.12.25)
Fön değil olay. Dudaklar, makyaj, saçlar hep aynı. Takım elbise gibi. Giyersen bizdensin. Bu da human suit.
+1
gabe h coud
(07.12.25)
Doğru değil. 90'ların da bir modası vardı, görselde ima edilen yanlış. Her dönemde belli bir eğilim var, ama kimse de tek tip değil. Bu muhabbetler bitmiyor ayrıca... antik çağda bile bu tarz şeylerden yakınan insanlar var.
0
akhenaten
(07.12.25)
romanya'da yaşıyorum ve hiç bir kadın birbirine benzemiyor. çok değişik tipte kadınlar var partiye gitsen de bükreşte metroya binsen de.
0
rain when i die
(07.12.25)
goz onundeki ve parali insanlar icin buyuk oranda dogru.
goz onunde olmayan ve cok da parasi olmayan ortalama insan icin ise kismen dogru diyebiliriz.
0
cooperr
(08.12.25)
Belli sosyokültürel ve maddi seviyenin üzerindeki kişiler için doğruluk payı var.
0
onyx
(08.12.25)
%100 dogru bir görsel
0
koela
(08.12.25)
Sokakta gördüğüm insanlar böyle değil +1 Çeşit çeşit insan var.

Sosyal medyada böyle olabilir onu bilmiyorum kullanmadığım için.
0
peki madem
(08.12.25)
türkiye için yarı geçerli. Yurtdışı için geçersiz.

sık gezen biri olarak söylemek isterim, bu kadar estetik operasyon türk ve arap kadınlarına özel bir şey.
0
galahad reloaded
(08.12.25)
(7)

Çorbaya tel şehriye yerine spagetti olur mu?

dolantindr
Merhaba sevgili eksiduyuru ailesi. Tavuk çorbası yapacaktım, lakin tel şehriye yokmuş. Onun yerine spagetti makarnayı küçük küçük kırdım içine attım. Olur mu diye soracaktım? Olur mu derken, attım artık çorbanın içine de, yine de sorayım dedim. :D
Merhaba sevgili eksiduyuru ailesi. Tavuk çorbası yapacaktım, lakin tel şehriye yokmuş. Onun yerine spagetti makarnayı küçük küçük kırdım içine attım. Olur mu diye soracaktım? Olur mu derken, attım artık çorbanın içine de, yine de sorayım dedim. :D
0
dolantindr
(07.12.25)
Olur ama biraz kalın olur. Tel şehriye de makarna sonuçta.
0
gnosis
(07.12.25)
Afiyet olsun.
0
anon1m
(07.12.25)
Olur olur, onun kırılmamışına ramen diyor Koreliler. Adamların çorbası bile makarnalı 😁 afiyet olsun.
-2
muhayyer divan
(07.12.25)
@muhayyer divan nitpicking yapmayı sevmem ama
Ramen- Japonya
Ramyun- Kore
+2
gnosis
(07.12.25)
@gnosis

O dediğinin ne olduğunu bilmiyorum, düzeltmen ise kötü bir şey değil, sorun yok. Hatta ekleyeyim bir de ramyeon diye bir kelime var, hangi millete ait bilmiyorum, bilmek zorunda da değilim :)
+1
muhayyer divan
(07.12.25)
@muhayyer divan ikisi aynı şey. Bu romanizasyondaki görüş farklılıklarından kaynaklanıyor. Başka bir örnek: Korelilerin kullandığı alfabenin adı da farklı şekillerde latin harflerine çevrilebilir: Hangeul, Hangul ya da Hangıl. Hepsi doğru ama İngilizce konuşulan ülkelerde Hangul kullanımı yaygın.
Pazar pazar gereksiz bilgi bombardımanı için özür dilerim. Bu konular benim hobim gibi bir şey:)
+2
gnosis
(07.12.25)
ramen de kelime olarak cinceden geliyor:

"The word ramen is a Japanese borrowing of the Mandarin Chinese lamian (拉麵, 'pulled noodles')."

en.wikipedia.org
+1
Sour
(07.12.25)
(2)

çocuk boğaz ağrısı için temiz içerikli Pastil önerisi? yaş 5.

mikahakkinen
var mıdır öneri? internette buluyorum ancak nöbetçi eczanede bulabileceğim öneriniz varsa teşekkür ederim.
var mıdır öneri? internette buluyorum ancak nöbetçi eczanede bulabileceğim öneriniz varsa teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(07.12.25)
Evde pastil yapımı tarifleri vardı onlar belki çok daha iyi iş görebilir.

youtu.be

Senin için bulabildiğim en doğru tarif bu, birkaç tarife bakarak kendi tarifinizi de geliştirebilirsiniz, zerdeçal karabiber koyanlar da var... Bir de bal limon zencefil üçlüsü (1 büyük limonu ister kabuklu ister kabuksuz küçük küçük doğruyorsun, limonun büyüklüğünde taze zencefili de aynı küçüklükte doğrayıp 450 ml'lik bir kavanoza koyuyorsun, üstüne bal doldurup en az 12 saat buzdolabında bekletiyorsun, içmeye veya karıştırıp yemeye hazır) var, bunu ışığa yakın sıcak suya karıştırıp içiyorsun iyi geliyor vs.
+1
muhayyer divan
(07.12.25)
Phytorelief kids
+1
limonlu eksi
(07.12.25)
(17)

dis cekimi: genel anestezi mi, lokal mi?

lamartin
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz ve saglikli oluyor. Dis tasi temizleme ve dolgu sirasinda hic ama hic gerilmiyorum.

Ancak artik (gomulu olMAyan) 20 yas dislerimi cektirmemin vakti gelmis, zira cok ugrassam da iyi temizleyememisim ve curumusler.

Dis cekimi mevzusu beni cok ama cok korkutuyor. Nedeni buyuk ihtimalle daha once hic dis cektirmemis olmam. Bu korkudan dolayi genel anestesi ile mi cektirsem yoksa lokalle mi, arada kaldim.

Genel anestezi: hic bir sey hissetmeyecegim evet, ama hem daha once gitmedigim/bilmedigim bir hastanede yaptirmam gerek, hem de anestezi oncesi aclik-susuzluk, anestezi sonrasi kendine gelme gibi angarya isleri var.

Lokal anestezi: evin yakinlarinda hep gittigim klinik. hem kisa surer, hem de asina oldugum bir yer. Fakat islem sirasinda dogal olarak ayik olacagim.

Daha once herhangi bir dis cektirme tecrubeniz varsa bana yol gostermesi acisindan fikirlerinizi duymak isterim.
0
lamartin
(06.12.25)
Eğer cerrahi bir şey yoksa dolgu ile diş çektirme arasında hasta deneyimi açısından çok büyük fark yok. Lokal anestezi sonrasında hiçbir şey hissetmeyeceksiniz. Hatta muhtemelen hekimin dişi tam olarak ne zaman çektiğini bile anlamayacaksınız. Bence genel anestezinin kendisi gereksiz risk.
+3
salihdt
(06.12.25)
Tabi ki lokal anestezi. Hiç girme genel anestezi olayına.
Hatta bence diş çekimi en az acılı diş işlemi gibi.
Benim geçen haftalarda bi kanalım yapıldı dedim bu neymiş ya.
0
Cezcez
(06.12.25)
Gömülü değilse çat diye çeker lokalle uyutup, ruhunuz duymaz. Benim tüm 20lik dişlerim gömülüydü, lokalle ağrı hissetmesem de basınç hissi rahatsız ediyordu. Gömülü olmayan dişte o sorun da yok. Benim süt dişlerimden bazıları ortaokulu bulmuştu çekilmesi, hepsini diş hastanesinde lokalle çektirdim gayet acısız ve sıkıntısız bir olaydı hiç korkmayın
0
nundu
(06.12.25)
gömülü ve 90 derece duran yirmi yaş dişimi bile düz şekilde çektirdim. Çene cerrahı baya uzun süre uğraştı ama acı vs. olmadı. Düzgün deneyimli biri yaparsa ve sonrasında buz tutup verdiği ilaçları (belki önce de verebilir) kullanırsan sorun olmaz.

hatta gömülü olmayanı çat diye çekiyorlar hiç korkmaya gerek yok.

Genel anestezi gerçekten bildiğimiz anesteziyse böyle bi işlem için hiç gerek yok. Gömülü olsa bile gerek yok. Fakat geçen böyle anestezi olucam diyip "sedasyon" diye daha hafif halini olanı duydum. (bana da saç ektirirken yapmışlardı, bişey hissetmiyordum ama dön dediklerinde dönüyordum hayal dünyasında gibiydim) O anestezi kadar zararlı/riskli değil galiba bi doktor yazsa keşke.
0
nhk ni youkosu
(06.12.25)
Dolguda hissettiğinizden daha fazlasını hissetmeyeceksiniz, duymayacaksınız.
Rahat olun.
Kesinlikle lokal.
-1
Mirket
(06.12.25)
dolgu ve diş çektirme işlemleri yaptırdım. hepsi lokal anesteziydi. genel anesteziyi düşünmemiştim bile şimdiye kadar. zaten lokalde de hissetmeyeceksiniz.
0
black holes in the sky
(06.12.25)
Genel anestezi zaten yapmazlar. Diş hastanelerinde eğer anestezi uzmanı varsa sedasyon yapabilirler, onu öğrenin çok geriliyorsanız.
0
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Yazan herkese tesekkur ediyorum. Icim oldukca rahatladi. Pazartesi arayip lokalle cekim icin randevu alacagim.
0
🌸lamartin
(06.12.25)
Koltuğa oturunca geçiyor o stres. İmplant yaptırdım. 0 acı. Bu kadar takmana değmez.
-1
arbre
(06.12.25)
Dişi uyuşturduktan sonra ha kanal yapılmış ha diş çektirilmiş. Bence anlamazsınız. Bu sebeple genel anestezi alınmaz.
0
elorelia
(06.12.25)
Bu kadar buyuk korkun var ve surada yazilan mesajlar yeterli oldu ve ikna mi oldun yani?!
Ya oyle buyuk korkun yok ya da gittigin an ciddi psikolijik sorun yasayacaksin.
Neyse gomuk disimi sedasyonla aldirdim. Bu da bir alternatif bilgin olsun istedim. Biri gomuk biri benim de cok arkada kalinca curumus.. ikisini ayni anda aldilar hazir sedasyon almisken.
Dis hekimi korkum sifir. Asiri rahatim. Ama dis cekimi bambaska bi sey benim icin. Ne dolgu, ne temizlik bence ayni degil cekim.
-1
Kittie
(06.12.25)
genel yaptır.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.12.25)
İğne korkunuz yoksa diş çekimi çok basit bir şey, hem kısa sürüyor, hem de iğne etkisi ile acı hissedilmiyor, tüm 20 yaş dişlerim çekildi, gömülü olan bile çekim esnasında zorlamadı, hekim tarafından aksi önerilmedikçe genel anestezi çok gereksiz. Dolgu hatta diş taşı temizliği tecrübeniz varmış, çekimden hiç korkmayın derim.
-1
(06.12.25)
Diş temizliği daha rahatsız edici bir olay. Hem uzun sürüyor hem diş etine değiyor, garip hassasiyetler oluyor. Diş çekimi bence his olarak çok çok daha rahat bir işlem.
0
eileengray
(06.12.25)
Diş çekimi, diş çok ciddi problemleri olan bir durumda değilse lokal anesteziyle rahatlıkla hallolacak bir şeydir, genel anesteziye kesinlikle gerek yoktur, tekrar söylüyorum, ciddi problemi olmayan dişler için. Bugüne kadar hiç genel anesteziyle diş çektirmedim, hep lokal ile oldu ve doktor zaten dişini yoklar, hissediyor musun diye sorar. İçine sinmediyse hissediyorum dersin, bir ölçü daha uyuşturucu verir iyice uyuşturur. Dişi uyuşturan malzeme bazı bünyelerde çarpıntı yapabilir, bende yapmıştı, geçicidir, tehlikesi yoktur.

Genel anestezi yaptırırsan bütün vücudun çok etkilenecek. Olumsuz etkilenecek. Genel anestezi büyük bir faydayı elde etmek amacıyla feda edilen küçük faydadır, anlatabiliyor muyum? Normal bir diş çekimi gibi basit bir şey için genel anestezi yaptırılmaz. Dişin kökünde büyük iltihap olmuşsa, dişin içinde acaip çürükler bişeyler olmuşsa, daha önce yapılmış bir işlem çok kötü sonuçlar doğurmuşsa vs ancak o zaman, o da kişinin lokal anesteziye direnç gösterdiği durumlarda (mesela çok alkol alan ve uyuşturucunun uyuşturamamasına sebep olan durumlar) genel anestezi verilir.

Korkma lokalden de diş çekiminden de. Ankara'daysan sana hekim önerebilirim 4 tane. Hepsi de kuş tüyü gibi diş çekerler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
disci degilim ama genel anestezi aslan/kaplan gibi isirma tehlikesi olan hayvanlara yapiliyor bildigim kadariyla. hic genel anestezi ile dis cektiren homo sapiens duymadim.

zaten lokal anestezide igneden sonra bisey hissetmiyorsun ki, adam 32 disini cekse haberin olmaz. mevzu igneyi olana kadar.
0
cooperr
(06.12.25)
hekim arkadaslar daha iyi bilir ama gomulu olmayan 20 ilk dis icin genel anestezi siz istesenizde yapmazlar zaten.
0
oscar
(07.12.25)
(14)

Eşiniz oturacağınız ev için annenize borç verdi. Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Konu açıldığında size "Paramı ver" demesi "ben o parayı borç olarak verdim" vs. demesi üslup açısından rahatsız eder mi? Normal mi?

psmstc
Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Oturacağınız ev annenizin ağırlıklı parası ile alınıyor. Siz erkeksiniz. Eşiniz sadece evin 6'da biri kadar düğün altınlarını ev alınırken kendi isteği ile borç olarak veriyor. Sonra birşekilde konu açılınca diyor ki: "Paramı ver" "ben o parayı borç olarak ve
Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Oturacağınız ev annenizin ağırlıklı parası ile alınıyor. Siz erkeksiniz.

Eşiniz sadece evin 6'da biri kadar düğün altınlarını ev alınırken kendi isteği ile borç olarak veriyor. Sonra birşekilde konu açılınca diyor ki:

"Paramı ver" "ben o parayı borç olarak verdim" "mirasa kalacak ben onu mirasta bölüşülsün diye vermedim" tarzı kendince hakkını isteyen cümleler kullanıyor.

Sizce bu eşler arası iletişimde normal sözler mi? Şundan dolayı soruyorum.

Karşıdaki eş (koca) dolandırıcı hırsız değilse eşine borcunu elbette ödeyecek. (annesinin finansını da o yöneten o) Fakat neticede hayat arkadaşısınız bunu bu şekilde dile getirilmesi karşı tarafa baştan güvensizlik ve yanlış bir üslup değil mi?

Yani kendi anne babası ya da kardeşi olsa asla "paramı ver" demeyecek bir insan. Kocasına karşı böyle konuşuyor. Bir de yeni evin alınmasında ısrar eden o ve kök ailesi.

Düşüncelerinizi merak ediyorum da.

Teşekkürler.
-2
psmstc
(06.12.25)
Siz oturacaksanız eşiniz düğünde takılan altınları nasıl size borç olarak veriyor orayı hiç anlamadım kendi de oturmayacak mı o evde?
+6
sadakatsiz
(06.12.25)
Eşler arasındaki iletişime ve o zamanki gerginlik seviyesine bağlı bence. Atıyorum benim sizinle aram bu aralar iyi değildir, söylerken acı acı konuşmuş olabilirim. Veya aramız çok iyidir, zaten iletişimimiz biraz kabadır, böyle şeyler hep söyleniyordur, şakayla karışık paramı ver dolandırcı gibi gülerek birşeyler söyleyebilirim.

İdeal koşullar altında böyle söylerse birşeye bozulmuş veya gerilmiş diye düşünür ama yine de içten içe incinirdim. Asıl mesele "paramı ver" meselesi, düğünde toplanan hediyeler ortak değil mi, hayıydıy kaydeş? Eğer paranın bir şekilde kadına kalacağı kısmında taraflar uzlaşmış ise, borç verilirken borcun şu tarihte, şu şu yollarla geri verileceği ile ilgili bir ödeme planı olmalıydı. O yüzden yakına borç vermek, almak sakat işler.
0
tiredofwaiting
(06.12.25)
10 yıllık evliyim, karı koca arasında borç olmaz. Kolye,bileklik, set, yüzük gibi ziynet eşyası bozulduysa uygun bir zamanda tekrar yapılır. Bunun için diretilmez.
+6
rodeocu
(06.12.25)
Olayın öncesi sonrası belirsiz. Tartışma anında mı söylendi yoksa durup dururken sürekli paramı ver diye darlıyor mu?

Ev annenin üstüne mi alındı? Eğer öyleyse parasını istemekte zaten haklı. Söyleyiş tarzı yanlış ama olaylar nasıl gelişti bilemediğimiz için doğru yorum yapmak zor.
+3
elorelia
(06.12.25)
Gerek yaşadığım evlilikte ve gerekse kafamdaki evlilik düzeninde, şaka olarak söylenenler dışında bu tip diyaloglar olmaz. Senin malın, benim param kafa yapısı aşılmamış evlilik ilişkisi benim aklıma yatmıyor.

Ciddi şekilde böyle bir söz söylendiyse, siz de annenizin finansını yönetiyorsanız, oturduğunuz evden anneniz adına kira isteyin, herkes parasını alsın, olay tatlıya bağlansın.
0
Mirket
(06.12.25)
Ev annenin üzerine yapılıyorsa iş değişir tabii orayı kaçırmışım. Kadın haklı bu durumda.
0
sadakatsiz
(06.12.25)
Üslup tamamen yanlış. Eşe karşı güvensizlikte duyduğunu da anlıyoruz. Düğünde takılanların yönetimi çiftin ortak kararıyla yapılması lazım. Sadece gelin tarafının olmaz. Ev alınmadan önce çiftin, damadın annesine verdiği borcun geri dönüşünün nasıl yapılacağına karar verilmesi gerekirdi. Damadın annesiyle konuşup çözmesi lazım. Ama üslup çok irrite edici.
-1
onyx
(06.12.25)
burada kritik nokta düğün altınları. zaten en büyük saçmalıkta bu düğün altınları kadınındırdan çıkıyor. düğünde takılan altınlar o yeni kurulan aile için takılıyor. o altınların tasarrufunda erkeğinde söz hakkı olmalı. o zaman kadın tek başına evlensin.
insanların kişiliğini en iyi işin içine para girince anlarsınız.
şimdiden geçmiş olsun. ilerde bu tavırlar evlilikte başına çok işler açacak.
olaya baktığımızda anladığım kadarıyla o evde siz eşinizle oturacaksınız. zaten büyük kısmını anne vermiş sizde eşinizle birlikte 6da 1ini tamamlamışsınız. işte burada insanların kişilikleri ortaya çıkıyor. zaten kendi oturacağı ev bunun bile farkına varamıyor. ama belli ki ev annenin üstüne asıl sorunların biride bu. eğer kardeşte varsa miras bölünüp bize ev kalmayacak o yüzden ben verdiğim parayı kurtarayım derdide var. böyle düşüncelerin olduğu evlilik sağlıklı sürmez.

yukarıda bahsedildiği gibi o zaman annede kira istesin. çevre dairelere göre güncel kira belirleyin 6da 1ini düşüp gerisini anneye ödeyin.
0
my fault
(06.12.25)
öncelikle kadınlar her zaman haklıdır. der abi. sen erkek olarak aynı cümleyi kursan kan çıkar.
-1
mikahakkinen
(06.12.25)
Başta geri ödemek üzere anlaşıldıysa, eşinizin gazını alacak bir ödeme planı sunmakta ve ufak da olsa geri ödemeye başlanmasında fayda var. Diğer yandan evi uzun vadede siz kullanacaksanız ve diğer mirasçılara benzer başka bir mülkün kullanım hakkı falan verilmiyorsa, sizin de annenize kira ödemeniz gerekir diye düşünüyorum.

Sizin başka bir sorunuz da, “böyle dediği için haklı mı/normal mi?” tarzındaydı. Şimdi burada anket yaparak anormal diye bi sonuca ulaşsanız bile, eşinizin normali o olduğu için, önemli olan o olmalı. Dolayısıyla sorunu tespit edip, çözüme odaklanmak daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(06.12.25)
1. Miras paylaşma lafı nerden çıktı? Niye böyle bir söz etme gereği duyuldu, böyle bir gündem mi var?

2. Düğünden altınları borç vermeye kadar ne kadar süre geçti, borç verildikten sonra bu konuşmaya kadar ne kadar süre geçti? Borç ödenmediği sürece güvensizlik yaratır kusura bakma.

3. Bizim evde her türlü verilen alınan harcanan edilen şey muhakkak yazıldığı ve kişiler birbirine asla borç takmadığı için benim yaklaşımım "iş başka aşk başka" şeklinde olur. Özellikle de gelin gibi damat gibi kişilere karşı çok daha titiz ve özenli olmak gerektiğine inanıyorum. Güven tesis etmek istiyorsanız kişilere verdiğiniz sözleri vaktinde tutmanız, borcunuzu vaktinde ödemeniz, bunu da erkeklik gururu kocalık gibi egolara hiiiçç bulaşmadan, samimiyetle yapmanız gerekir. Yapın ki eşiniz size güvensin.

4. Allah aşkına başka nasıl bir üslupla söylesin, içini kemirme noktasına gelmiş belli ki, daha önce söyleyip söylemediğini bilmiyorum ama yumuşaklıkla söylemiş olduğunu düşünüyorum, işe yarasaydı bu duyuru açılmazdı bence.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
@onyx

Bildiğim kadarıyla hukukta "düğünde/nikahta geline takılan takılar gelinindir" bilgisi var. Ortak değerlendirmeye ancak gelinin kendi hür iradesiyle ve baskı görmemiş rızasıyla alınabilir.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
evde eşiniz ve siz oturuyorsunuz, ikinizin düğününde takılan altınlar ikinizin oturacağı ev alınırken harcandığında bu nasıl borç oluyor anlayamadım orasını.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.12.25)
@muhayyer divan

Eskiden boşanma durumunda takılar geline kalır şeklinde karar çıkıyordu. Son dönemde takılar kime takıldıysa onundur gibi çıkan Yargıtay kararları var.
0
onyx
(08.12.25)
(4)

30 bin zam hakkindaki dusunceniz nedir

lapaz
?
?
-2
lapaz
(06.12.25)
Kamu israflarından biri. Full özelleşme olsa alırsın adamını verebiliyorsan verirsin istediğin parayı. Böyle olunca halktan alınan kendi yandaşına gidiyor.
0
michael harddd
(06.12.25)
kısmen yerinde buluyorum. kamuda ücretler özel sektöre göre çok düşük kalıyor. bu da vasıflı kişilerin özel sektöre kaymasını neden oluyor.
fiyat dengesini sağlamak önemli ama kamuda bu kadar adam kayırma, yandaş olunca gerçekten işini yapan adamları kaçırıyorlar. sonuçta bu zammı alacak yine yandaş oluyor.
gerçek liyakat esaslı bir düzen olsa bu kadar sorun olmaz.
0
my fault
(06.12.25)
bu işi zammı kademe kademe yapsan sıkıntı olmazdı. uzman kadro gitmesin diye deniyor. cezaevlerinde 1 psikolog 1 shu var o da uzman. e her okulda her branşta belli öğretmenler var. bu zammı kademeli yapmak lazım. uzman kadronun kaçması şimdi mi akıllarına gelmiş. mehmet şimşek şunun farkında bütçenin 3de1 i memur maaşına gidiyor. akp zamanında memur sayısı 5 milyonu geçti. akpden önce 3 milyondu. bu devlete külfet. sen bu kadar memura hakkını vermeden ayarsız zam yaparsan adaletsizlik olur. ama mehmet şimşek şunun farkında değil, millet geçinemiyor. hayatında hiç pazara gitmemiş, hiç fatura ödememiş bu dinci grup anlayamaz bu durumu.

emekli 15 bin alınırken sen uzmana seyyanen 30 bin zam verirsen bu halk gene susar ama bu haksızlıktır.
0
mikahakkinen
(06.12.25)
Benim iş yerindeki yönetici pozisyonundaki kişiler gerçekten o maaş farkını hak ediyorlar ama bu çok yanlış bir hak ediş. Çünkü (ben sanat kurumunda çalışıyorum) şef ve şef yardımcısı sadece sanatla ilgilenmesi gereken insanlar ama uğraştıkları en son şey sanat, o derece çok bürokrasi ve angarya var tepelerinde. Müdürün varlığı ne kadar rahatlatıyor bilemiyorum ama çok fayda olduğunu sanmıyorum, sanat kalitemiz yükselmedi çünkü.

Yani çok haksız bir iş yüklenmesinin karşılığı olarak 30.000 tl haklarıdır ama bu iş yükünü hatta iş tanımını düzenleyen bir madde olması daha öncelikli. Adamlar sabah erkenden gelip çoğu zaman akşam çok geç çıkıyorlar, bizim mesaimizden belki yarım kat fazla çalışıyorlar HER GÜN. Bu ben yaptım oldu tarzı, tepeden inme görev tarzı çok yanlış ama adamlar hak ettiler mi zammı, ettiler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
(7)

Bonapple ne demek?

muhayyer divan
Selam,Ankara'da Bestekâr Sokak'ta bulunan minicik bir pasta ve kahve evi Bonapple ama adı Fransızca mı İtalyanca mı bir türlü bulamadığım için ne anlama geldiğini de öğrenemedim. Bilen var mı?
Selam,

Ankara'da Bestekâr Sokak'ta bulunan minicik bir pasta ve kahve evi Bonapple ama adı Fransızca mı İtalyanca mı bir türlü bulamadığım için ne anlama geldiğini de öğrenemedim.

Bilen var mı?
0
muhayyer divan
(01.12.25)
bon appetite, fransızca afiyet olsun gibi bir şey. amerikanın cahil kesimi onu bonapple tea sanıyor. onunla alakalı kelime oyunu yapmışlar
+4
glamdr1ng
(01.12.25)
Harikasın, çok teşekkürler 👏🏻👏🏻👏🏻
0
🌸muhayyer divan
(01.12.25)
peki gidelim mi güzel midir bonapple?
0
herseysoyledigimgibioldu
(01.12.25)
Bence gidilebilir, çok minicik bir yer, bir de belki bugüne mahsustur bilmiyorum ama içeri girdiğimde bir rutubet havası vardı ama çayı kahvesi pastası gayet güzeldi.
0
🌸muhayyer divan
(01.12.25)
bonapple tea'yi hic duymadim da turkiye'de kulaga yabanci gelen rasgele kelimeleri mekanlarin, isletmelerin, sirketlerin falan adi yapmak cok eski bir klise.
0
hot potato
(01.12.25)
Bone apple tea çok meşhur ya, bizim dümdüz kelime kelime çevirilerin hepsine chicken translate dememiz gibi bir klişe.
www.reddit.com
0
kobuzchu kiz
(01.12.25)
Bonapple tea nedir, benim bahsettiğim yerin adında tea yok ki
0
🌸muhayyer divan
(02.12.25)
(7)

0/0 tanımsız mıdır yoksa sıfır mıdır

pelovann
sb
sb
0
pelovann
(22.11.25)
Tanımsız değil, belirsizlik.
-1
arbre
(22.11.25)
şıklarda bunu sonsuz işareti olarak mı görürüm peki yoksa direkt belirsiz mi yazar. mat terimleri konusunda cahilim affola
0
🌸pelovann
(22.11.25)
Sayı/sonsuz artı ya da eksi sonsuza eşit oluyor. 0/0 belirsiz.

0/0 belirsizliği geldiğinde fonksiyonu çarpanlarına ayır ya da eslenikle çarp, belirsizlik yaratan çarpan sadelesiyor.
0
sekizdokuzon
(22.11.25)
Sanki 0/0 = 1 diye bir bilgi hatırlıyorum çocukluktan... muzur kafam uyduruyor da olabilir.
-5
muhayyer divan
(22.11.25)
0/0 tanimsiz (undefined) degil, belirsizdir (indeterminate).
tanimsiz sayi/0 gibi durumlari ifade eder.
sebebi de su: A/B = C ise A = BC olmasi gerekli. ama A/0 = C icin A 0 olmadigi hicbir durumda A = 0C saglanmiyor. bu yuzden bir sayinin 0'a bolumu bolme fonksiyonu icin tanimli bir sey degildir.

0/0'daysa farkli bir sey var: 0/0 = C butun C'ler icin saglaniyor gibi gozukuyor. bu yuzden belirsizlik olusuyor.
0
ghilleinthemist
(22.11.25)
Sonsuza eşit değil. Şıklarda sonsuz olabilir ama onu seçersen yanlış olur.
-2
arbre
(22.11.25)
tinyurl.com
Rica ederim.
0
rakicandir
(22.11.25)
(9)

Ağırbaşlı kadın ve enerjik erkek ilişkisi

pembe nohut
Tepkileri yüksek ve daha kontrolsüz, enerjik ve hareketli, fırlama, arkadaş çevresi epey geniş, sosyal ve dağınık yaşayan erkek ile daha sakin, ağırbaşlı, nerede nasıl davranacağını iyi bilen ve kendini kontrol edebilen, kendi üç beş kişisiyle hayatını devam ettiren, rutini olan ve rutinleri seven k
Tepkileri yüksek ve daha kontrolsüz, enerjik ve hareketli, fırlama, arkadaş çevresi epey geniş, sosyal ve dağınık yaşayan erkek ile daha sakin, ağırbaşlı, nerede nasıl davranacağını iyi bilen ve kendini kontrol edebilen, kendi üç beş kişisiyle hayatını devam ettiren, rutini olan ve rutinleri seven kadın ilişkisi... Kadın da duvar gibi değil tabii ki. O da konuşkan, neşeli, sıcakkanlı, baş başayken sadece erkeğe enerjisi yüksek ama erkekle kıyaslanınca haliyle çok daha sakin kalıyor. Özellikle erkeğin arkadaş ortamlarında. Gerçi erkek bu dengelenme halinden hoşlanıyor gibi. Bir de şöyle bir ayrıntı var. Kadın erkekten 10 yaş küçük. İşin sohbet, kafaların uyuşması, fiziksel beğeni, birlikte yaşama kısımları (şimdilik) mükemmelken diğer farklılıklara rağmen bu ilişki uzun vadede yürür mü?
-5
pembe nohut
(17.11.25)
Erkek sevmeyi biliyorsa, sadakatsiz değilse yürür.
0
muhayyer divan
(17.11.25)
beklentiler ne peki? birbirinin farkliligi hosunuza mi gidiyor?

yas farki olmasa adam daha dengeli olur zamanla derdim de 10 yas ne kac yasinda bi erkekten bahsediyoruz

justin&hailey cifti gibi bi vibe
0
ala09
(17.11.25)
"Kadın da duvar gibi değil tabii ki."
Şunu görünce eyvah dedim, kadın cidden duvar gibi muhtemelen.

Kadının uyum sağlayabilme yeteneğine göre değişir sıkıntı olup olmayacağı. Çünkü özellikle erkeğin arkadaş ortamında demişsin, demek ki o ortama uyum sağlaymamış hissettin. Normal şartlarda bu bahsettiğin uyumsuzluğun fark edilebileceği en alakasız yer arkadaş ortamı; sanki arkadaşları buluşup çarli gibi ormanda ağaç yürüyüşü mü yapıyor da sen sakin kalıyorsun. Sosyal statü, ortamda edilen lafların rahatsız ediciliği, kendini aralarına ait görmeme gibi başka şeyler de var gibi geldi bana uzaktan.

Geri kalanlar okeyse bu basit bir sorun ama illa üzerine eğilmek istiyorsa, ki muhtemelen haklısın istemekte; bir sosyal anksiyete işareti de var gibi geldi, o açıdan yaklaşabilirsin.
+1
Bruce
(17.11.25)
Sorma ihtiyaci duyduysaniz muhtemelen olmaz
+1
ghilleinthemist
(17.11.25)
On yaş fark dediğinizin hangi yaşlar olduğu önemli ya. 21-31 sıkıntı ama 35-45'ten bahsediyorsak yaş farkını düşünmeye gerek yok mesela.

Yaş farkını bir kenara koyarsak, olmayacak bir şey yok, ben yaptım oldu:) Kontrolsüz ve fırlama değil ama çok dışa dönük ve çok fazla çevresi olan, çok sosyal bir adamla sekiz yıldır beraberim. Onun yakın arkadaşları benim sakinliğime alıştı, ortamlarına girmek istemediğimde ya da kalabalık bir yerdeyken enerjim tükenip "ben eve döneyim size iyi eğlenceler" deyip (eşimi de orada bırakıp) kaçtığımda fazla yadırgamıyorlar. Ama benim sosyal anksiyetem de azaldı, ben de onlara alıştım. Diğer uçta pandemide aylarca nadiren başka birilerini gördüğümüz zamanı da sıkıntısız geçirdik.

Kadın kendisinin yapmak istemediği şeyler için adamı kısıtlamazsa, adam kadını zorla her yere sürüklemezse, yani aslında ikisi de birbirinden ayrı hayatlar sürdürebiliyorlarsa sorun yok.
+1
kobuzchu kiz
(17.11.25)
O kadın o ağırbaşlılığa kolay ulaşmadı, olmayacak ilişkidir.
0
gece yazan kedi
(17.11.25)
Olmaz abi.
0
gabe h coud
(17.11.25)
Fırlama ve dağınık yaşayan yazmasaydınız olur derdim ama o karakterdeki kadın da erkek de problem. Yürüdüğü kadar yürür. Kavga edip ayrılırlar. Dünyanın sonu değil.
0
gnosis
(17.11.25)
"Yürür" ya da "yürümez" diye kesin bir yargıya varmak anlamsız, sadece kendi deneyimlerimize göre yorum yapabiliriz. Bana kalırsa farklılıklar iyidir, sıkıcılığı önler. Ama bazı ortak nokta ve zevkler de olmalı ki sohbet aksın, birlikte zaman geçirilirken eğlenilsin. Bir de bence çiftler her şeyi beraber yapmamalı, herkesin kendine kalan bir alanı da olmalı. Erkek çok enerjikse gitsin arada arkadaşlarıyla takılsın, kadın o esnada kendisiyle baş başa kalsın işte ne güzel. Win-win.

Şu anda uyum, beğeni falan bazı kısımlar mükemmel demişsiniz. Bu durumun gelecekteki zorluklar karşısında ne kadar esneyebildiği önemli. Geçinmeye gönlü olan, çaba ve gayret göstermeye çekinmeyen kişi böyle farklılıkları önemsemez. Deneyin görün diyorum ben, olursa iyi ki denedik dersiniz, olmazsa yine iyi ki denedik de gördük dersiniz.
+3
kullanicadi
(17.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.